Highlights

Lgbti+ düşmanı yasalara geçit vermeyeceğiz!

2025’i Aile Yılı ilan eden rejim, “üç çocuk” politikalarıyla kadınları eve hapsedip iş hayatında kadınlara yalnızca ucuz işgücü için yer açıyor. Bir yandan da lgbti+ları "aileye bir tehdit" oldukları gerekçesiyle kriminalize etmeye ve lgbti+ düşmanı saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. 11. Yargı Paketi ile transların cinsiyet uyum süreçlerinin önüne türlü engeller koyulmaya, eşcinsellerin nişan ve merasim töreni düzenlemesi yasaklanmaya çalışılmıştı. Tasarıdaki bu maddeler sonrasında yargı paketinden çıkarılsa da

Köprü ve otoyolları ne yapmalı?

AKP satmalı dese de bugün Türkiye’de aklı başında hiç kimse özelleştirmeleri savunamıyor. Bugün Ali Babacan dahi, geçmişte kendi yaptığı özelleştirmelerin arkasında duramıyor. Özelleştirmelerin yarattığı yıkım saymakla bitmez. Emekçilerin vergisi ile kurulan kuruluşlar üç kuruşa ultra zenginlere peşkeş çekilir, sendikasızlık-güvencesizlik artar, amaç kâr etmek olduğu için bakımı onarımı yapılmaz, sonunda kurumun posasını çıkaran sermaye Türk Telekom örneğinde olduğu gibi kaçıp gidebilir... Yine de "Neden özelleştirmelere

Bütçe açık verdikçe özelleştirmeler hızlanıyor

Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı Ocak 2026 bütçe gerçekleşme rakamları ile hemen öncesinde Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından açıklanan 2026 Yılı Performans Programı, kaynakların birbirini tamamlayacak şekilde sermayeye akışının bir planı niteliğinde. Ortaya konan rakamlar ve alınan kararlar devasa bir servet transferini gözler önüne seriyor. Bütçe açık veriyor ve bu açık, emekçilerin cebinden çıkan vergilerle finanse edilen kamu kaynaklarının sermayeye peşkeş çekilmesinin bir manivelası olarak

8 Mart 2026: patriyarkaya, hükümetlerin kemer sıkma politikalarına ve emperyalizmin saldırılarına karşı

Dünyanın dört bir yanından kadınlar ve lgbti+lar olarak, tüm hükümetlerin emekçi kadınları ve lgbti+ları daha fazla etkileyen kemer sıkma politikalarını protesto etmek için uluslararası feminist grev kapsamında sokaklardayız. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ve nefret suçlarına karşı seferber oluyoruz. Birleşmiş Milletler’in son raporuna göre (2025), bu suçların sayısı yalnızca bir yıl içinde 83.300’e ulaştı. ABD’de ICE’nin ırkçı ve göçmen karşıtı politikalarına karşı örgütleniyoruz. Filistin’deki soykırıma ve Donald

8 Mart 2026: Emeğimiz, bedenimiz, haklarımız için mücadeleye!

Bu yıl da 8 Mart’ta sokakları ve meydanları erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadelemizle, tüm yıl biriken öfkemizle ve taleplerimizle doldurmaya hazırız! Tek Adam rejimi, kadın mücadelesiyle kazanılmış haklarımıza saldırı planlarını gizleme gereği bile duymuyor. Boşanmada arabuluculuk hamleleri, miras ve nafaka haklarına saldırılar kadınları şiddet döngüsü içine hapsederken, kutsal aile kisvesi altında faili ödüllendiriyor. Cezasızlık politikaları öyle bir boyuta ulaştı ki az ya da çok ceza almış failler bile

Bir kavram: görünmeyen emek

Görünmeyen emek; ücretlendirilmeyen ve karşılıksız yapılan ev işi, hasta, yaşlı ve çocuk bakımı gibi işler için kullanılan bir kavramdır. Esas olarak 1960’larda özel (kişisel, hane içinde) olanın politik olduğunu öne süren ikinci dalga feminizmle kavramsallaştırılmıştır. Görünmeyen emek denilen bu işler, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadınların “doğal” görevleri olarak kabul görür. Bu erkek egemen yapı, kapitalizm için olmazsa olmazdır. Örneğin kadınlar, hane içinde karşılıksız olarak yaptıkları işlerle her gün emek

Okur mektubu: Düzen, bedenimize uymayınca

Erkek egemen bir mühendislik alanından mezun bir kadınım. Geçtiğimiz günlerde Kadıköy Belediyesi'nde çalışan kadınların oluşturduğu Mor Liste’nin taleplerini listelediği bir röportaja denk geldim. Bu röportajda “eşit işe eşit ücret” gibi benimsediğim ve bildiğim acil taleplerin yanı sıra “kendi bedenimize uygun iş giysileriyle çalışmak” ve “ayda bir günlük regl izni” gibi o kadar aşina ve alışık olmadığım ifadeler de yer alıyordu. Bu da beni şunu düşünmeye itti: Öylesine temel ihtiyaçlarımız bile görmezden geliniyor ki bu
[better-ads type=”banner” campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″]

Son Gönderiler

Newsletter

[better-ads type=”banner” campaign=”none” count=”2″ columns=”1″ orderby=”rand” order=”ASC” align=”center” show-caption=”1″]

Politics

Bir kavram: emeklilik

Emekçiler geçimlerini sağlamak için çalışmak; emek gücünü satmak zorunda. Bunun biyolojik,

Economy

world

Okur mektubu: kan parası

Geçtiğimiz günlerde mesaideyken bir iş arkadaşımla muhabbet ediyorduk. Bir arkadaşının babasının

culture