Yusuf Yerkel kimdir? Genç yeteneğin ızdırap dolu ibretlik hikayesi

846

Seçim gecesi ajanslara küçük bir haber düştü. Yusuf Yerkel 1 yıl 3 ay sonra ilk defa tweet atmıştı. Haber niteliğinde bir olay! Ama bu kadar küçük bir haber olması her şeyden önce kendisine yapılmış bir haksızlıktı.

Kimdir Yusuf Yerkel?

Yeni Türkiye’nin umut vaadeden parlak çocuğu. Cemaate yakınlığıyla bilinen Fatih Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi okumuş, sağ kesimin gözdelerinden İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış. Neden gözde diyoruz? Çünkü pek çok tanıdık isim de zamanında Exeter’in koridorlarında soluk almış: Abdullah Gül, Fehmi Koru, Şükrü Karatepe (üçü de Milli Kültür Vakfı’nın bursuyla), Ekmeleddin İhsanoğlu, Mehmet Şimşek, Hüseyin Aslan… Ve tabii ki Yusuf Yerkel. Exeter Üniversitesi yabancı öğrenci sıkıntısı çekmez muhtemelen, ama gerekirse reklam sloganı şimdiden belli: “Türkiye’de kariyer basamaklarında emin adımlarla yükselme yolu Exeter amfilerinden geçer; Exeter, gelin siyasete bizimle atılın.”

Nitekim çok zaman geçmeden Başbakanlık Müşaviri oldu genç Yerkel. AKP’nin halihazırda iktidarda oluşu, abilerinin yıllarca dişleriyle, tırnaklarıyla geldikleri basamaklara hoppidi hoppidi zıplayarak sıçramasını sağladı. Artık Başbakan Özel Kalem Müdür Yardımcısıydı.

Bir insanı insan yapan aldığı eğitim değil şüphesiz. İnsani yönünü de tartıya koymalı. Kendisini tanıdığı kuvvetle muhtemel bir Ekşi Sözlük yazarı, Yerkel hakkında şöyle yazmış 2013’te: “On parmağında on marifet lafının vücut bulmuş hali. Çok iyi futbol oynar, çok iyi basketbol oynar, çok iyi tenis oynar, çok iyi yüzer, çok iyi Almanca ve İngilizce konuşur. Bana göre bunlardan çok daha önemlisi, genç yaşına rağmen geldiği makamın havasına kendini kaptırıp insanlara yüksekten bakmaması. Allah yolunu açık etsin, haktan ve adaletten ayırmasın.”

Asabi çocuk Yusuf

Ağırbaşlı ve alçakgönüllü genç Yerkel, tarih Mayıs 2014’ü gösterdiğinde bu kez bize dikbaşlı ve hırçın yönünü gösterdi. 301 işçinin öldüğü Soma cinayetinin ardından Başbakanın peşi sıra konvoya takılarak gittiği Manisa’da, adeta şut çeker gibi gerinerek ‘kendini bilmez bir protestocuya’ vurdu da vurdu. Öyle ya, konvoydaki araçlardan birine tekme atmıştı protestocu. Sonuç olarak sert vuruşlarıyla futbola olan ilgisi ve yeteneğini burada da ispatladı genç Yerkel. Uluslararası ilişkiler, halka yakından ilişkiler, futbol, hentbol… Çok becerikli bizim oğlan çok…

Adını bilmese de bir futbol topu gibi vurduğu kişi de bir madenciydi aslında. Ama ne önemi vardı ki? Gazeteler kendi reklamını yapmıştı zaten. Yerde yatan madencinin adını bile hatırlamayacaktı kimse. Öyle de oldu, bugün haberimizin konusu madenci değil, Yusuf Yerkel. Madencinin adını bilen?

Asıl meselemize dönelim… Bağrı demir gibi sert yerde yatan işçi, genç Yerkel’in sağ ayağını çok incitmişti. Premier Lig’lere layık narin ayaklar maalesef hasar gördü. Fiziksel durumu ağırdı, 7 gün iş göremez raporu aldı… O yerde yatan madeciden bunun hesabı sorulmalıydı. Hem tekme atılan arabanın, hem de narin ayakların hatırına, “kamu malına” zarar vermekten 548 lira para cezası verildi madenciye.

Ama kötülük peşini bırakmıyordu genç Yerkel’in. Bir yanda sosyal medyada üstüne gelenler, öbür yanda durumunun ciddiyetini anlamayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç… “Tekmeyi savunamam. Yerde yatan biri neden tekmelenir? Rapor olayı ise trajikomik” demişti onun için. En çok bu sözler zedelemişti onu besbelli. En güvendiği yerden eleştiri yemek ağırına gitmişti. Bir süre susmak istedi sadece. Olmadı, 21 Mayıs 2014’te Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel, Başbakan Özel Kalem Müdür Yardımcılığı görevinden alındı. Hayatı altüst oldu.

“Gün olur, alır başımı giderim… Matbaadan yeni çıkmış pasaportun kokusuyla”

Oysa neşeli, sosyal, Twitter’la da epey haşır neşir biriydi. Politik gündeme ilişkin paylaşımlar yapardı estikçe. Parasını basan IŞİD, sonunda pasaport da bastırmıştı. “Bu da İŞİD’in pasaportuymuş.” diye aktardı Yerkel heyecanla, 12 Ağustos 2014’te. Bu, onun son tweetiydi. Sonrası haberimize konu olacak kadar uzun, 1 yıl üç aylık bir sessizlik. Ne yapsaydı, gıcır gıcır pasaportunu alıp gitse miydi buralardan acaba?

Ve tarih 1 Kasım 2015’i gösterdiğinde, genç yetenek sahalara geri döndü ‘hamdolsun’. Evet, aynen böyle dedi bir gece vakti: “Hamdolsun”. Ak Parti’nin tek başına iktidarı kazanmasından olsa gerek. Ya da pasaporta ihtiyacı kalmadığından. Her neyse, sebebi mühim değil. Onun eşsiz futbol kabiliyetini özlemiştik gerçekten de. Güzel voleler, eşsiz salvolar bizi bekler. Vur be demek geliyor içimizden, vur be Yusuf, çak bi’ vole! Zaten Twitter’da mesleğini hâlâ silmemişsin, kimbilir belki geri dönersin. Haydi eski müşavirlik görevine!

O gün neler olmuştu?

Soma Belediyesi’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, çıkışta da vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı. Erdoğan’ın konuşması sırasında bir grup, “Hükümet istifa, Erdoğan istifa” sloganları attı. Başbakan Erdoğan da gerginleşen ortamda protestocularla tartıştı, birine “Sen bu ülkenin Başbakanı’na yuh çekersen tokatı yersin” dedi. Sonra sinirlenerek arabasına binip uzaklaştı. Konvoy hareket ettikten sonra Yerkel de en arkadaki aracına binmek üzere hareketlendi. Bu sırada madenci Erdal Kocabıyık koruma araçlarından birine tekme attı. Bu hareket üzerine özel harekat polisleri işçiyi yere yatırdı. O sırada arabasına binmek üzere olan Yerkel, Kocabıyık’a 3-4 kez tekme attı. Yerkel daha sonra bir koruma aracına binerek Başbakan Erdoğan’ın konvoyuna katıldı.

Yorumlar kapalıdır.