Trump’ın Barış Kurulu’na hayır! İsrail, Gazze’den defol! Nehirden denize özgür Filistin!

Donald Trump, 19 Şubat Perşembe günü Barış Kurulu’nu topladı. ABD emperyalizminin aşırı sağcı lideri olarak, dünyanın farklı ülkelerinden 27 devlet başkanıyla birlikte, Gazze’yi sömürgeleştirme hedefi doğrultusunda ilk adımları duyurmak adına bir basın toplantısı düzenledi.

Trump, Gazze’yi lüks bir turizm bölgesine dönüştürmeyi amaçlayan büyük projeleri başlatmak için ABD’nin başlangıç olarak 10 milyar dolar katkıda bulunacağını açıkladı. Bu projeler, emlak sektöründeki büyük çokuluslu şirketlerin hizmetinde, 200 lüks kulenin inşasını ve tarımsal ile endüstriyel yatırımlar için alanların açılmasını içeriyor.

Trump tek başına hareket etmiyor. Emperyalist ve sömürgeci planı, Gazze Şeridi’ni denetim altına almaya çalışan askeri güç ile işbirliği yapmak üzere Arjantin’in Beyaz Kasklılar’ının konuşlandırılmasını teklif eden Javier Milei’nin yanı sıra başka ülkeler ve aşırı sağcı hükümetler tarafından destekleniyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve Paraguay Devlet Başkanı Santiago Peña da toplantıya katılanlar arasındaydı.

Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Kuveyt dahil diğer ülkeler, Donald Trump’ın kaprislerini ve Gazze topraklarını büyük yatırımcılar arasında paylaştırma hedefi taşıyan sahte barış sağlama iddialarını sürdürmek için ilave 7 milyar dolar teklif etti. FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun varlığı özellikle dikkat çekiciydi. Infantino da yatırım girişimine katılarak, Gazze’de 20 bin koltuklu bir stadyum ve bir futbol akademisi inşa etme gibi sahte bir gerekçeyle Trump’ı desteklemek üzere 75 milyon dolarlık bir katkı açıkladı.

“Kumdan kale” bir proje

Barış Kurulu’nun açılışı, Trump’ın iğrenç üslubuna sadık kalınarak gerçekleştirildi. Müzik eşliğinde dans edip şarkı söyleyen dalkavuklarla çevrili biçimde Trump, yeni emperyalist karşı saldırısında mevcut ve eski ortaklarını hizaya sokmak üzere siyasi inisiyatifi ele geçirmek için abartılı yalan beyanlarda bulundu.

Görünürdeki görkeme rağmen Trump sıkıntıda ve planları kumdan kale niteliğinde. Dünyadaki ülkelerin çoğu bu girişime katılmadı, ABD’de Trump’a karşı protestolar büyüyor ve Filistin’le uluslararası dayanışma yeniden güçleniyor.

Yıpranmış Avrupa Birliği’nin büyüyen ekonomik, toplumsal ve siyasal krizi, başlıca hükümetlerinin şimdiye kadar Barış Kurulu’nu onaylamasını engelledi. Bu hükümetler, Gazze’yi sömürgeleştirmek için 2803 (2025) sayılı Kararı zaten kabul etmiş olan ve giderek zayıflayan BM Güvenlik Konseyi’ni korumaya devam etmeyi tercih ediyor. Meloni yalnızca “gözlemci” olarak kaydoldu. Fransa, İspanya Devleti veya İrlanda gibi çeşitli ülkeler, Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz’den Sorumlu Üyesi Dubravka Šuica’nın Barış Kurulu’ndaki varlığını sorguladı. Šuica, varlığını “uluslararası nezaket meselesi” olarak gerekçelendirdi ve “Toplantıya katılmamız, Barış Kurulu’nun üyesi olduğumuz anlamına gelmez,” dedi.

İsrail, kurul toplantısına katılmış olmasına rağmen, mevcut durumun bir yeniden inşa meselesi olmadığını belirtti. Netanyahu “Gazze’nin silahsızlandırılmasından önce Gazze’nin yeniden inşası olmayacak,” diyerek, temel hedefinin -şimdiye kadar gerçekleştiremediği bir hedef olan- Hamas’ın ve direniş örgütlerinin imhası olduğunu savunmaya devam ediyor.

ABD’deki büyük seferberlikler ve Trump ile İngiltere Prensi Andrew gibi diğer güçlü figürlerin reşit olmayanlara yönelik korkunç cinsel suçlara karıştığını gösteren Epstein dosyaları skandalı, büyük kapitalistlerin mide bulandırıcı ahlakını ortaya koyarak, Trump hükümetinin siyasal krizinin başlangıcını tetikledi. Trump’ın anketlerde azalan popülaritesinde kendini gösteren kriz, önümüzdeki kasım ayında yapılacak ara dönem seçimlerinde bir yenilgi ihtimalini gündeme getirdi. ABD tarihinin en büyük seferberlikleri arasında olan kitlesel protestolar, genel grevin ve ülke çapındaki büyük eylemlerin ardından Trump’ı Minneapolis’ten ICE güçlerini geri çekmeye zorladı ve baskıcı politikasına bir yenilgi yaşattı.

Filistin’e destek seferberliği, inisiyatifi yeniden ele alıyor

Tüm dünyada Filistin’e destek seferberlikleri inisiyatifi yeniden ele almaya başlıyor. İsrail saldırılarını yoğunlaştırırken kırılgan ve kısmi ateşkesin Gazze’ye barış getirmediğini gözler önüne seriyor. 75 binden fazla Filistinli katledildi ve İsrail’in öldürülen binlerce Filistinlinin bedenlerini buharlaştırmak için termobarik bombalar kullandığı ortaya kondu. Mülteci kamplarına yönelik bombardımanlar giderek sıklaşıyor ve Ekim 2025’te ateşkes ilan edildiğinden bu yana yaklaşık 600 kişi öldürüldü. İsrail parlamentosu, Batı Şeria’nın ilhakını derinleştirmek ve silahlandırılmış yerleşimcilerle birlikte suç niteliğinde yeni bir saldırı geliştirmek için yasalar geçirdi. Ben Gvir, İsrail’de hâlâ cezaevinde tutulan 9 binden fazla Filistinli siyasi tutsağa ölüm cezasını savunuyor.

Tüm bunlar dünya halklarının reddiyle karşılaştı ve çeşitli ülkelerde eylemler yeniden güç kazanmaya başlamakta. Barselona’da çeşitli sanatçılarla birlikte düzenlenen Filistin’e destek festivaline kitlesel bir katılım gerçekleşti. Sanatçıların ve kültürel figürlerin dayanışma açıklamaları çok sayıda festivale yayıldı. Avustralya’nın çeşitli şehirlerinde gerçekleştirilen büyük seferberlikler, dünya halklarının Filistin direnişine duyduğu sempatiyi gösterirken “intifadayı küreselleştirme” sloganı yeniden yükseliyor. Bu slogan şubat ayının ilk haftasında Sidney’de düzenlenen bir etkinlikte Filistin yanlısı sporcu ve aktivist Grace Tame tarafından, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un ziyarete gelmişken dile getirildi. 6 Şubat’ta Akdeniz’deki çeşitli limanlarda liman grevi ve abluka eylemleri gerçekleştirildi. Bu eylemlerle CALP kolektifi ve USB sendikası, Filistin halkıyla dayanışmasını bir kez daha gösterdi ve İsrail’in işlediği soykırım karşısında dünyanın tüm hükümetlerinin suç ortaklığını teşhir etti.

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) olarak, dünya halklarının soykırımı kınamak için yürüttüğü bu ve diğer eylemleri destekliyoruz. Gazze’yle dayanışma içindeki küresel hareketin bir parçasıyız ve ablukayı kırmak için nisan ortasında yeniden Gazze’ye doğru yola çıkacak yeni Küresel Sumud Filosu’nu desteklemeye ve filoya katılmaya hazırlanıyoruz. Dünya halklarını, sendikaları, taban örgütlerini, öğrenci hareketini, çevre hareketini, kadın ve lgbti+ hareketlerini ve kendisini demokratik olarak tanımlayan tüm kesimleri, Trump’ın Barış Kurulu’nu kınamak ve Gazze’nin işgalini engellemek için küresel seferberliği sürdürmeye çağırıyoruz.

Gazze’de uluslararası askerler konuşlandırmaya dönük her türlü girişime hayır! Netanyahu’nun ve İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı uluslararası dayanışmayı derinleştirelim. Siyasi tutsakların özgürlüğü için, Batı Şeria’daki yeni sömürge planlarına karşı çıkmak için, acil insani yardım sağlanması için ve Rafah Kapısı’nın açılması için mücadele edelim.

Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’daki tüm İsrail birlikleri derhal geri çekilsin! Filistin’de etnik temizliği ve Trump ile Netanyahu’nun Gazze’yi dünyanın milyonerleri için bir tatil bölgesine dönüştürme planlarını reddediyoruz!

Siyonist apartheid’a son! Tek, laik, demokratik ve ırkçı olmayan bir Filistin için! Nehirden denize özgür Filistin!

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)
20 Şubat 2026

Yorumlar kapalıdır.