METAL – Çalıştığım fabrika

106

Çalıştığım fabrikada her yıl temmuz aylında yapılan ve geleneksel hale gelmiş bir denize gitme etkinliğimiz vardı. Bu etkinlik sayesinde bizler, hem iş stresini üzerimizden atıyor, hem de iş arkadaşlarımızla fabrika dışında hoş vakit geçirebiliyorduk. Yol ve yemek masrafları patron tarafından karşılanır, biz de arkadaşlarla iki gün eğlenir dönerdik.

Arkadaşlarımızın yarısının patronun yeni açtığı fabrikada çalışmaya başlaması ile aramızda bir koordinasyon eksikliği oluştu ve niyet edilmesine rağmen, çeşitli nedenlerden dolayı iki yıldır denize gidilemiyordu.

Bu yıl bizim fabrikadaki arkadaşlar bu konuyu tekrar gündeme getirdiler ve sorun çıkmaması için sadece bizim fabrikadaki işçilerle gidilmesi kararı alındı. Birkaç arkadaşımız bu isteği patrona iletti. Patron da kabul etti. Yalnız bazı arkadaşlarımız hafta sonu çalışmaya gelmek zorunda oldukları için kimi arkadaşların da başka işlerinin olmasından kaynaklı tam katılım sağlanamadı. Ama kaç kişinin katılacağı konusunda da herhangi bir not tutulmadı. Karar alındı ve tarih kesildi. O tarihte gidecek olan arkadaşlar gereken eşyalarını alıp geldi. Yalnız son gün mühendis sormaz mı, kaç kişi geliyor diye? Giden sayısı 12 kişiydi. Bunun üzerine mühendis “Ben böyle bir şeyi kabul etmem, biz konuştuğumuzda 25 kişi diyordunuz. Biz ona göre sipariş verdik, sayı buysa bu iş iptal olur” dedi. Ki nitekim de öyle oldu. Gidecek olan arkadaşlar da gelmeyen arkadaşlarımızı suçlamaya başladılar, sizin yüzünüzden etkinlik iptal oldu diye. Ama işin aslı hiç de öyle değildi. Çünkü eğer patron bu konuda samimi olsaydı, siparişlerin 25 kişilik verildiğini söyleyeceklerine siparişler yarı yarıya azaltılabilirdi ve mühendis o fabrikanın yetkilisi olarak her arkadaşımıza katılacak mısın diye sorabilirdi. Ama ne hikmetse 25 kişilik verildi denilen siparişleri yarıya indiremeyenler toptan iptal etmeyi başardılar. Bu konunun son güne, yani denize gidilecek güne denk getirilmesi de bir tesadüf değildi, bilinçli yapıldı. Çünkü o saatten sonra işçilerin bir B planı yapma şansı olmayacaktı.

Sonuç olarak bu şekilde işçi arkadaşlarımız birbirine kızdılar. Fakat doğru olan davranış bu değil. Bu etkinlik patron ve idare işbirliğiyle katledilmiş oldu. Biz, işçiler olarak patron ve idarenin bu tip oyunlarını göz önünde bulundurmalı, adımlarımızı sağlam atmalıyız ve onlara bahane yaratacak hiçbir şey bırakmamalıyız. Onların arzu ettiği gibi birbirimize düşeceğimize, birlikte olup bu tür ayak oyunlarına karşı güç birliği yapmalıyız. Bu şekilde kazanılmış haklarımızı koruyabilir ve bir adım öteye götürebiliriz.

Yorumlar kapalıdır.