Tarihte bu ay: Soma’da işçi sınıfı soykırıma uğratıldı

Bu sayımızda “Tarihte Bu Ay” köşemizde 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği Soma Katliamı’nı işliyor olmamızın nedeni, Soma’nın “tarih” olmuş olması değildir. Tam tersine bunun nedeni Türkiye’de ve dünyada her gün Somaların yaşanmaya devam etmeyi sürdürmesidir. 13 Mayıs 2014’te 301 işçiyi öldüren Soma Katliamı’ndan bugüne dek Türkiye’de en az 38 Soma daha yaşandı, en az 11.607 işçi daha iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Soma Madenleri’nin sahibi olan işletmenin 2013’te başka bir ocağının açılışını yapan dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız, bu firmanın örnek bir işletme olduğunu belirtmişti. Rejime göre “örnek” işletme, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı ve şirket sahibinin maksimum kazancının hedeflendiği işletmeydi.

Katliamın ardından maden patronlarının korunabilmesi için yargı elinden geleni yaptı. Birçok suçlu tutuksuz yargılandı ve ertesinde suçsuz bulundu. Suçlu bulunanlara göstermelik cezalar verilmekle yetinildi. Soma Madenleri’nin sahibi şirketin yönetim kurulu başkanı Can Gürkan serbest bırakılmakla kalmadı, aynı zamanda Gürkan’ın maden işletme yasağı da kaldırıldı.

Son olarak, koronavirüsün hapishanelerde yayılmasıyla önemli bir tehlikeye dönüşeceğini mazeret göstererek mafyaları, tecavüzcüleri ve benzerlerini serbest bırakan infaz düzenlemesiyle beraber Soma katliamında sorumluluğu olanların hapisten altı yıl erken çıkması güvence altına alındı. İnfaz düzenlemesiyle Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru ve İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı 2028 yerine 2022’de, İşletme Müdürü Akın Çelik ve maden mühendisi Ertan Ersoy ise 2025 yerine bu sene hapisten çıkabilecek.

Başkanlık rejiminin, Türkiye’nin en büyük maden işçisi katliamı olan bir olayın sorumlularını neden serbest bıraktığını ve bu sorumluların bir kısmının cezalarında neden sürekli olarak indirime gittiğini anlamak önemli.

Rejim bu hareketiyle aslında daha fazla kâr için, daha fazla sermaye birikimi için işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini almayanlara dönük herhangi bir yaptırım uygulamayacağını; işçi sınıfı mücadele ederek kendisini buna zorunda bırakmadıkça işçi katillerini cezalandırmayacağını; ne olursa olsun uğruna çalıştığı patronların suçlarını ve cinayetlerini örtbas etmek için canla başla çalışacağını söylüyor.

Anlaşılan o ki, Türkiye’de yeni Somaların olmamasının biricik koşulu, Soma’da göçük altında kalarak can verenlerin sınıf kardeşlerinin iktidar olmasıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.