Highlights

Kaynak var, erişmek için seferber olalım!

Uzun zamandır gazetemizde ısrarla altını çizdiğimiz bir meseleye bu yazımızda tekrar değineceğiz. Yoksullaşmaya karşı kaynak var ve bu kaynak emekçiler lehine kullanılabilir! Bu vurgumuz ülkedeki gelir eşitsizliğine ve emekçilerin yoksullaşmasına bulunacak çareyi doğrudan işaret ediyor. Şimdi mevcut duruma daha yakından bakalım. Türkiye ekonomisi, 2025 yılında yüzde 3,6 oranında büyüdü. Öte yandan aynı yılın başından sonuna kadar asgari ücret reel olarak neredeyse üçte bir oranında eridi. Burjuva iktisatçılar asgari

Emekçilere ve doğaya kesilen faturayı reddediyoruz!

Son zamanlarda Kanal İstanbul güzergâhında yaşanan gelişmeler, tartışmanın artık yalnızca kanalın yapılıp yapılmayacağı meselesini aştığını gösteriyor. Kanal güzergâhında üç ayrı imar değişikliği bakanlık tarafından onaylanıp askıya çıkarıldı. Bu planların ortak adı Yenişehir Rezerv Yapı Alanı. Aynı günlerde 485 maden sahası ihaleye açıldı. Mecliste ise milli parkları ve korunan alanları piyasaya açacak yasa değişiklikleri görüşülüyor. Bu tür “mega projeler” ve madencilik faaliyetleri kalkınma söylemi ile meşrulaştırılıyor.

Talepler ortak ve acil, mücadeleler tekil ve yalıtık

İçinde bulunduğumuz ekonomik ve siyasal tabloda işçi sınıfı bir cendereye sıkışmış durumda. Sefalet düzeyindeki ücretler ve artan güvencesizlik emekçilerin yaşam koşullarını her geçen gün ağırlaştırıyor. Bu tablo, sendikalaşmaya dönük fiili engellerle birleşince işçilerin harekete geçme süreçleri de zorlaşıyor. Ancak tüm baskı ve engellere rağmen bugün topyekûn saldırılar karşısında kısmi ama güçlenme potansiyeli taşıyan mücadele dinamikleriyle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu mücadelelere baktığımızda üç temel

Küresel Sumud Filosu Gazze için yeniden yola çıkıyor

Siyonist, işgalci İsrail’in Filistin’deki soykırımını durdurmak, Gazze’ye dönük ablukayı yıkmak ve insani yardım malzemelerini bölgeye ulaştırmak amacıyla 31 Ağustos 2025 tarihinde Barselona limanından yola çıkan Küresel Sumud Filosu, 12 Nisan 2026 tarihinde yeniden yola çıkmak için hazırlıklara başladı. 44 ülkeden katılımcının, 50’yi aşkın geminin yer aldığı bir önceki filo dünya tarihinin en büyük sivil dayanışma filosu olmuştu. Filo, Gazze açıklarına vardığında Siyonist devlet tarafından alıkonulsa da yolda olduğu bir

Lgbti+ düşmanı yasalara geçit vermeyeceğiz!

2025’i Aile Yılı ilan eden rejim, “üç çocuk” politikalarıyla kadınları eve hapsedip iş hayatında kadınlara yalnızca ucuz işgücü için yer açıyor. Bir yandan da lgbti+ları "aileye bir tehdit" oldukları gerekçesiyle kriminalize etmeye ve lgbti+ düşmanı saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. 11. Yargı Paketi ile transların cinsiyet uyum süreçlerinin önüne türlü engeller koyulmaya, eşcinsellerin nişan ve merasim töreni düzenlemesi yasaklanmaya çalışılmıştı. Tasarıdaki bu maddeler sonrasında yargı paketinden çıkarılsa da

Köprü ve otoyolları ne yapmalı?

AKP satmalı dese de bugün Türkiye’de aklı başında hiç kimse özelleştirmeleri savunamıyor. Bugün Ali Babacan dahi, geçmişte kendi yaptığı özelleştirmelerin arkasında duramıyor. Özelleştirmelerin yarattığı yıkım saymakla bitmez. Emekçilerin vergisi ile kurulan kuruluşlar üç kuruşa ultra zenginlere peşkeş çekilir, sendikasızlık-güvencesizlik artar, amaç kâr etmek olduğu için bakımı onarımı yapılmaz, sonunda kurumun posasını çıkaran sermaye Türk Telekom örneğinde olduğu gibi kaçıp gidebilir... Yine de "Neden özelleştirmelere

Bütçe açık verdikçe özelleştirmeler hızlanıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı Ocak 2026 bütçe gerçekleşme rakamları ile hemen öncesinde Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan 2026 Yılı Performans Programı, kaynakların birbirini tamamlayacak şekilde sermayeye akışının bir planı niteliğinde. Ortaya konan rakamlar ve alınan kararlar devasa bir servet transferini gözler önüne seriyor. Bütçe açık veriyor ve bu açık, emekçilerin cebinden çıkan vergilerle finanse edilen kamu kaynaklarının sermayeye peşkeş çekilmesinin bir manivelası olarak
[better-ads type=”banner” campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″]

Son Gönderiler

Newsletter

[better-ads type=”banner” campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″]

Politics

Tarihte bu ay: 2001 Krizi

2001 yılının 21 Şubat’ı Türkiye tarihinin belki de en önemli dönüm noktalarından biriydi. Dönemin

Economy

Bir kavram: emeklilik

Emekçiler geçimlerini sağlamak için çalışmak; emek gücünü satmak zorunda. Bunun biyolojik,

world

culture

Okur mektubu: kan parası

Geçtiğimiz günlerde mesaideyken bir iş arkadaşımla muhabbet ediyorduk. Bir arkadaşının babasının