Trump’ın “Barış Kurulu” Gazze’yi sömürgeleştirmeyi hedefliyor
Donald Trump, 56. Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki toplantılarında etrafı müritleriyle çevriliyken, kuşatma altındaki Filistin’e yönelik yeni bir sömürgeci adım olarak Gazze için “Barış Kurulu”nun kurulduğunu ilan etti. Barış Kurulu yeni bir etnik temizlik aşamasını hayata geçirmeyi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin geçen kasım ayında kabul ettiği 2803 (2025) sayılı kararın uygulanmasını ilerletmeyi ve Donald Trump ile emperyalizm tarafından tekel altına alınmış, yabancı bir kolektif hükümet olarak bir manda yönetimini dayatmayı amaçlıyor. Hedefi Gazze’ye askeri müdahaleyi güvence altına almak, soykırımcı Netanyahu ve İsrail’in cezasızlığını sağlamak ve Gazze’yi “Yeni Gazze” adı altında lüks bir turizm bölgesine dönüştürerek yeniden inşa süreci üzerinden milyarlarca dolar kâr elde etmek.
Bu emperyalist, firavunvari duyurunun arkasındaki hedef “barış” değil; emperyalizmin doğrudan siyasi ve askeri müdahalesiyle bir sömürge yaratmak ve İsrail’in gerçekleştirdiği soykırımı ve tarihsel etnik temizliği yasallaştırarak Netanyahu’yu kurtarmak.
İki buçuk yılı aşkın süredir devam eden soykırıma rağmen Trump ve İsrail, Gazze’deki Filistin halkını yok etme ve iki milyon Filistinliyi yerinden etme hedeflerinde zafer ilan edemediler. Filistin direnişi ve ona verilen büyük uluslararası destek, İsrail ve ABD’nin siyasi ve askeri bir zafer kazanmasını engelledi ve Netanyahu’nun eşi benzeri görülmemiş bir biçimde tecrit edilmesini dayatarak kırılgan ve kısmi bir ateşkesi yapılmasını sağladı. İsrail bu ateşkese uymuyor olsa da kitlesel bombardımanlarını durdurmak zorunda kaldı.
Sahte barış anlaşması, Trump’ın 20 maddelik Gazze planı ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 (2025) sayılı kararı, ateşkesi güvence altına almaktan çok uzak bir biçimde, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımcı saldırılarını sürdürmesine olanak tanıdı. Sahte vaatlere rağmen Refah geçişi kapalı tutulmaya devam etti ve gerekli insani yardımın girişi engellendi. Bu durum, sert kış koşulları nedeniyle üç bebeğin ve başka insanların ölümüne yol açtı. Ateşkesin 10 Ekim’de yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail 484’ten fazla kişiyi öldürdü, 1.297 kişiyi yaraladı. BM’ye göre bugün hâlâ neredeyse bir milyon kişi yeterli barınmadan yoksun ve 1,6 milyon kişi yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya.
Bu plan hiçbir şekilde barış getirmeyecek. Çünkü Filistin halkının tüm taleplerini ve haklarını tasfiye etmeyi, direnişi silahsızlandırmayı, yerinden edilmiş milyonlarca Filistinlinin geri dönüş hakkını ve tarihsel bir Filistin devleti talebini inkâr etmeyi ve böylece halkın kendi kaderini tayin etme hakkına saldırmayı hedefliyor. Bu nedenle plan başarısızlığa mahkûmdur ve direnişin sürmesi kaçınılmazdır. Filistin ve Ortadoğu’ya barış getirmekten çok uzak olan Donald Trump, İsrail işgalini kullanarak Ortadoğu’yu tahkim etmeyi ve İsrail’i askeri olarak silahlandırmak için harcadığı 21,7 milyar doları geri almayı amaçlıyor. Gazze’yi yıkan bombaları garanti eden ve şimdi kapitalistlerin emlak rantı yoluyla yeniden inşa etmek istedikleri bir yıkımın bedelini tahsil etmeye çalışıyor.
“Yeni Gazze” ve emlak rantı
Trump’ın Barış Kurulu’nun ilk hedefi, Gazze’nin manda yönetimi altında idaresini ve yeniden inşasını güvence altına almak olacak. Bunun için Trump, Barış Kurulu bünyesinde bir Yürütme Kurulu atadı. Bu kurul ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın damadı Jared Kushner, Yahudi-Amerikalı milyarder gayrimenkul müteahhidi Steve Witkoff ve eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in yanı sıra emperyalizmle, Trump’la ve Netanyahu ile bağlantılı başka milyarderlerden oluşuyor. Gazze’nin yönetimi için Donald Trump, eski BM temsilcisi Nikolay Mladenov’u Gazze Valisi olarak atadı. Ayrıca, herhangi bir siyasi gücü olmayan teknokratlardan oluşan ve eski Planlama Bakan Yardımcısı Ali Şaat tarafından yönetilecek Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin (NCAG) kurulduğu açıklandı.
Ek olarak, Jared Kushner tarafından planlar ve maketlerle duyurulan sözde Yeniden İnşa Ana Planı’nı dayatıyorlar. Bu planlarda Filistin nüfusu haritalardan siliniyor. Bu planla Filistin topraklarını çalmayı, sömürgeleştirmeyi ve Gazze’yi çeşitli turizm, konut, sanayi ve tarım bölgelerine bölmeyi amaçlıyorlar. Akdeniz kıyılarında 180 lüks gökdelen, Mısır sınırında yeni bir liman ve havaalanı ve Refah bölgesinde sözde 100 bin konut inşa etmeyi planlıyorlar.
İsrail, ABD tarafından finanse edilen 200 bin tona kadar patlayıcıyı Gazze’ye attı, bu da yaklaşık 3 bin konteyner gemisini doldurmaya yetecek 60 milyondan fazla ton moloz bıraktı. Donald Trump, yeniden inşa süreci üzerinden milyarlarca dolar kazanmayı ve apartheid’ı güçlendirmek için Gazze’yi gelişmiş kontrollerle kuşatılmış, yeni ve modern bir toplama kampına dönüştürmeyi hedefliyor. Bununla birlikte, kapitalistler için, hâlâ enkaz altında gömülü bulunan binlerce Filistinlinin üzerine inşa edilecek bir turizm ve ticaret merkezi yaratmak istiyor.
Trump’ın planına karşı, Filistin halkı için küresel seferberliği sürdürelim
Gazze üzerinde emperyalist denetimi hedefleyen Barış Kurulu, amaçlarını, artan küresel kargaşa ve emperyalist egemenlik krizinin çerçevesinde dünyayı saran diğer toplumsal ve siyasal çatışmalara da yayıyor. Barış Kurulu, Donald Trump ve ABD emperyalizmi tarafından, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ve köhnemiş olan BM gibi kurumları tek taraflı olarak baypas ederek yaratılmış yeni bir kurumdur. Trump’ın hedefi, yükselen kitle hareketlerine karşı “zor yoluyla kalıcı barış”ı dayatmaktır. Ancak bazı ülkelerin imzasını almasına rağmen Trump, söylemleri eyleme dönüştürecek düzeyde yeterli siyasi desteği sağlayamamış ve planın uygulanmasında ciddi zorluklar ortaya çıkmıştır.
Trump’ın planları hâlâ istikrarsızdır. Netanyahu Barış Kurulu’nun parçası olmayı kabul etti ancak yeniden inşadan önce Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını dayatıyor. Bu hedef henüz gerçekleştirilemedi ve askeri operasyonlara yeniden dönmeyi savunan Nazi kabinesinde gerilimler yaratmakta. Hamas yeniden inşa planını reddediyor; İsrail’in ateşkesi ihlal ettiğini ve Refah sınır kapısının kapalı tutulmaya devam ettiğini teşhir ediyor. Yeniden inşa planı ve Barış Kurulu; BDS (Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar) hareketi, Küresel Sumud Filosu ve diğer pek çok uluslararası dayanışma örgütü tarafından reddedildi. Filistin halkının mücadelesi ve küresel dayanışma, ABD’nin bu yeni sömürgeci hamlesini durdurmanın belirleyici unsurları olacak.
Emperyalist karşı saldırı yeni biçimler alırken, dünyanın halklarının açlık, sömürü ve yağma planlarına karşı direnişi sürüyor. Trump ve faşist ICE’ın (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) işlediği cinayetlere karşı Minneapolis’te yakın zamanda düzenlenen genel grev ve seferberlik gibi ABD’yi kasıp kavuran kitlesel seferberlikler; ABD’de işçi sınıfı ile göçmenlerin ve dünya halklarının, emek düşmanı kesinti ve kemer sıkma planları dayatan kapitalist hükümetlere ve emperyalizme meydan okuduğunu göstermektedir.
İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) olarak, İsrail’in suç niteliğindeki ve ırkçı işgalini ve Trump’ın sömürgeci planını püskürtmek için Filistin halkıyla uluslararası dayanışmayı güçlendirmeye ve seferberlikleri derinleştirmeye çağırıyoruz. Gazze ve Filistin halkı için ve Trump’a karşı kitlesel bir uluslararası hareket inşa etmek, dünyanın her yerinde mücadele edenler için temel görev olmaya devam etmektedir.
Trump ve İsrail askerleri, Gazze’den defolun!
Barış Kurulu’na ve sömürgeci planına hayır!
Siyonist ve soykırımcı apartheid devletine son!
Nehirden denize özgür Filistin!
İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)
26 Ocak 2026
Yorumlar kapalıdır.