Şort giymenin cezası belli oldu!

32

Şort giyerek belediye otobüsüne binen Ayşegül Terzi’nin yüzüne tekme atan Abdullah Çakıroğlu, 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın 26 Ekim’de görülen ilk duruşmasında tahliye edildi.

Ayşegül Terzi’nin şikayetçi olduğu saldırgan Abdullah Çakıroğlu gözaltına alınmasının ardından serbest bırakılmış, kadın örgütlerinden ve siyasi partilerden gelen tepkiler üzerine yeniden gözaltına alınmıştı. Saldırgan Abdullah Çakıroğlu, “Sen şeytansın, yaşamaya hakkın yok” diyerek kendini savunmuş, gözaltına alındığı sırada dahi yaptığından gurur duyar biçimde gülerek bu eylemi İslam Hukuku için yerine getirdiğini söyledi. Saldırgan hakkında “İnanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”, “Kasten yaralama” ve “Hakaret” suçlarından toplamda 2 yıldan 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Saldırgan Abdullah Çakıroğlu’nun yeniden tutuklanması ceza alacağına dair bir umut yaratsa da, saldırının ardından Başbakan Binali Yıldırım’ın “hoşunuza gitmiyorsa, mırıldanın” ifadesinden sonra davanın seyri belli oldu. Başbakanın sözlerini hatırlayalım: “Normal biri değil: Ben onun normal bir adam olduğunu düşünmüyorum. Normal biri değil. Çünkü normal bir insanın yapacağı bir iş değil yaptığı. Hoşuna gitmeyebilir, mırıldanırsın… Bu adamın geçmiş kayıtlarına bakılırsa bir tıbbi sorunu olduğu çıkacaktır…” Bir de dünkü duruşmanın sonucuna bakalım: “Dosyadaki hastane raporlarının eksik olması nedeniyle raporların beklenilmesi için duruşmanın bir sonraki tarihe ertelenmesine, sanığın tutuksuz yargılanmasına…”

Duruşma görülürken, dikkati çeken başka diğer nokta ise otobüs şoförünün ve tanıkların tepkisizliği oldu. Otobüste yolcu olan ve duruşmada tanık olarak dinlenen Zafer Kır, “Sanık ağzının içinden oturduğu yerden konuşuyordu. Birden ayağa kalktı. Adımını atıp koridorlardaki demirden iki eliyle tutunup müştekinin suratına tekme attı. Tekmeden sonra ne olduğunu anlamadım. Şok oldum. Akrabası tanıdığı sandım, belki eski eşidir, diye düşündüm dedi. Otobüs şoförü ise “Neden polis çağırmadınız?” Sorusuna cevaben “saldırgan indi, bacımdan ses çıkmadı, yolcular da ses etmediler, ben de yoluma devam ettim” , oldu.

Saldırgandan, Başbakanına, otobüs şoförüne, bu adamlara denecek bir şey yok. Ama kadınlar mırıldanmalara karşı hep birlikte bağırmamız gerekiyor. Ayşegül yalnız değilsin!

Yorumlar kapalıdır.