Kent Gıda işçisi grevde!

29

Gebze’de kurulu olan şeker fabrikası Kent Gıda’da işçiler 15 Temmuz’dan beri üretimi tamamen durdurarak greve çıktılar. Grevci işçileri İDP Girişimi olarak ziyaret ettik. 7 aydır toplu iş sözleşmesinin imzalanmaması üzerine Tek-Gıda İş üyesi 800 işçi greve çıktı. Patronun düşük zam teklifine tepkili olan işçiler toplu iş sözleşmesinin imzalanmamasını isteyerek sendikanın grev kararı almasını sağladı.

Patronun son teklifinin referanduma sunulması üzerine işçiler teklifi kabul etmeyerek greve devam kararı aldılar. Böylelikle kararlılıklarını ortaya koymuş oldular. Patronun zam teklifinin komik rakamlarda olduğunu söyleyen işçiler yıllardır düşük ücretle çalıştıklarını, bu sefer kararlı olarak greve çıktıklarını söyleyerek, hiçbir biçimde istedikleri zammı almadan grevi sonlandırmayacaklarını belirttiler.

Fabrikanın önünde bekleyen işçilerin coşkusu görülmeye değerdi. Fabrikanın avlusunda bekleyen işçiler sürekli slogan atarak mücadele azimlerini diri tutuyorlar. Grevin ilk günlerinde ses aracı sayesinde türkü çalarak halay çeken işçiler, sendikanın ses aracını götürmesinden sonra hareketliliğin dinmemesi için, sıcak havaya aldırış etmeden coşkularını diri tutmaya özen gösteriyorlar. Sıcak havalarda fabrikanın duvar diplerine oturarak üstlerine branda seren işçiler, bu yerlere isim de takmışlar; en ateşli yer olan “kapalı tribün” coşkusuyla ön plana çıkıyor.

40 yıldan fazla bir süredir sendikalı olan işçiler ilk defa greve çıkıyorlar. Bugüne kadar sürekli düşük zam alan işçiler, patronun bu seferki zam teklifine ve verilen zammın yıllık değil de 6 aylık periyotlara bölünerek geriye doğru işlememesine büyük bir tepki duyarak grev silahını devreye soktu. İlk defa grev yapan işçiler bu durumun heyecanını yaşıyorlar. İlk kez böyle bir deneyim yaşamasına rağmen konuştuğumuz bir çok işçi bu kısa grev süresinde mücadeleyi öğrendiğini ve yaptıkları şeyin ne kadar değerli olduğunu belirterek, grev ile birlikte işçiler arasındaki bağların güçlendiğini; işçinin birleşirse nasıl güçlü olduğunun farkına vardıklarını söyledi. 11 yıldır burada çalıştığını söyleyen işçinin 900 lira gibi bir maaş alması patronun düşük ücretlerle işçileri nasıl bir sefalete mahkum ettiğinin en açık örneğiydi. Yıllardır aynı fabrikada çalışan işçilerin her toplu iş sözleşmesinde düşük zam alması maaşların bu derecede düşük kalmasına neden olmuş. Buna rağmen bugüne kadar her zaman patronla anlaşılmasına karşı bu sefer işçiler, toplu iş sözleşmesine aktif bir biçimde katılarak grevin yapılmasını sağladılar. işçilerin bu hareketi tabandan gelen işçi baskısının örgütlü bir biçime gelerek sendikal bürokrasiye nasıl da etki ettiğini göstermiş oldu.

Dünya çapında lokasyonları olan Kent Gıda şirketinin diğer ülkelerde üretimi devam ettirmesi grevin etkisinin hafiflemesine neden oluyor. Bunun farkında olan işçilerle işçi sınıfının uluslararası örgütlenmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha deneyimleyerek gördüğümüzü söyledik. Kazanımla sonuçlanan Tümtis’e bağlı UPS İşçileri’nin direnişini anımsatarak, o dönemde uluslararası çapta sendikaların eylemler yaparak, Türkiye’deki UPS direnişinin kazanımla sonuçlanmasındaki önemli payını hatırlattık.

Üretimde çalışan 800’e yakın işçinin yanında, yine fabrika merkezinde çalışan çalışan 400’e yakın büro işçisi de var. Fiili olarak greve katılamayan büro işçileri, buna rağmen greve desteklerini göstermekten geri kalmıyorlar. İşçiler büro işçilerinin durumunu anladıklarını belirterek onların da yanlarında yer aldıklarının farkında olduklarını belirtiyorlar. Grevden sonra çevredeki fabrikalardan işçilerin yanlarına gelerek desteklerini sunması üzerine bir çok işçi bundan sonra nerede işçilerin hak mücadelesi varsa orada olacaklarını belirterek, grevin nasıl da bir okula dönüşebileceğini gösterdiler. Grevi ziyarete gelenlerden çok şey öğrendiklerini söyleyen işçiler ziyaretleri önemsediklerini verdiğimiz İşçi Cephesi gazetesine yoğun ilgi göstererek hissettirdiler. Ziyaretin sonunda bayramda bir daha görüşmek üzere grev alanından ayrıldık.

Yorumlar kapalıdır.