Ortak deklarasyon: Kahrolsun ABD’nin emperyalist saldırganlığı! Venezuela’yı savunalım!

ABD yönetiminin Venezuela ve tüm Latin Amerika’ya dönük artan saldırganlığına karşı İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE/UIT-CI), Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE/LIT-CI) ve Uluslararası Devrimci Komünist Akım’ın (RCIT) ortak açıklaması.

Aşırı sağcı Donald Trump’ın başkanlığındaki ABD hükümeti, özellikle Venezuela’ya karşı olmak üzere Karayipler’de saldırgan ve müdahaleci saldırısını ilerletmekte. Aralık ayında, Venezuela’dan gelen birçok gemiyi keyfi biçimde alıkoyup tonlarca Venezuela petrolüne el koymasının ardından, ülkeye giren ya da ülkeden çıkan tüm petrol tankerlerine yönelik mutlak bir abluka ilan etti. Bu ilandan önce, “uyuşturucu ticaretiyle mücadele” gibi sahte bir gerekçeyle Karayipler ve Pasifik’teki gemilere yönelik yaklaşık 30 saldırı gerçekleşmiş, 100’ü aşkın insanın hayatını kaybetmişti. Bu durum, ağırlıklı olarak petrol ihracatından elde edilen gelirlere bağımlı bir ülke için son derecede ciddi bir anlam taşımakta.

Bunun yanı sıra Trump, Maduro’yu devirmek ve yerine aşırı sağcı bir hükümet dayatmak amacıyla Venezuela’ya yönelik bir askeri müdahale hazırlığı içinde. Bu doğrultuda Karayipler’e devasa bir savaş donanması konuşlandırdı. İster işgal yoluyla, ister hava saldırısıyla ister ekonomik olarak boğma yoluyla olsun, amaç aynı: Ülkede bir kukla hükümet dayatmak.

“Uyuşturucuya karşı savaş” argümanları, emperyalist manevranın yalnızca bir bahanesidir. ABD müdahalelerin tarihi, bu politikanın uyuşturucu ticaretiyle mücadele etmek gibi bir niyeti olmadığını göstermektedir. Aksine, ABD federal teşkilatları Meksika ve Kolombiya’daki uyuşturucu kartelleriyle işbirliği yapmış, müdahaleleri ticareti durdurmak yerine onu ABD denetimi altında yeniden organize etmiştir. Trump’ın, ABD’de uyuşturucu kaçakçılığından 45 yıl hapis cezası alan Honduras’ın eski devlet başkanı Juan Orlando Hernández’i affetmesi bu sahtekârlığın açık bir göstergesidir.

Trump hükümetinin kısa süre önce yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi, Latin Amerika’da kukla hükümetler oluşturma hedefini açıkça ortaya koymakta. Neoliberal planları uygulayan ve ekonomiyi çokuluslu şirketlere açan emperyalizm yanlısı hükümetler artık yeterli görülmüyor. Trump’a tamamen tabi olan aşırı sağcı hükümetler istiyorlar. Bunun için de seçimleri etkilemek amacıyla ekonomik ve siyasi baskılara dahi başvuruyorlar. Milei, Kast, Bukele, Asfura ile anlaşıyor; Kolombiya’da Uribizmin (ç.n. Kolombiya’nın aşırı sağcı eski Cumhurbaşkanı Álvaro Uribe’nin politikaları çerçevesinde şekillenen siyasi akım) ilerlemesini istiyorlar.

Bu çerçevede Trump, New York Times’ın da aktardığı üzere, Maduro’nun iktidarda kalması karşılığında ülkenin tüm petrol ve madenlerini devretme önerisini reddetti. Trump, her ne pahasına olursa olsun María Corina Machado’yu bir kukla hükümet olarak dayatmak istiyor. Ancak her şey Trump’ın lehine değil: ABD halkının yüzde 70’inden fazlası Venezuela’ya yönelik işgal ve saldırı planına karşı.

ABD hükümetinin bu tutumu; Venezuela’daki işçileri, diğer ülkelerde yaşayan Venezuelalıları ve bir bütün olarak Latin Amerika halklarını etkileyeceği için son derece ciddidir. Kıtada, ABD’nin askeri saldırı ya da doğrudan işgal gerçekleştirmesinin üzerinden on yıllar geçmiştir.

Bu nedenle, Venezuela ve Latin Amerika’da emperyalizm dayatılmasına karşı olan herkesle birlikte geniş ve birleşik bir kampanya çağrısı yapıyoruz. Mevcut tehdidin büyüklüğüyle orantılı bir antiemperyalist seferberlik bugüne kadar henüz ortaya çıkmadı. Bu durumun tersine çevrilmesi ve yaşananların ciddiyeti karşısında eylem birliğinin ilerletilmesi son derece önemli ve acildir.

Maduro’ya hiçbir şekilde güvenmiyoruz

Trump’a ve onun müdahaleciliğine karşı mücadele etmek, hiçbir koşulda Maduro’ya herhangi bir siyasi destek vermek anlamına gelmez. Maduro hükümetinin antiemperyalist ya da sosyalist olmakla hiçbir ilgisi yok. Nitekim ABD’li çokuluslu şirket Chevron bugün hâlâ Venezuela’da faaliyet göstermekte ve Venezuela petrolünün başlıca sömürücüsü ve ihracatçısı konumunda. Maduro hükümeti emekçi halka kemer sıkma politikaları dayatan, ikiyüzlü söylemlerle ve sahte bir sosyalizmle yöneten kapitalist bir diktatörlüktür.

Venezuelalı işçilerin ücretleri enflasyonla yerle bir edilmiş durumda. Bugün asgari ücret ayda bir dolardan daha azına tekabül ediyor. İşçi hakları ve sendikal haklar, Maduro’nun patron yanlısı ve işçi düşmanı kemer sıkma politikalarının bir parçası olarak gasp edildi. Temel hizmetler de bu politikaların sonucu olarak tam bir çöküş içinde.

Emperyalist yaptırımlar ve şimdi de bu saldırgan ve müdahaleci saldırı, emekçi halkın zaten son derece ağır olan yaşam koşullarını daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramamakta. Bu nedenle, Maduro’ya siyasi destek vermeden ve ona güvenmeden, Trump’ın Venezuela’ya yönelik müdahalesine karşı mücadelenin ön safında yer alacağız.

Güçlü ve birleşik bir antiemperyalist kampanya örgütleyelim

Donald Trump’ın “ABD’den çalınan tüm petrolün, toprakların ve diğer varlıkların geri verilmesi” yönündeki açıklamalarını reddediyoruz. Bu kaynaklar hiçbir zaman ABD’nin olmadı. Gerçekte, Venezuela’nın geçmişteki merkez partileri daha sonra Chavist rejim ve özellikle bugünkü Maduro hükümetleriyle işbirliği içinde hareket ederek, ABD emperyalizmi ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini tarih boyunca yağmaladı. Trump’ın kıta içindeki emperyalistler arası rekabet bağlamında yapmak istediği, María Corina Machado ve onun temsil ettiği burjuva kesim gibi bir kukla hükümet aracılığıyla bu yağmayı güçlendirmek ve güvence altına almaktır.

Maduro hükümeti ise kemer sıkma uygulamaları ve baskıcı politikalarıyla, emekçi halka dönük rejimine yönelik nefreti büyüterek olası bir müdahaleyi kolaylaştırmakta.

Bu anlamda, emperyalizme karşı tutarlı bir mücadele, Venezuela işçilerinin ve halkının birleşerek Maduro hükümetinden şu taleplere dayalı bir program talep etmesini gerektirmektedir: demokratik özgürlüklerin savunulması; emperyalist saldırıyı reddeden siyasi tutsakların serbest bırakılması; asgari ücretin ve emekli maaşlarının yoksulluk sınırının üzerine yükseltilmesi; gasp edilen işçi haklarının ve sendikal hakların geri verilmesi; emek örgütlerine yönelik baskının sona ermesi; PCV, PPT, Marea Socialista, PSL gibi sol partilere siyasi hakların tanınması; Orinoco Madencilik Kuşağı (AMO) ve Orinoco Petrol Kuşağı’nın (FPO) kaynaklarının peşkeş çekilmesine son verilmesi; emperyalist müdahaleye ve tehditlere karşı çıkılması.

Karayipler ve Pasifik’teki askeri saldırganlığa, petrol ablukasına, tüm savaş eylemlerine ve olası bir askeri müdahaleye karşı çıkmak için işçi örgütleri ve kitle hareketlerinin en geniş eylem birliğini örgütlemek zorunludur. ABD ve Venezuela silahlı kuvvetleri arasında herhangi bir çatışmada, işçi ve halk örgütleri Venezuela’nın askeri zaferini ve ABD emperyalizminin yenilgisini savunmalıdır.

Bu emperyalist saldırıların Trump hükümetinin ABD işçi sınıfına yönelik saldırılarıyla, ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik müdahalelerle dolu tarihiyle ve genel olarak işçi düşmanı politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu saldırıları tamamen durdurmak için, ABD’nin kontrol ettiği tüm neokolonyal borçların iptal edilmesi talebini de içeren bir kitlesel seferberlik çağrısında bulunuyoruz.

Trump’ın müdahalesine karşı olduklarını söyleyen Latin Amerika hükümetleri, bugüne dek yapmadıkları seferberlik çağrısını yapmalıdır. Trump’ın müdahalesini reddettiklerini iddia eden Lula, Petro ve Sheinbaum Venezuela’nın yaptırımları aşmasına doğrudan yardım etmeli, mal ihracat ve ithalatına destek olmalı ve ABD saldırganlığına karşı askeri destek sağlamalıdır.

Çağrımız, ABD ve Latin Amerika işçi sınıfı ve halklarınadır. ABD emperyalizminin kıtada yürüttüğü ve savaş eylemleri olarak teşhir edilmesi gereken saldırılara karşı birleşelim ve seferber olalım. Bu saldırılar özel olarak Venezuela halkına, genel olarak ise tüm kıta halklarına yöneliktir.

Venezuela’ya ve Venezuela petrolüne yönelik deniz ablukasına tam ve kesin ret!

Venezuela petrolünün çalınmasına ve nakliye gemilerinin alıkonulmasına hayır!

Venezuela’ya yönelik emperyalist yaptırımlara son!

Karayipler ve Pasifik’teki bombalamalara ve cinayetlere son!

Venezuela’nın işgaline hayır!

Maduro’ya hiçbir şekilde güvenmiyoruz!

İşçilere silah! Emperyalizme karşı seferber olma özgürlüğü! Borç ödemeleri ve Orinoco kaynaklarını peşkeş çeken sözleşmeler askıya alınsın!

Donald Trump’ın kıtadaki savaş eylemlerine topyekûn ret!

Trump’ın müdahalesine karşı olduklarını söyleyen Lula, Petro ve Sheinbaum, Venezuela’nın bu saldırıları askeri olarak püskürtmesine doğrudan yardım etmelidir!

Trump ve ABD emperyalizmi, Latin Amerika ve Karayipler’den defol!

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE, www.uit-ci.org)

Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE, www.litci.org)

Uluslararası Devrimci Komünist Akım (RCIT, www.thecommunists.net)

28 Aralık 2025

Not: Bu girişimi destekleyen örgütleri bu açıklamaya ve kampanyaya katılmaya davet ediyoruz.

Yorumlar kapalıdır.