Dünyanın bütün işçileri birleşin, mülteciler dahil!

Mülteci sorunu insani olduğu kadar sınıfsal bir meseledir. Bu nedenle “sınır dışılara son” talebi de insani olmasının yanında sınıfsal bir taleptir.

Cumhur ve Millet ittifakına dahil partiler ekonomik krizin sorumlusu olarak mültecileri göstermeye çalışıyorlar. Kapitalistler mültecilerin arkasına saklanıyorlar, kendi yarattıkları enkazın üzerini örtmek için.

Dün kârlarına kâr katmak için mülteci emekçileri yarı ücretine, insan onuruna yaraşmayacak koşullarda çalışmaya zorlayanlar, bugün krizle beraber pasta küçülünce Türkiyeli emekçi sınıfları bölmek adına ırkçılığı, yabancı düşmanlığını kışkırtıyorlar.

İktidar krizin faturasını tüm emekçilere ödetiyor. Ancak bunu yaparken kendisine yönelecek öfkeyi azaltmak adına işçi sınıfının içerisine nifak tohumları ekmeye çabalıyor. Aynı fabrikada, atölyede aynı emeği sarf eden, aynı mahallede oturan, aynı fırından evine ekmek alan işçileri ırkları üzerinden kendi içlerinde ayrıştırmayı hedefliyor. Emekçilerin, ezilenlerin yoksulluğa, işsizliğe, kötü yaşam koşullarına karşı işyerlerinde, mahallelerinde birleşik mücadele etmesini engellemek istiyor.

Buna izin vermememiz gerekiyor.

Mülteci emekçiler Türkiye işçi sınıfının bir parçasıdır. “Mültecilerin sınır dışı edilmesine son” demek bu nedenle sınıfsal bir taleptir. Bugün mülteci işçilerin çalışma, yaşama hakkını savunmazsak yarın patronların ve iktidarın bizlere dönük uygulayacağı ekonomik saldırı planlarına da birlik halinde karşı duramayız.

İşçi sınıfının gücü etnik temelinden değil, üretimden gelir!

Kapitalistler bunun farkında ve emekçilerin sınıf bilincini bulandırmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar.

Ancak tek bir kapitalizmin olduğu dünyada, tek bir işçi sınıfı vardır!

Bu nedenle, amasız ve hayırsız bir şekilde işçi sınıfının enternasyonalist dayanışmasını örmek gerekir. Çünkü kapitalistlerin ve onların iktidarlarının yarattığı ekonomik krizden çıkış emekçi sınıfların bağımsız politikasının, işçi sınıfının birliği temelinde örgütlenmesinden geçer.

Bu noktada, tüm işçileri birleştirerek tek bir güç haline getirmesi gereken sendikalara ve diğer emekçi örgütlerine de büyük görevler düşmektedir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.