Referandumun ardından

24

İktidarı boyunca kadın ve çocukları dilinden düşürmeyen AKP, referandum sürecinde, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık anlamına gelecek anayasa maddesiyle epeyce oy toplamıştı. Ayrıca niyet okuması yapanlar bu maddeyi alkışlarla karşılasalar da, eklenen bölüm; Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz idi.

Kadını eşitsiz kılan onlarca madde, uygulanması dahi düşünülmeyen uluslararası sözleşmeler, kadını koruyayım derken onu ailenin, bağımlı olduğu erkeklerin ellerine teslim eden yasalar dururken bu hükmün bizlere ifade ettiği ise; muğlak bir eşitlik, ne zaman alınacağı belli olmayan tedbirler ve şayet biri bu tedbirleri alacak olursa da eşitliğe aykırı anlaşılmayacağı… Çok şükür!

SSGSS’den sonra sıra Torba Yasa’da

Referandumda vaatlerini bol kepçe dağıtsa da, AKP hükümeti bugüne kadar kadınlar için ekonomik ve siyasi eşitlik anlamına gelecek herhangi bir tedbir almadı. Hatta iktidarı sırasında Sosyal Güvenlik yasasında yaptığı değişiklikle kadınların emeklilik, sağlık ve çalışma güvenceleri gibi az da olsa kazanılmış haklarını da ellerinden almıştı. Sıradaysa Torba Yasa var ve bu yasa tasarısında da kadınlar için eşitlik maksadıyla alınacak hiçbir tedbir yok. Bu yasa tasarısı; kadınları esnek ve güvencesiz çalışmaya sevk ederken; her daim kadınlara yüklenen çocuk, hasta, yaşlı bakımı konusunda hiçbir şey söylemiyor. Kadınların ev içinde harcadığı emek yine görünmüyor. Kadınlar için iş güvencesi, kota, kreş hakkı yok!

Hakkını arayan kadınlara ise tokat gibi cevap!

Hakkını arayan, sokağa çıkan kadınlara yönelik asıl şiddetse devletten! Geçtiğimiz ay, parasız eğitim hakkını talep eden bir kadın, polis dayağı sonucu bebeğini düşürdü.

Başbakan aynı pişkinlikle, kadın kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda, 17 bin faili meçhul cinayeti görmezden gelmiş, yıllardır her cumartesi kayıplarının hesabını soran cumartesi annelerine “Onlar kim? Ne yapıyorlar. Sadece oturuyorlar. Tüzel kişilikleri yok. Arkalarında kimler var biliyor musunuz?“diyebildi. AKP iktidarını destekleyen anneler kutsal, ya diğerleri?

Kadın cinayetleri, hala münferit!

Resmi istatistikler bir türlü açıklanmasa da erkekler 2010’da en az 199 kadını, 2010 Kasım’da ise en az 18 kadını öldürdü. Referandumun yapıldığı eylül ayından beri, bu konuda hiçbir tedbir alınmazken, cinayet sayılarında her hangi bir azalma görülmedi. Şiddet gören kadınlar için bir tedbir olacak sığınma evlerinden hiç bahsedilmedi. Kadın katillerini ödüllendiren haksız tahrik ceza indirimine ise dokunulmadı.

Üstüne üstlük, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, A.P.’nin kocasının barışma teklifini kabul etmediği için defalarca tehdit edilip, sokak ortasında öldürülmesine cevaben “Bu münferit bir olay. Yasalarımızda eksik yok ama uygulama sabahtan akşama olmuyor” dedi.

Engellilere yönelik AKP tedbiri; tecavüzü engelleyemiyoruz o halde kısırlaştırılsınlar!

Referandumda engelliler de unutulmamıştı (!) ve anayasaya şu ibare eklenmişti: “Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.” Peki, bu süreçte ne oldu?

Kocaeli Sosyal Hizmetler Kurulu’nun toplantısında Vali, İl Sağlık Müdürü, İl Özel İdaresi kısacası tüm devlet erkanı toplandı. Toplantıda engellilerden söz açılınca, konuşmacı diş hekimi Sevil Çağlar ‘Maalesef zihinsel engelli kızlarımız tecavüze uğruyor ve çocuk dünyaya getiriyor. Bu, benim mahallemde bile yaşandı… Dünyada, bu durumdaki kızları kısırlaştırma tartışmaları var. Üniversitelerde kurulacak etik kurullar kısırlaştırma konusunu ele almalı’ dedi ve tecavüzlerin önüne geçmeyen devlet erkânına bu öneri mantıklı gelmiş olacak ki ses çıkarmadı, taa ki medyada tepkiler gündeme gelene kadar.

Sözün özü, AKP iktidarı göz boyasa da, kadın-erkek eşitsizliğinin baş mimarlarından biri durumunda. Biz kadınlar, en temel haklarımızdan mahrum bırakılmayı kabul etmemeli, hak mücadelemizle gaspçılar iktidarını alaşağı etmeliyiz.

Yorumlar kapalıdır.