SON EKLENENLER

  • ...

Highlights

Ucuz işçiliğin adı: ekonomik kriz

Son yıllarda derinleşen ekonomik kriz, yalnızca sayılarla ifade edilen bir daralma değil; milyonlarca emekçinin gündelik yaşamında hissedilen çok yönlü bir yıkım anlamına geliyor. Enflasyonun yarattığı tahribat, alım gücünü sistematik biçimde eritti. Buna ek olarak dünya genelinde artan savaşlar ve emperyalist saldırılar, krizin etkisini daha da ağırlaştırdı. Ancak bu tabloyu yalnızca “kaçınılmaz bir ekonomik süreç” olarak görmek, gerçekliği eksik okumak olur. Çünkü kriz, aynı zamanda bir yeniden bölüşüm mekanizmasıdır:

Lübnan: On dakika içinde gerçekleştirilen mobil katliamlar

Vahşi Donald Trump yönetimi ve Soykırımcı İsrail ile İran rejimi arasında ateşkes ilan edilir edilmez, Siyonist düşman Lübnan’da herhangi bir tahliye uyarısı yapmadan mobil katliamlar gerçekleştirdi. On dakikadan kısa bir süre içinde ve yaklaşık 100 saldırıyla -kesin olmayan rakamlara göre- 254 şehit ve 1.100'den fazla yaralıyla sonuçlanan acımasız katliamlara tanık olduk. Sivilleri ve güvenli bölgelerdeki insanları hedef alan bu saldırılar, Siyonist düşmanın barbarlığını bir kez daha ortaya koydu. Soykırımcı İsrail'in,

Yaşamak bu kadar pahalı olmamalı

Yaşamak bu kadar pahalı olmamalı. Nefes almak, hasta olmamak için dua etmek, çocuğunu okula gönderebilmek, bir evin kirasını ödeyebilmek, bir akşam sofrasına bir dilim ekmek koyabilmek bu kadar ağır bir maliyette olmamalı. Hayat, yalnızca parası olanların erişebildiği bir ayrıcalığa dönüşmemeli. Bugün içinden geçtiğimiz dönem, yalnızca bir “ekonomik kriz” başlığıyla açıklanamayacak kadar derin ve çok katmanlı. Bu bir çoklu krizler çağı: ekonomik kriz, barınma krizi, gıda krizi, sağlık krizi, eğitim krizi… En temel

Özel İtalyan Lisesi grevi üzerine

Tez-Koop-İş sendikasında örgütlenen Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri 2 Şubat’ta greve çıktı ve Türkiye’de bir yabancı okulda ilk kez bir öğretmen grevi gerçekleşti. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde 2026 yılı için yüzde 15, 2027 yılı içinse yüzde 0 zam teklif eden okul yönetimine karşı öğretmenlerin temel talepleri insan onuruna yaraşır ücret almak ve ağır iş yükü ile ayrımcılığın son bulmasıydı. Okuldaki çalışma koşullarını öğretmenler “aynı okul, iki farklı dünya” diye özetliyor. Nöbetleri sadece Türk öğretmenlerin

1 Mayıs nasıl işçilerin bayramı olur?

Ekonomik açıdan işçilerin her günü bundan sonraki günlerinin en iyisi olarak kayda geçiyor. Şimşek’in ekonomi politikaları zaten yoksullaşmış işçi sınıfını sefalet koşullarına gömüyor. Artık ezberledik. Açlık sınırının altındaki asgari ücret, vergi yükünün tamamının işçilere yüklenmesi, ultra zengin holdinglerden 1 liracık vergilerin alınmaması… Bunların tamamı zengini daha zengin yapıp, yoksulu da daha büyük bir sefalete sürükleyen uygulamalar oldu. Türkiye’de işçiler hakkından fazlasını istemiyor. Alın terinin

İran’a saldırı: Tek Adam rejimi için risk mi fırsat mı?

Şubat sonunda İran’a başlatılan emperyalist-Siyonist saldırı, beklenenden farklı bir direnişle karşılaştı. Hamaney dahil önemli yöneticilerin öldürülmesine rağmen İran rejiminin yıkılacağına dair bir emare henüz yok. İran bu saldırganlığa bölgedeki ABD üslerine saldırarak, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ve İsrail’i vurarak yanıt verdi. Trump’ın birkaç hafta süreceğini öngördüğü operasyon, emperyalizm lehine bir zafer sunmaktan uzak görünüyor. Şu aşamada iki haftalık bir ateşkes ilan edildi. Ateşkes oldukça çelişkili ve kırılgan

1 Mayıs’a giderken: Yeter faturayı bize ödettiğiniz!

1 Mayıs’a giderken Türkiye işçi sınıfının karşı karşıya olduğu tablo, bir “enflasyon” sorunundan çok daha fazlasını ifade ediyor: Yaşanan, emekçiden alıp sermayeye aktaran siyasal tercihlerin şekillendirdiği bir ekonomik program sorunu. Kaynaklar sistematik biçimde sermaye lehine seferber ediliyor. Ücretler baskılanıyor. Alım gücü bilinçli olarak düşürülüyor. Mehmet Şimşek eliyle sürdürülen “enflasyonla mücadele” programı, gerçekte emeğin payını küçültmenin aracı haline gelmiş durumda. Asgari ücretin bu yıl tarihte ilk

Son Gönderiler

Politics

Economy

world

culture