Dünya İnsani Zirvesi ya da Toplu Günah Çıkarma Ayini

39

Merhabalar,

Sizler ile geçenlerde İstanbul’da düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi ile ilgili bir haber yazısı paylaşmak istedim. Önce bir süre düşündüm ve bu haber yazısını iki farklı şekilde yazmaya karar verdim. Zira böylesine bir zirve ancak iki türlü anlatılabilir. Başka bir ifade ile bu işin ortası yoktu!

Bu sebepten mütevellit bu iki yazıyı okuyacak dostlar, yoldaşlar kendilerinin istedikleri tarzı seçip öyle okusun istedim.

NOT: Yazının sonunda size ufak bir sınav yapılacaktır.

1. Yazı: Dünya İnsani Zirvesi İstanbul’da

Türkiye’de Türkiye’nin ev sahipliğinde ilk defa düzenlenecek ve insani yardım alanındaki sorunlara çözüm yollarının bulunmasının amaçlandığı Dünya İnsani Zirvesi, 23-24 Mayıs tarihlerinde 60’a yakın devlet ve hükümet başkanının katılımıyla İstanbul’da başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bulunduğu liderler önce ihtişamlı bir kahvaltıda bir araya geldiler.

Zirvede, 7 yuvarlak masa toplantısı, 15 özel oturum ve 120 yan etkinlik düzenlendi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un girişimiyle, BM İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi’nin (UNOCHA) organizasyonunda yapılacak zirvede, insani alanda yaşanılan sorunlara çözüm yolları bulunması amaçlandı.

Tüm sivil kuruluşlarının, hükümetler ve uluslararası organizasyonlar ile işbirliği içerisinde çalışmalarına karar verildi.

Ayrıca Zirvede Türkiye’nin insani yardım adına yaptıklarına da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması aracılığı ile yer verildi.

Resmi verilere göre, Türkiye 2,7 milyonunu Suriyelilerin oluşturduğu bu sığınmacılar için 2011’den bu yana yaklaşık 10 milyar dolar harcadı.

BM verilerine göre ise Türkiye bugün dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğunun ve herkesin taşın altına elini sokmasının gerektiğinin altı çizildi.

2. Yazı: Toplu Günah çıkarma Ayini İstanbul’da düzenlendi

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun liderliğinde insani krizlere nasıl müdahale edileceğine dair bir strateji belirlemek için zirvenin toplanacağı önceden biliniyordu. 23-24 Mayıs’ta İstanbul’un tanıklık ettiği insansız bir ‘insani’ zirve düzenlendi.

Zirvede neler söylendi? Aslında bu zirvede, kapitalizmin diğer toplu günah çıkarma ayinlerinde olduğu gibi liderler eşsiz şaraplar ve güzel yemekler eşliğinde bir araya gelen ‘liderler’ hiçbir şey söylememek için her şeyi söylediler.

Birçok uluslararası organizasyonun başkanlarının yüz bin dolar civarında maaşlar aldığı bir zirvede insani yardım için zaten ne söylenebilirdi?

Birçok coğrafyada insanlar açlık çekerken, insani krizler için zirvelerin maliyetinin açlıkla mücadele eden insanlara ayrılan yardımdan daha fazla olması aslında tüm resmi önümüze seriyor bile…

Öte yandan Türkiye dünyanın en çok bağış yapan ülkesi olarak podyumda gezdirilirken AB’nin Türkiye’yle yaptığı göç anlaşması hâlâ birçok grup tarafından insan hakları ihlâli olarak görülüyor. Sınırlarda Suriyeli mülteciler ölüme terkediliyor. Çocuk işçilik, erken evlendirme, her türlü şiddete maruz kalan yine onlar oluyor.

Bir yılda sivil toplum kuruluşlarına aktarılan 155 milyar dolar acaba nereye gidiyor? Ne kadarı gerçekten kalıcı çözüm için harcanıyor bilinmiyor.

Birkaç iyilik ceketi giymiş insanın bir araya gelip insani yardım sektörünü canlandırmak, sosyal yardım ekonomisini kalkındırmak için düzenlediği bir zirve daha son buldu.

Bonus olarak son bir gözlem: Biz elbette kalıcı refahın ve barışın ancak sınıfsız bir toplumda gerçekleşebileceğine inanıyor ve reformist kapitalist ayinlere inanmıyoruz! Lakin galiba katılanlar da bu sefer pek inanmıyorlar gibiydi desek pek yanlış olmayacak sanki… Haklarında hayırlısı…

Ufak bir sınav:

Aşağıdaki soruları yukarıda okuduğunuz yazılara göre cevaplayınız

  1. i) Sizce yazar hangi yazıyı yazarken zorlanmış hatta biraz sinirlenmiştir?
  2. ii) Bu yazıyı okuyacaklar sizce hangi yazıyı dikkate alacaktır?

iii) Dünya İnsani Zirvesi’ne katılan liderler sizce hangi yazıyı okuduktan sonra saatine bakma, telefonunu kurcalamak, bacak sallamak, burnunu kaşımak gibi tepkiler verir?

CEVAPLAR: Bir sonraki sayımızda sizlerle olacak…

Yorumlar kapalıdır.