Bursa’da ‘Taşeronlaşmaya Hayır!’ deniyor, mücadele sürüyor

19

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde temizlik görevlisi olarak çalışan Dev Sağlık-İş üyesi işçiler 15 Haziran günü taşeronlaşmaya karşı mücadele deneyimleri ile İşçi Filmleri Festivali’ne konuk olmuşlardı. Dev Sağlık-İş işyeri temsilcisi Fikret Sarıgül’ün de dâhil olduğu 3 direnişçi işçiyle yaptığımız röportajı yayımlıyoruz.

İşçi Cephesi (İC): Sendikalılaşma sürecinizi ve bu süreçte yaşadığınız problemleri anlatabilir misiniz?

2006 yılında 4-5 kişi ile beraber sendikalaşmaya karar verdik ve zamanla sayımız hızlı bir şekilde arttı. Taşeron şirketlerle çalıştığımız için ne iş güvencemiz vardı ne de hukuksal haklarımızı kullanabiliyorduk. Son zamanlarda çalışma saatlerimiz 40 saatten 45 saate, ardından 48 saate çıktı. Vardiya sistemi çoğaldı, sağlık bir fabrikasyon sistemi olarak işlemeye başladı. Bu şartlara karşı sendikalaşmaya başladığımızda üzerimizdeki baskılar, yıldırma politikaları ve tehditler arttı. Haksız yere işten çıkartmalar başladı. Bütün bu baskılara rağmen şu anda işyerindeki 1260 işçiden 900’e yakını sendikalı ve taşerona karşı mücadelemizi veriyoruz.

İC: Taşerona karşı hukuksal süreçte neler yaşadınız?

Öncelikle 2007 yılında işten atılan arkadaşlarımız için işe iade davası açıldı. Yargıtay’ın kararıyla bizim üniversitenin çalışanları olduğumuz kabul edildi, taşeron firmanın değil. Müfettiş raporu tutuldu ve 2009 Ağustos ayında yapılan teftiş sonucu sağlıkta taşeron tespiti yapıldı. En son mahkeme kararıyla işçilerin taşeron firma üzerinde çalışıyor görünmeleri kanuna aykırı bulundu, işçilerin üniversitenin asli işçisi olarak üniversite hastanesi adına tescil edilmelerinin gerektiği belirtildi. Fakat bütün bu kararlara rağmen uygulamaya geçilmiyor; çünkü üniversite rektörlüğünün taşeron şirket ile sözleşmesinin bitmesine daha 1,5 yıl var. Mahkeme kararı ile ihale feshedilmeli ancak şirkete tazminat ödenmesi gerektiği için bu karar uygulanmıyor. İşe iadeler ve güvenceli çalışma koşullarımız sağlanana kadar direneceğiz.

İC: Eylemlilik ve kazanımlarınızdan bahsedebilir misiniz?

Taşerona karşı mücadelede imza kampanyası başlattık. Sendikalı olduktan sonra yatırılmayan maaşlarımızı talep için iş bırakma eylemi yaptık ve kazandık. Bölge çalışması yaparak izin haklarımızı aldık. 2007 yılında Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığı önünde gerçekleşen sağlık emekçilerinin eyleminde oradaydık ve taşerondan kurtulma amaçlı hastane talebinde bulunduk. Bu seneki 1 Mayıs’ta diğer işçi arkadaşlarla beraber Taksim’deydik ve ortak eylemlilikler sürdüğü müddetçe bunlara katılacağız. Yine bu sene işten çıkarılan Mesut Özdemir’e karşı uygulanan yıldırma politikalarına karşı üniversitenin kliniği önünde basın açıklaması yaptık.

***

17 Haziran’da Bursa SGK binası önünde güvencesiz çalışmaya karşı 70 kişinin katıldığı coşkulu geçen bir eylem düzenleyen sağlık işçileri burada basın açıklaması yaptılar. Ankara TBMM ve Başbakanlık önünde 24 Haziran’da hukuksuz çalıştırılma biçimlerine karşı Dev Sağlık-İş bir eylem daha gerçekleştirdi. İşçiler “İnsan ihaleyle çalıştırılmaz, sağlıkta taşeron olmaz”, “Sağlıkta taşeron ölüm demektir”, “Güvenceli iş, güvenceli gelecek istiyorum” demeye devam ediyor.

Yazan: İC – Söyleşi, 28 Haziran 2010

Yorumlar kapalıdır.