1 Mayıs nasıl işçilerin bayramı olur?

Ekonomik açıdan işçilerin her günü bundan sonraki günlerinin en iyisi olarak kayda geçiyor. Şimşek’in ekonomi politikaları zaten yoksullaşmış işçi sınıfını sefalet koşullarına gömüyor.

Artık ezberledik. Açlık sınırının altındaki asgari ücret, vergi yükünün tamamının işçilere yüklenmesi, ultra zengin holdinglerden 1 liracık vergilerin alınmaması… Bunların tamamı zengini daha zengin yapıp, yoksulu da daha büyük bir sefalete sürükleyen uygulamalar oldu.

Türkiye’de işçiler hakkından fazlasını istemiyor. Alın terinin karşılığını alabilse geçinebileceğini, insanca koşullara ulaşabileceğini, bu kazanımın da asalak, küçücük bir azınlık hariç kimseye zarar vermeyeceğini biliyorlar.

Daha insanca bir yaşama nasıl ulaşılacağının formülünü de tüm işçiler bilir: birlik olmak. Ancak bu kadar olsun bilince sahip olan işçi endişeyle şunu da sorar: Nasıl birlik olacağız ki?

Sendikaların, üyeleri ile beraber kararlı ve uzun soluklu bir mücadele sonucunda bir işyerinde örgütlenmesi ve burada daha insanca yaşam koşullarına sahip olması hâlâ mümkün ve bu kazanımların yüzlerce örneği olduğu gibi halihazırda bu mücadelenin verilebildiği onlarca işyeri de var. Ancak bu kazanımların hiçbiri az önce saydığımız sorunlara tek başına çare olamıyor. Çünkü en köklü sorunlarımızın çözümü en geniş birlikten geçiyor.

İşte bu noktada işçinin bayramı 1 Mayıs her yıl olduğu gibi büyük bir fırsat olarak karşımızda duruyor. Türkiye’de DİSK, Türk-İş ve Hak-İş dahil olmak üzere konfederasyonların tamamının bir numaralı gündemi adaletsiz vergi dilimleri, eriyen ücretler, işsizlik ve örgütlenmenin önündeki engellerdi. Konfederasyonlar 2024 yılını “geçinemiyoruz” eylemleri ile kapatmıştı. Türkiye genelinde gerçekleşen eylem süreçlerine her üç konfederasyon da dahil olmuştu ve Hak-İş’in dahi sokağa çıktığı, DİSK’in de pek çok ilde kitlesel gösteriler yaptığı bu eylemlerde Türk-İş ülke çapında kitlesel basın açıklamaları gerçekleştirmiş ve son olarak da Ankara da “Zordayız, Geçinemiyoruz” diyerek yüz binleri toplamıştı. Türk-İş bürokrasisi tabanının basıncı ile bu mitingde 1 Mayıs için İstanbul sözü vermek zorunda kalmıştı.

Yukarıda da dediğimiz üzere tüm işçilerin ve istemeseler de konfederasyonların bu en acil gündemleri ancak birleşik ve kitlesel mücadelelerle kazanılabilir. Dünyanın en güçlü 1 Mayıs geleneğine sahip ülkelerden biri olan Türkiye’de de meydanlara bu taleplerle çıkmak, işçi sınıfının en büyük dertlerine derman bulabilmek için eşsiz bir fırsat olabilir.

Durum buyken konfederasyonların 1 Mayıs gündemleri ne? Bu yazı yazılırken konfederasyonların henüz hiçbiri 1 Mayıs programlarını açıklamamış olsalar da, Hak-İş’in herkesten kaçarak olmadık bir meydanı işaret edeceği, Türk-İş’in ise bu kez Hak-İş’ten hallice dahi olamama ihtimalini şimdiden düşünebiliriz. DİSK’e gelecek olursak da geçen yılki gibi Saraçhane Meydanı’nda bir Taksim 1 Mayıs’ı yapıp yapmayacağı dahi şüpheli!

Sosyalist sola dönecek olursak da maalesef ki tartışmanın odağında işçi sınıfının en büyük dertlerinden çok, kendileri için en iyi görünecek açıklamayı yapma yarışı söz konusu.

Hal böyle olunca işçi sınıfının en büyük gündemleri 1 Mayıs tartışmalarında yer bulamamış oluyor.

1 Mayıs’a yaklaştığımız bu günlerde 2024 yılındaki yarım kalmış o büyük eylemleri aklımızda tutup, bu eylemlerin itici gücünün bürokrasinin şov yapma isteği değil, tabanın bürokrasiyi itme gücü olduğunu akıldan çıkarmamalıyız. Sendikalı ve sendikasız işçiler olarak konfederasyonlara 2024’te verdikleri sözleri anımsatarak, 1 Mayıs’ta her şeyden önce işsizlik, eriyen ücretler, vergi adaletsizliği ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması için başlattıkları mücadeleyi sürdürmeye zorlamalıyız. Alan tartışmasına ise bu sözün en iyi yankılanacağı meydanlarda ama her şeyden önce birleşik bir şekilde çıkarak yapılması için baskı uygulamalıyız.

İşte bu sayede 1 Mayıs günün kurtarıldığı, anmaların gerçekleştiği bir belirli gün ve haftalar çizgisinden çıkıp gerçekten de işçinin bayramı haline gelip emekçilere daha insanca bir yaşam için kapıları açan mücadeleyi başlatabilir.

Yorumlar kapalıdır.