Solda birlik: Arjantin deneyimi ve Türkiye

132

İşçi Demokrasisi Partisi (İDP), 8 Ocak günü, Makine Mühendisleri Odası’nda ‘solda birlik’ başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi. Türkiye ve dünyanın içinden geçmekte olduğu süreç, solun ve işçi sınıfının durumu, solda birliğin nasıl sağlanabileceği konularına değinilen toplantı mücadelede kaybedilenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.       

Toplantının açılış konuşmasını yapan İDP temsilcisi, konuşmasında uluslararası devrimci Marksist bir yapının inşasının önemini vurguladı. Her türden ulusal kurtuluşçu, gerillacı, Stalinist partinin artık kapitalizmin ilgası ve özel mülkiyetin kaldırılması için mücadele etmeyi tamamen bırakıp kapitalizmi daha yaşanabilir, daha insancı bir hale getirebileceklerine inandıklarını belirtti. Dünya kapitalist sisteminin 2008’de başlayan küresel ekonomik krizinin etkisiyle emekçi kitlelerin ayaklandığı, bu ayaklanmaların başına ise kendilerini ‘parti olmayan partiler’, ‘gökkuşağı partileri’ olarak tanımlayan ‘sınırsız demokrasi’ vaat eden yapıların geçmiş olduğunu ifade etti. Hatırlamakta yarar var ki, bu partilerden İspanya’da Podemos, Yunanistan’da SYRIZA gibi yeterince güç kazanıp meclise giren hatta hükümetin başına geçen örneklerde, meclise giren milletvekilleri meclise girişlerinin ardından arkalarındaki kitlenin taleplerini hiçe saymış, çoğu zaman ise partilerinin bile kontrollerinden çıkmışlardı.

Önderliksiz geniş yığınlar neyi istemediklerini biliyorlar; sorun neyi istediklerini belirleyememiş olmaları.” İDP temsilcisi bu sözlerinin ardından ABD’de Trump’ın iktidara gelmesinden, Fransa’da göçmen karşıtı politikalarla Le Pen’in sandıktan galip çıkma ihtimalinin olmasından yalnızca sağın güçleniyor oluşu sonucunun çıkartılmaması gerektiğini, kitlelerin yıllardır oy verdikleri olağan partilere artık güvenmediğini, sistem dışı çıkış yolları aradığını söyledi. Türkiye’de ise, iktidarın gücünün işçi sınıfının örgütsüzlüğünden geldiğini, bunun nedenlerinden önemli bir tanesinin de sol hareketin işçi sınıfı gerçeğinden uzak yaşıyor oluşu olduğunu belirtti. Bu sorunu çözmeye başlamak için en önemli aracın güç birlikleri olduğu, İDP’nin de en ufak bir ön koşul koymaksızın diğer sosyalist partilerle ortak talepler etrafında uzlaşmak üzere masaya oturmaya hazır olduğunu belirtti. Parçalı ve birbirinden yalıtılmış mücadeleler arasında koordinasyonun bu şekilde sağlanabileceğini, bunun ise Arjantin’de İşçilerin ve Solun Cephesi (FIT) deneyiminde başarıldığını vurguladı. “İlk adım yoksa bin kilometrelik yol da yok.” şiarıyla Türkiye’de solun sınıf temelli ilkeli bir birlikteliği için bizim de işe koyulmamız gerektiği belirtilen konuşmada dış borçların ödenmesinin reddi, kadın cinayetlerine, taciz ve tecavüz vakalarına karşı mücadele, ulusal sorunun sınıf mücadelesi ekseninde çözülmesi gibi temel ilkelerde ortaklaşılabileceğini söyledi. İşçi sınıfının bütün baskılara rağmen mücadele etmeye devam ettiğini vurgulayan konuşmacı sözlerini “İşçi sınıfı dünya devrimci solunu içgüdüsel olarak göreve çağırıyor.” diyerek tamamladı. İDP temsilcisinin konuşmasının ardından sözü, İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal üyesi, İşçilerin ve Solun Cephesi bileşeni Sosyalist Sol (Izquierda Socialista)’un Arjantin parlamentosu ulusal milletvekili Juan Carlos Giordano’ya devretti.

Sözlerine Türkiye’de gerçekleşen böylesi bir etkinlik için İDP’ye teşekkür ile başlayan Giordano bir Enternasyonal çatısı altında mücadele etmenin önemini vurguladı. Ekim Devrimi’nin 100., Nahuel Moreno’nun ölümünün 30. yılında kapitalist hükümetlere karşı mücadelenin bizleri Enternasyonal altında birleştirdiğini ifade etti. Arjantin’deki FIT deneyimini anlatmadan önce Arjantin’in genel politik durumunu özetleyen Giordano, Arjantin’de Türkiye’deki 12 Eylül cuntasına benzer bir şekilde 1976’da askerî diktatörlüğün yönetimde olduğunu fakat bu yönetimi Türkiye’dekinin aksine Arjantin işçi sınıfının mücadeleler ile yıktığını belirtti. Arjantin’de 2001’de çıkan ayaklanmalar sonucu 15 günde 5 başkanın koltuklarından olmasına rağmen, Giordano, bu dönemde devrimci solun bir alternatif yaratamadığını da vurguladı. Geçtiğimiz sene seçimle iktidardan düşen ve kendini sol olarak tanımlayan Kirchner hükümetinin ikili bir söylemi olduğundan bahsetti. Buna göre Kirchner hükümeti bir yandan emperyalizme karşı olduğunu söylerken diğer yandan hiçbir çok uluslu şirketi kamusallaştırmamıştı. Bu durum karşısında ise halk tepki oyu olarak merkez sağda bulunan Mauricio Macri hükümetine oy vermişti. Bugün Arjantin ekonomisinin küçüldüğünü söyleyen Giordano, hükümetin buna karşı çözüm yolunun ise kemer sıkma politikaları uygulamak olduğunu belirtti. Bütün bu çerçevede Sosyalist Sol’un, 2011 yılında, FIT’in kurulması için başı çektiğini söyledi. İşçi Partisi (Partido Obrero) ve Sosyalist İşçilerin Partisi (Partido de los Trabajadores Socialistas) adlı iki Troçkist parti ile belirli ilkeler etrafında bir seçim ittifakına giden Sosyalist Sol hâlihazırda bu cephenin içerisinde mücadele vermekte. FIT’in bir seçim cephesi olduğunu, birleşik devrimci cephe olmadığını belirten Giordano her partinin kendi öz işleyişini sürdürdüğünü vurguladı. Ayrıca meclise giren milletvekillerinin işçi sınıfından ve devrimci partiden kopmamaları için Bolşevik yöntemleri kullandıklarını; buna göre, milletvekillerinin ortalama bir işçi maaşından fazla maaş almadıklarını, maaşlarının fazlasını devrimci partiye ve sınıf mücadelenin ihtiyaçlarına ayırdıklarını, seçilen her milletvekilinin parti tarafından geri çağrılabildiğini ve milletvekillerinin göreve başlamadan önce istifa dilekçelerini partinin kasasına koymak zorunda olduklarını belirtti. Türkiye’de solun “demokrasi cephesi” adı altında işçi sınıfından uzak birliktelikler kurmaya çalışmasının sol için büyük bir engel olduğunu vurguladı. Arjantin’in Troçkist partilerin kitlesel güçleri açısından, bir yanıyla istisnaî özellikler taşıdığını söyleyen Giordano diğer yanıyla solun ilkeli birlikteliği taktiğinin her ülkede uygulanabilir olduğunu belirtti.

Giordano’nun konuşmasının ardından, soru-cevap bölümüne geçilmeden önce, salonda bulunan Suriye’den Demokratik Sol Parti’nin üyesi Rami Atassi salonu ve konuşmacıları selamladı. Esad’ıb, IŞİD’in, İslamcı grupların yenilmesi, emperyalizmin geri çekilmesi için mücadele ettiklerini ve mücadelelerini ancak uluslararası çapta destek ile büyütebileceklerini belirtti.

Soru-cevap bölümünde ise öne çıkan sorular şunlardı:

FIT benzeri bir yapının Türkiye’de olmamasının nedeni Türkiye’deki ulusal sorun olabilir mi?”

Arjantin’de kadın mücadelesi alanında solda birliktelik var mı?”

Arjantin’de sendikal mücadeleyi nasıl yükselttiniz?”

Arjantin’de askerî diktatörlüğe karşı tabandan mücadele nasıl örgütlendi?”

Castro-Chavizm’in FIT’e bakışı nedir?”

Giordano’nun yöneltilen soruları cevaplamasının ardından toplantı sona erdi.

Yorumlar kapalıdır.