Tekstil sektörü – Bedavaya mesai!

104

Ben tekstil atölyesinde çalışan bir işçiyim. Çalıştığım yer küçük bir atölye. Bayramdan önce iki hafta mesai yaptık, 21-23 saat kadar sürdüğü oldu bu mesailerin. Fakat aslında biz mesai yapmıyor, telafi çalışması yapıyormuşuz. Patron başka bir firmadan -yani her zaman çalıştığımız firmadan değil- iş almış. Adedi yüksek ama fasonu düşük. İşsiz kalmamak için almış. Tabii biz bunu hafta sonu öğrendik.

Bazen sabahlara kadar mesai yapıyoruz, patron öyle mutlu ki. Tabii bedava çalışacak köleleri bulmuş, nasıl mutlu olmasın? Neden sesimizin çıkmadığına gelirsek; bayram üstü, herkes ev geçindiriyor, yani bir bakıma mecburduk. Her zaman böyle olmuyor mu zaten? Patronlar bizim zor durumda olmamızdan faydalanıyor, zaten hiçbir sosyal güvencemiz de yok. Bize kalansa bayram üstü yorgunluk.

Patronun mesai parası vermemesine birkaç arkadaş itiraz ettik ama patron, “Veremem, imkanı yok”, dedi. Biz de, “Hiç olmazsa harçlık ver”, dedik. Ses çıkartmadı ama haftalığı aldığımızda anladık ki, o da yok. Bayram bitti, işe başladık. Yine o firmadan iş alacağını söyledi. İlk olarak ben itiraz ettim, “Ücretini almadan mesaiye kalmam”, dedim. Sonra arkadaşlarla kendi aramızda konuştuk. Ücretsiz mesaiye kalmamaya karar verdik. Patrona da söyledik. Bir de, “Neden?”, diye sormaz mı yüzsüz herif. Biz de, “Seni kurtarmayan işi alma, bize de eziyet etme”, dedik.

Patron anladı ki, kölelerin gözü açıldı. Bu arada ustabaşının hiç bu mesailere itiraz etmediğini gördük. Meğer adam dikilen iş başına 1 lira prim alıyormuş, yani avantadan para. 500 iş bitse beş yüz lira cepte, oh ne ala memleket! İşte böyle arkadaşlar kölelerin gözü açıldı. Açıldı mı, gerçekten ben de bilmiyorum ama kendi adıma bedava mesai mi, asla! Ya hepimiz ya hiçbirimiz. HOŞÇAKALIN.

Yorumlar kapalıdır.