Brisa deneyiminin öğrettikleri

103

Patronlar, son dönemde, krizi bahane ederek işçilere yönelik saldırılarını şiddetlendirdi. Üstelik bu saldırı dalgasından yalnızca örgütsüz atölye işçileri etkilenmiyor, ülkenin en büyük fabrikalarındaki sendikalı işçiler de bu durumdan nasibini alıyor.

İşte bunun son örneklerinden biri de, Kocaeli’ndeki Brisa fabrikasında yaşananlar. Brisa, Sabancı Holding’e bağlı bir şirket. Sabancı Holding’in 2008 yılının ilk dokuz ayında elde ettiği kâr, 1 milyar YTL’den fazla. Brisa’nın 2008 yılı kârı ise 68 milyon YTL olarak tahmin ediliyor.

Ve sıkı durun! Brisa krizin olumsuz etkilerinden dolayı işçi çıkarıyor! Öyle ya, krizden dolayı Brisa birkaç milyon YTL daha az kâr edebilir. O zaman, derhal işçi çıkarmalı, geri kalanları da ücretsiz izne göndermeli! Ve Brisa da öyle yapıyor…

150’den fazla işçi, bir sabah fabrikaya geldiğinde, kartlarının basmadığını görüyor ve o anda işten çıkartıldıklarını anlıyor. Bu noktada, Brisa patronunun hiç de beklemediği bir gelişme yaşanıyor. Arkadaşlarının işten çıkarıldığının haberini alan 08.00-16.00 vardiyasındaki işçiler, kendilerini fabrikaya kapatıyorlar ve üretimi durduruyorlar. Aynı şekilde, diğer vardiya çalışanları da eylemi devam ettirince, fabrika resmen işgal edilmiş oluyor…

Sendika ağaları sahneye çıkıyor

Yaklaşık 1300 kişinin çalıştığı fabrikada, DİSK’e bağlı Lastik-İş örgütlü. İşçiler tenskikatlara karşı eyleme geçtiğinde, sendika ağaları da İstanbul’da Sabancı Center’da, patron temsilcileriyle görüşüyor. İşçiler, patronun saldırısına yanıt olarak, son yıllarda görülen en militan eylemi gerçekleştirip fabrikayı işgal ederken, sendika ağaları da, “başka işçinin atılmaması kaydıyla” 64 işçinin işte atılmasını ve fabrikanın 9 Ocak’a kadar üretimi durdurmasını (20 Aralık’ta) kabul ediyordu.

Brisa’da iki ay sonra sendikal seçimler yapılacak. Ve tesadüfe bakın ki, işten atılan 64 işçi, şu anki yönetime muhalif, yönetime alternatif listeyi oluşturan işçiler. Yani, görünen o ki, sendika patronla el ele, mücadeleci işçileri fabrikadan attırıyor ve bunu, “en az kayıpla anlaşma sağlandı” şeklinde lanse ediyor.

Brisa örneği, ne yazık ki bizlere acı bir deneyim sunuyor. İşçiler en militan eylemleri gerçekleştirse de, fabrikalarda, patronlardan ve işbirlikçileri sendika ağalarından bağımsız mücadele komitelerini inşa etmedikçe, kaybedenin hep bizim taraf olacağı açık bir biçimde görülüyor.

Yazan: Atakan Çiftçi (20 Aralık 2008)

Yorumlar kapalıdır.