Chavez ve V. Enternasyonal

69

Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, 21 Kasım’da Caracas’ta düzenlenen Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) kongresinin hemen öncesinde gerçekleştirilen Dünya Sol Partiler ve Hareketler Toplantısı’na katılan 26 ülkeden 40 kadar grubun temsilcilerine hitaben yaptığı konuşmada, V. Sosyalist Enternasyonal’in kurulması çağrısında bulundu.

Chavez, Marx’ın öncülük ettiği I. Enternasyonal’in (1864-76), Engels’in kurulmasına katıldığı II. Enternasyonal’in (1889), Lenin’in eseri olan III. Enternasyonal’in (1919-43) ve nihayet Troçki’nin önderliğinde inşa edilen IV. Enternasyonal’in (1938) artık “var olmadıklarını”; bu nedenle de “mevcut kriz karşısında, emperyalizme ve kapitalizme meydan okuyabilecek, gerçekten sol bir sosyalist” dünya örgütünün kurulması gerektiğini; bu amaçla kendisinin bu çağrının sorumluluğunu üstlendiğini; yeni Enternasyonalin PSUV’nin çevresinde inşa edilebileceğini duyurdu. Bu amaçla da, yeni örgütün içeriğini, programını ve biçimini belirlemek üzere bir Hazırlık Komitesi’nin kurulmasını istedi.

Dünya işçi hareketi içinde Enternasyonaller her zaman proletaryanın önderliğinde sosyalizmin dünya çapındaki zaferi amacına yönelik olarak kurlumuştur. I. Enternasyonal, 1871’de Paris Komünü’nün yenilgiye uğraması sonucunda işlevsiz hale gelmiş; ilk Marksist sosyal demokrat partileri bir araya getiren II. Enternasyonal, o dönemde doğan ve gelişen işçi aristokrasisi ve bürokrasisinin etkisiyle devrimden reformizme doğru kaymış, ve özellikle I. Dünya Savaşı sırasında ulusal savaş fonlarını onaylayarak dünya proletaryasına ve sosyalizme ihanet etmiş, emperyalist saflara katılmış; 1917’deki Rus devriminin üzerinde yükselen ve Lenin ile Troçki’nin önderliğinde kurulan III. Enternasyonal ise, 1924’ten itibaren devrimin üzerinde bürokratik bir diktatörlük kuran Stalinist akım tarafından yozlaştırılmış ve nihayet 1943’te, emperyalizmin talebi üzerine lağvedilmişti. Bu son Enternasyonalin (Komintern) yozlaşmasının doruk noktasına vardığı 1934’te Troçki, yeni bir dünya partisinin, IV. Enternasyonal’in kurulması çağrısında bulunmuş ve bu örgüt 1938’de Leninist-Bolşevik dünya akımı tarafından hayata geçirilmiştir.

IV. Enternasyonal’in bugün oldukça zayıf ve parçalanmış halde olduğu doğru. Birçok nedenden ötürü… Herşeyden önce IV. Enternasyonal, daha öncekiler gibi dünya devriminin yükseldiği bir aşamada değil, sosyal demokrasinin ve Stalinizmin ihanetleri sonucunda dünya işçi sınıfının ardı ardına yenilgiler aldığı bir dönemde, devrimci Marksist geleneği canlı tutabilmek amacıyla kurulmuştu. Stalinizmin tüm saldırılarına, ihanetlerine ve cinayetlerine karşın IV. Enternasyonal bu görevini yerine getirmiştir, halen de getirmektedir. İkincisi, IV. Enternasyonal, kendinden önceki tüm enternasyonallerin Leninist parti ve Troçkist sürekli devrim anlayışlarında somutlanan devrimci geleneğinin sürdürücüsü olmuş ve halen de olmaktadır. IV. Enternasyonal’in Geçiş Programı, dünya proleter devriminin programıdır ve halen gerçekleştirilmeyi beklemektedir. Bu program gerçekleştirilip aşılmadığı sürece, IV. Enternasyonal var olmaya devam edecektir.

Chavez’in, tüm sosyalist partileri ve hareketleri çevresinde bir araya getirmeyi hedefleyen Bolivarcı hareketinin programı, dünya sosyalist devriminin programı değil, Venezuela’da gelişmekte olan yeni (militarist) burjuvazinin ulusalcı kaygılarının bir ifadesidir. Venezuela’daki rejimin, Kolombiya destekli emperyalist bir saldırıya maruz kalması durumunda, IV. Enternasyonal elbette Venezuela emekçilerinin safında emperyalizme karşı mücadele edecektir. Ama bu tehdit karşısında Chavezci burjuvazinin ABD’ye karşı bir “anti-emperyalist cephe” oluşturabilmek adına yeni bir Enternasyonal çağrısı yapmasının, dünya işçi sınıfını aldatmaya yönelik bir girişim olduğunu görmezlikten gelemeyiz.

Enternasyonal, dünya devriminin partisidir. Dünya devriminin Venezuela’daki somutlanışı ise, bu ülkede tüm burjuvazinin mülksüzleştirilmesinden, burjuva devletin yıkılarak yerine işçi demokrasisine dayalı proletarya diktatörlüğünün kurulmasından, üretimin ve dağıtımın işçilerin denetiminde merkezi olarak planlanmasından geçmektedir. Bu programın önündeki en büyük engel bugün, grevleri bastıran, grevci işçileri ve sınıf sendikacılarını katleden Bolivarcı rejimdir. Kendi ulusal devrimi önünde bürokratik, militarist bir engel olan bu burjuva rejiminin, proletarya adına yeni bir Enternasyonal çağrısında bulunması, ulusalcılığın işçi sınıfının dünya mücadelesine indirebileceği en büyük darbelerden bir haline dönüşebilir.

IV. Enternasyonal’in programı, emperyalist çağda dünya sosyalist devrimi uğruna mücadele edilmeyi hak eden yegâne Marksist program olmaya devam etmektedir.

Yazan: Yusuf Barman (1 Aralık 2009)

Yorumlar kapalıdır.