Tam gün tam hizmet mi?

Tam gün yasası meclisten geçti. Başbakan ve Sağlık Bakanı yaptıkları açıklamalarda sağlık hizmetine erişimin önündeki tam gün engelini kaldırdıklarının söylediler.

Peki, ama yasa geçmeden önce Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde yarım gün çalışan hekim 08.00-16.00, tam gün çalışan hekim 08.00-17.00 arası çalışıyordu. Üniversite hastanelerinde ise 08.00-12.00 saatleri arası. Sağlık hizmetlerine erişimde tek sorunumuz tam gün çalışmamak mı? O zaman bir saat bunu nasıl çözecek? Öncelikle hatırlatmakta fayda var: Hükümetin uyguladığı sağlıkta dönüşüm programı, sağlık hizmetini bir kamu hizmeti olmaktan çıkarıyor, piyasalaştırıyor. Kamu hastaneleri ticarileştiriliyor. Döner sermaye ve performansa dayalı ücretlendirme sistemi bunun ilk ayakları. Bu uygulamalar, bir ekip çalışması olan sağlık hizmetinde hekimlerin birbirleriyle ve diğer sağlık personeliyle arasındaki uyumu bozuyor, sağlık hizmetlerini niteliksizleştirdiği gibi hata riskini de arttırıyor.

Tam gün yasasına dönersek, iyi bir sağlık hizmeti ve eğitimi için tam gün çalışma gerekli. Fakat bunu daha önce de, şimdi de söyleyen meslek örgütleri ve Türkiye Tabipler Birliği (TTB) bu yasaya neden karşı çıkıyor?

Yasa;

a)Kamu hastanelerinde çalışan hekimlere tam gün çalışma zorunluluğu (yasanın tam gün anlayışı hekimi özelde veya kamuda mümkünse 24 saat çalıştırmak) ve bunların dışında meslek icrası yasağı getiriyor.

b)Hekim ücretlerinin artacağını vaat ediyor. Ancak kamu hastane birlikleri kurulduğunda devlet kamu hastaneleri için bütçeden pay ayırmayacak. Hekim maaşları bizden elde edilen gelirden ödenecek. Bu da hekimlerin maaşlarında değil artışı şu anki maaşlarını bile almalarını bile imkânsızlaştırıyor. Hekimlerin maaş artışlarıyla ilgili bir diğer konu da mesailer. Mesaiyle birlikte alabilecekleri söylenen bugünkü maaşı alabilmeleri için hekimlerin 130 saat mesai yapmaları gerekiyor ki bu da bir ayda 6 hafta sonu mesai yapmaları anlamına geliyor.

c)AB standartlarını öne sürerek radyoloji çalışanlarının haftalık çalışma sürelerini de 25 saatten 35 saate çıkarıyor. Acaba AB’de bizdeki gibi günde 60-70 hasta mı bakılıyor? AB’de radyoloji çalışanlarının periyodik muayeneleri yapılıyor ve doz limitleri sınırlandırılıyor. AB standartlarını gözeten hükümet anlaşılan bu uygulamalara göz kırpıp geçmiş.

d)Eğitim ve bilimsel araştırma odaklı olması gereken üniversite hastanelerine de bu uygulama getiriliyor. Ancak performans uygulamasıyla ve yetersiz altyapıyla birleştiğinde yasa üniversite hekimlerini maaş derdiyle daha fazla hasta almaya itiyor.

e)Üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastaneleri arasında belli bir süre ile ya da belli bir vaka için karşılıklı (hekim isteği sorulmaksızın) görevlendirmeyi getiriyor.

f)Belediye ve kurum hekimleri asıl görev yerleri dışında işyeri hekimliği yapabilecek. Bu da esnek çalıştırmanın bir diğer ifadesidir.

Ayrıca, hekimlerin içine itildikleri bütün bu hengâmenin ortasında artacak hatalara çözüm ise zorunlu mesleki sigorta. Bu sigortanın primlerinin yarısı hekimlerden yarısı da kurumdan kesilecek. Bu durumdan özel sigorta şirketleri nemalanacak. TTB ise nitelikli sağlık hizmeti, tıp eğitimi ve bilimsel çalışmalar için; iş güvencesini, insancıl bir ücretlendirme yöntemini içeren, bir tek işte çalışarak insanca yaşama yetecek, emekliliğe yansıyan bir ücreti, mesleki gelişimi özendirici ve destekleyici bir izin ve karşılıklandırma sistemini, makul çalışma saatlerini içeren çalışma düzenini, sosyal ve ekonomik hakları demokratik bir biçimde güvence altına alacak toplu sözleşme ve grev hakkını içeren sendikal hakları, her türlü şiddetten arınmış sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarını, hastalarla güvene dayanan insani ilişki ortamını tesis eden, hekimleri cezalandırmayı değil, tıbbi hataları önlemeyi ve hastaların zararlarını derhal karşılamayı amaç edinen kamusal bir zarar karşılama kurumunu içeren alternatif bir tam gün yasası öneriyor. Kabul edilen biçimiyle tam gün yasasının hiçbir derde deva olamayacağını vurguluyor. Açık ki, hükümet uyguladığı neoliberal politikalarla sağlığı piyasalaştırırken, ortaya çıkan çarpıklıkları çamuru hekimlere atarak kapatmaya çalışıyor.

Yazan: Ela Toprak, 25 Ocak 2010

Yorumlar kapalıdır.