Baldur grevi 160. gününde

327

Gebze’de bulunan Baldur Süspansiyon’da işyerinin sendikal yetkiyi tanımaması ve Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerine katılmaması ile başlayan süreçte çıkılan grev 160. gününde.

Yaklaşık beş yıldır süren sendikalaşma mücadelesi sonucunda Birleşik Metal-İş, Baldur fabrikasında sendikal yetkiyi almıştı. Ancak fabrika yönetimi yetkiyi tanımayarak itiraz etti. Uzun süren davalar sonucu yetkinin kesinleşmesine rağmen TİS görüşmelerine yanaşmayan fabrika yönetimi, sendikalı birkaç işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Tüm bu olanlardan sonra grev kararı alan işçiler patronun grev kırıcı girişimlerine rağmen 25 Aralık’ta greve başladı. Bu süreçte İspanyol sermayeli Baldur fabrikası yöneticileri grevi engellemek ve başarısızlığa ulaştırmak için yeni işçi alma, kolluk kuvvetlerinden yardım isteme, İspanya’dan işçi getirme gibi grev kırıcı birçok yönteme başvursalar da mücadele tüm kararlılığıyla sürmeye devam ediyor.

26 Mayıs’ta İstanbul’da İspanya Konsolosluğu önünde eylem yapan işçiler “Sendikal hakkımız engellenemez”, “Atılan işçiler geri alınsın” sloganları attılar. Basın açıklamasında Baldur yönetiminin her türlü hukuksuzluğu yaptığının, sendikal hakkın tanınmadığının ve sendikalaşan işçilerin Kod-29 ile işten çıkarıldığının, grev sırasında yasak olmasına rağmen başka işçilerin polis korumasıyla fabrikaya alındığının altı çizildi. Yaşanan hukuksuzluklara değinen işçiler Ankara’ya yürüyerek eylemlerine devam edeceklerini söylediler.

İşçilerin 27 Mayıs günü için planlanan Ankara yürüyüşü, Kocaeli Valisi’nden gelen arabuluculuk teklifi üzerine şimdilik ertelendi. Ancak BMİS Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu “Süreç olumsuz geçerse eylemlerimizin dozunu artıracağız” diyerek kazanana kadar grevi sürdüreceklerini belirtti.

Yorumlar kapalıdır.