T-box Reklamları Kadını Aşağılayan Cinsiyetçi Öğeler İçeriyor!

112

Reklam sektörü kadınları aşağılayarak ürün pazarlıyor. Cinsiyetçi reklamlarla ya üründen çok kadınlar pazarlanmaya çalışılıyor ya da toplumun bilincinde kadınları yalnızca anne, karı ve cinsel obje olarak gösteren simgeler kullanılıyor.

Boyner’e bağlı T-box markası, çıktığı ilk günden beri reklamlarında cinsiyetçiliği kullanıyor. “Gösterip de Vermeyen Saat”, “Bu Şemsiyenin Altına Giren Girene”, gibi reklam sloganları argoda kadını aşağılamak için kullanıldığından çağrışımdan öte bir hal almakta. Son olarak “Alış Kapasitenizi %33 Artırıyoruz” sloganı olan afişin üzerinde hafif açık resmedilmiş bir dudak görülmekte.

Boyner esnek çalıştırarak kadın-erkek emekçilerini sömürdüğü gibi bir de reklamlarıyla cinsiyetçi bir alay mekanizması oluşturuyor, cinsiyetçiliği meşrulaştırıyor. Kadına yönelik aşağılamalara karşı, toplumun bilincinin dönüşümü, ancak kadın emekçiler başta olmak üzere, tüm işçi sınıfının vereceği, sınıf eksenli, eşitlikçi bir mücadeleyle gerçekleşebilir.

T-box reklamlarındaki cinsiyetçi öğelere karşı bazı kadın grupları bu duruma dikkat çekmeye çalıştı. Sosyalist-feminist bir kadın grubu olan Umut Kadın’la bu konuyla ilgili bir görüşme yaptık:

İC: Medyada kadın ve kadın bedeninin işlenişi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Umut Kadın: Medyada kadın ve kadın bedeninin nesneleştirilmesi, genel bir kadın sorunu tanımında bir alt başlık olarak karşımıza çıkıyor elbette. Kadınlar ya tamamen yok sayılıyor ya da çocuklarının annesi, kocasının eşi, konu mankeni ve cinsel nesne olarak karşılığını buluyor. Bu algının karşısında durmamak mümkün değil elbette ki. Patriyarkal sisteme ve kapitalizme karşı duruşumuzda daha eşitlikçi bir cinsiyet algısı ve daha eşit bir dünya için sessiz kalamazdık bizde. “Eşitlik ütopya değil”di çünkü bizler için. Bulunduğumuz her alanda sesimizi yükseltmeli ve dönüştürücü bir hareket içinde olmalıyız.

İC: T-box reklam politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Umut Kadın: T-box markası da bu kültürün bir parçası olan reklam sloganlarıyla karşımızda duruyor. Erkek egemen söylemler üzerine kurulmuş sloganları “gösterip de vermeyen saat”,”bu şemsiyenin altına giren girene” sloganı bunlardan sadece birkaçı. “Çok sexs getirecek bir marka” olan t-box kriz döneminde insanlar seks yapmıyor diyerek cinsel hayatımıza da burnunu sokmaktan ve konuyla ilişkili olsun ya da olmasın kadın bedenini kullanmaktan geri durmuyor. İnsanları alışverişe çağırarak, krizi bedenimiz üzerinden aşmayı umuyor.

Bu reklam politikasıyla ilgili Mediz koordinasyonu, Boyner ve Tbox yönetimiyle görüşmeler yaptı ve reklamları yeniden değerlendireceklerini söylediler. Fakat hala mağazalarından reklam afişlerini kaldırmadıklarını görmekteyiz. Reklam afişleri tamamen kaldırılmazsa bunun için daha geniş katılımlı bir eylem örgütlenebileceğini düşünüyoruz.

Kapitalizm kadın bedeni ve emeği üzerinden karına kar katmayı hedeflerken bizde sessiz kalmayacağız elbette. Patriyarka ve kapitalizm karşısında sesimizi çoğaltmalı ve daha da yükseltmeliyiz.

Yazan: İC – Söyleşi, 31 Temmuz 2009

Yorumlar kapalıdır.