TEKSTİL – Birlikten güç doğar

18

Ben 600 işçinin çalıştığı bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Bunların yaklaşık 550’si kadın işçi. Ücretler 550 ile 650 arasında değişiyor. Sendikamız yok. Daha önce sendikalaşma deneyimimiz olmuştu. Patron öncü işçileri işten çıkartarak süreci bitirmişti.

Bütün işçiler işe başladığı gün sigortalı çalıştırılıyor. Üç ayda bir erzak veriliyor. Üç ayda bir yarım ikramiye ve kömür parası veriliyor. Yılda bir de zam yapılıyor. Geçen yıl kriz gerekçe gösterilerek zam yapılmadı. Bu yıl zam yapılacağı söyleniyor. Müdür “Fazla bir şey beklenmesin, devlet ne kadar zam yapıyorsa bizde o kadar zam yapacağız” diyormuş.

Geçen yıl kriz gerekçesiyle kömür paraları verilmedi. Soran da olmadı. Bu yıl yine kömür parası geciktirilince. İşçiler bir iki ay bekledi, sonunda çay paydosunda fısıltı gazetesi sayesinde müdürün odasına bütün işçilerin baskın yapacağı haberi yayılır yayılmaz hepimiz müdürün odasına gittik. Gittiğimizde bütün işçiler gelmişti.

Müdür de paniğe kapılarak “Beni mi döveceksiniz?” dedi. Bütün işçiler gülerek hep bir ağızdan “Yok dövmeyeceğiz, kömür parası ne oldu diye soracaktık” dedik.

Müdürün odasına hep birlikte baskın yaptığımız için kömür paralarımız dağıtıldı. Hatta bu yıl 170 TL aldık.

Krizi gerekçe göstererek bazı haklarımızı ortadan kaldırmak istiyorlar. İşçiler korkuyor ikramiyeler de gidecek diye. Ne geldiyse başımıza korkudan geldi. Korkunun ecele faydası yok. Birlikte hareket edersek varolan haklarımızı koruyabilir, yeni haklar da isteyebiliriz; yeter ki birlik olalım.

Yorumlar kapalıdır.