Maltepe Hastanesi işçisi: “Kazanacağımıza inanıyoruz!”

17

Sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartılan ve 8 Aralık sabahı hastane girişine çadırlarını kurarak direnişe geçen Maltepe Üniversitesi Hastanesi işçilerini, çadırlarında ziyaret ettik. Yönetimin bütün usulsüzlüklerine, haksızlıklarına ve soğuk havaya rağmen, mücadele etme azimlerinden ve coşkulu kararlılıklarından hiçbir şey yitirmemiş olan 98 işçiden bazıları ile süreci, sendikalaşmayı, yönetimin tavrını ve gelecekteki planları üzerine konuştuk.

İşçi Cephesi: Öncelikle bize süreci kısaca özetleyebilir misiniz?

Tabi. Ben 14 yıldır bu hastanede çalışıyorum. Maltepe Üniversitesi Hastanesi’nde. Şimdiye kadar olan süreçte bizi birçok kez mağdur ettiler. Maaş konusunda bize hiç danışmadılar. Biz de sendikalaşmaya, iş yerinde yapılaşmaya karar verdik. Sendikayı çağırdık ve yöneticilerle görüştük. Ama yöneticiler bu meselede geri adım atmayacaklarını belirttiler. Ben kendim zaten sendika temsilciyim, birçok yere görüşmelere, rektöre kadar gittik. İşletmeyle, muhasebeyle, personel müdürleriyle görüşmelerimiz oldu. Ama bizim isteklerimize hiçbir cevap verilmedi. Sendikaya başvurduktan sonra, hastanede baskıcı bir tutumla karşılaştık. D-devlet şifrelerimizi girince 414 kişi olarak öğrendik ki, bu hastanelerde (bizim olduğumuz iki hastane vardı) sadece 73 kişi çalışıyor gözüküyor. Böylece insanlar daha çok tedirgin olmaya başladı. Bu durumu yönetime bildirdik. “341 kişi nerede?” diye sorduk. Buradaki sağlık çalışanları, personeller, doktorlar, vs. bahçıvan, ressam gibi gösterilmiş. Süreç böyle ilerledikçe yönetim tedirgin olmaya başladı. Rektörle konuşma fırsatımız oldu. Sendika faaliyetlerimizi hızlandırdık. Bu sürecin ardından bize teklifler yağmaya başladı. 14 yıllık işçiyim, 1050 lira maaş alıyoruz ve bir anda maaşlarımızı yükseltme teklifi yaptılar, sendikayı bırakmamız, bu işleri bırakmamız karşılığında. “Biz eskisi gibi çalışalım.” dediler bize ama biz geri adım atmadık. Hiçbir talebimizi karşılamadılar. Biz de artık onlara gereken hukuki cevabı vermek istedik. İşe alırsanız da sendikayla beraber gireceğiz dedik. Halen de bekliyoruz, burada bir direniş sarayı kurduk.

İ.C.: Bundan sonraki süreçte ne yapmayı planlıyorsunuz?

Bundan sonra yapacaklarımız konusunda sendikanın avukatları bize şunları önerdiler; 30 gün dava açma süremiz var, son 2-3 kala davayı açmamız gerekiyor. Şu an bir kazanım elde etmek için yönetimle görüşmeler de yapılıyor. Sivil toplum örgütleri, sanatçılar, belediye başkanları, üniversite hocaları, Maltepe üniversitesi öğrencileri ve Maltepe halkı bize bütün desteklerini sundular. Şu an beklemedeyiz. Meselenin bizim lehimize sonuçlanacağını biliyoruz. Bunu yönetim ,rektörlük de biliyor. Mali müşavirle görüştüğümüzde bunu hissediyoruz. Ama şu an geri adım atmıyorlar, sendikalaşmayı istemiyorlar. Ama kendi hastanelerinde aşırı usulsüzlükler döndüğünü kendileri de biliyor, bizler de biliyoruz artık. Bunun için de uğraşıyoruz, çabalarımız boşa gitmeyecek.

İ.C.: İçerideki işçilerle ilişkileriniz nasıl?

Şu an içeride sendikaya üye arkadaşlarımız tabi ki var. Burada 170’e yakın üyemiz vardı, 98’i işten atıldı. İşten atılanlar genellikle acilde veya yemekhanede çalışan personellerdi. İçerde sağlık çalışanları var, doktorlar var, teknisyenler var, radyolojide çalışanlar var, bir sürü üyemiz var. Onları her akşam saat 17:00’de çıkışta coşkulu bir şekilde karşılıyoruz. Sürecin şu an bizim lehimize olduğunu biliyoruz ama iş veren tarafından nasıl bir karşılık geleceğini bilmiyoruz.

İ.C.: Üniversite öğrencileri de destek oldular mı direnişinize?

Üniversite öğrencileri arasından duyarlı olan öğrencilerimiz çok . Kendi aralarında 200 kişilik bir dayanışma grubu oluşturdular. Bize günlük olarak desteğe de geliyorlar. Öğrenciler rektörü toplantıya çağırdığında bizim haklarımız için, rektör gelmedi. Protestoyu üniversitede sürdürüyorlar. Biz kazanacağımıza inanıyoruz!

İ.C.: Teşekkür ederiz. Biz de İşçi Cephesi gazetesi olarak direnişinizin sonuna kadar yanındayız.

Biz teşekkür ederiz.

Yorumlar kapalıdır.