Birlikte dur demeliyiz

123

Merhaba, üniversitede okurken aynı zamanda çalışmak zorunda kalan bir işçi ve öğrenci olarak benim ve iş arkadaşlarımın deneyimlediği süreci sizinle paylaşmak isterim.

Bir bilişim firmasının çağrı merkezinde çalışıyorum. Benimle aynı işi yapan mesai arkadaşlarımın hepsi öğrenci. Bu durum işe başladığımda beni oldukça şaşırtmıştı. Ancak günümüz koşullarını, patronların ucuz işgücü için “okurken çalışın, ileride yüksek kariyer sahibi olun.” aldatmacalarını, ailelerin çocuklarının temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta çektiği zorlukları düşününce sonucun böyle olması çok normal tabii ki.

Haftada 5 vardiya olmak üzere, çalışma saatimiz 35-45 saat arası değişiyor. Eskiden 9 kişi günde 3 mesaiyle 7/24 telefonlara bakarken, şirketin kriz sonrasında önlemler almasıyla mesailere 8 kişi olarak devam ettik. Bu arada şirketin aldığı yeni işler sayesinde müşteri sayısındaki 3.000-4.000 kişilik artıştan da bahsetmek gerek. Yeni işler çağrı, kayıt yoğunluğunun artması ve çalışan sayısının azalmasının yanında, krizden sonra işe alınan kişilerin ücretlerinde 300-400 liralık azalma da söz konusu. Tabii bu duruma hiçbirimiz ses çıkaramadık. Bir arkadaşımız sanki kendisi istifa ediyormuş gibi gösterilerek işten çıkarıldı. Yine ses çıkarmamızın önüne bu taktikle geçildi. Birkaç ay sonra bir arkadaşımız daha başka bir iş bulması nedeniyle işten ayrıldı. Bu, eskiden dokuz kişinin yaptığı işi artık 6 kişinin daha fazla müşteri sayısıyla yapması demekti. Bu da tabii ki gelen çağrıların hepsinin cevaplanamayacağı, dolayısıyla şirket itibarının sarsılması anlamına geliyordu. Bu süreçte yöneticiler yeni bir arkadaşın işe alınıp yetiştirileceği en az 2 aylık süreçte herbirimizin hiç karşılık alamadan haftada 1 mesai fazladan gelmesi kararını bize mail ile bildirdi. Tabii ki hepimizin haftada 42-52 saat çalışacağı anlamına gelen bu karar özellikle vize ve final haftalarımıza gelen bu süreçte hiçbirimizin kabul edebileceği birşey değildi. Dolayısıyla hepimiz bu artı çalışmaları kabul edemeyeceğimizi bildirdik. Bu kararın daha önce çok açık ve yazılı bir şekilde bize bildirilmesine rağmen aldığımız cevap “Siz bizi yanlış anlamışsınız aslında biz her hafta sadece bir kişi fazladan bir mesaiye gelecek ve daha sonra bu artı çalışmalarınız size izin olarak geri dönecektir ” şeklinde oldu.

Bu süreç hepimize gösterdi ki patronlar asla ne kadar yükü kaldırabileceğimizi objektif olarak görmüyor ve görmek istemiyor. Onlar bize daha çok iş, daha az maaş dayatmasını biz dur diyene kadar hep yapacak. Bu süreci sadece biz birlik ve dayanışma içerisinde “DUR” diyerek sonlandırabiliriz.

Yorumlar kapalıdır.