Kıdem tazminatının tavanı işçilerin üzerine çöküyor

Çalışanlar için işsiz kalmaları durumunda geçici de olsa bir güvence işlevi gören kıdem tazminatı, 1936’dan bu yana yasal olarak işçilerin en temel haklarından biri olmasına rağmen, tarihsel olarak sürekli budanmıştır.

Tavan tutarı uzun yıllar asgari ücretin katları üzerinden belirlenmiş; 12 Eylül 1980 darbesi ise bu hakkın geriletilmesinde önemli bir kırılma noktası olmuştur. Darbe öncesinde asgari ücretin yaklaşık 7,5 katı olan kıdem tazminatı tavanı, darbe sonrasında 3,7 katına kadar düşürülmüştür. AKP iktidarıyla birlikte bu gerileme kalıcı ve sistematik bir nitelik kazanmıştır.

AKP’nin iktidara geldiği dönemde kıdem tazminatı tavanı asgari ücretin yaklaşık 4,8 katı düzeyindeyken, yıllar içinde düzenli biçimde düşürülmüş ve günümüzde 2 katına kadar geriletilmiştir. 1 Ocak 2026 itibarıyla işten çıkarılan bir işçi için kıdem tazminatı tavanı 64.948 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar yalnızca en yüksek ücretliler için geçerli bir üst sınırdır; asgari ücretle çalışan bir işçi ise fiilen bu rakama yaklaşması bir yana, çok daha düşük bir tazminata mahkûm edilmektedir.

Kıdem tazminatı, iktidar tarafından uzun yıllardır doğrudan ya da dolaylı yollarla ortadan kaldırılmak istenen bir işçi hakkıdır. Bu hak tamamen kaldırılamadığı için tavan tutarları düşürülerek etkisizleştirilmektedir. Her yıl yapılan bu düzenlemelerle kıdem tazminatı fiilen asgari ücret seviyelerine çekilmeye çalışılmaktadır.

İşsizliğin bu denli arttığı bir dönemde kıdem tazminatının düşürülmesi, çalışanları işsiz kaldıklarında doğrudan açlıkla karşı karşıya bırakmaktadır. Çalışanlar yalnızca işsiz kalma korkusuyla değil, aynı zamanda işsiz kaldıklarında tazminatlarını alamama ya da çok düşük tutarlarla geçinememe endişesiyle yaşamaktadır.

Yakın zamanda Okmeydanı’ndaki Özel Okmeydanı Hastanesi’nde işten çıkarılan çalışanların kıdem tazminatları ya hiç ödenmemiş ya da işçiler hak ettiklerinden düşük tutarları almaları için anlaşmaya zorlanmıştır. İşçilerin başlattığı direniş, 51 günün sonunda sonuç vermiş ve haklar mücadeleyle kazanılmıştır.

Patronlar yalnızca ücretler ve çalışma saatleri üzerinden değil, kıdem tazminatı hakkı üzerinden de biz işçilere saldırmaya devam etmektedir. Bizler de bu saldırılar karşısında birlik halinde hareket etmeliyiz. Kıdem tazminatına tavan uygulamasının son bulması; kaynakların sermayeden yana değil işçilerden yana kullanılarak işsiz kalan çalışanlara ek destekler sağlanması ve insanca yaşam koşullarımızın güvence altına alınması için mücadeleyi büyütmeliyiz.

Yorumlar kapalıdır.