Ankara’da İC okurları buluştu

38

Her ay olduğu gibi Aralık ayında da Ankara’daki İşçi Cephesi okurları olarak bir araya geldik. Bu seferki gündem konumuz “2010’da neler oldu? ve 2011’de bizi neler bekliyor?” idi.

Konuşmaya 2010’un da gerisinden, 2009’dan başladık. 2009’a baktığımızda TEKEL işçileri direnişlerini, sendikal bürokrasiyi, ardından da DTP’nin kapatıldığını hatırladık. Genel olarak vardığımız sonuç ise “işçi ve emekçi sınıfın karşısındaki devlet Kürt ulusu üzerinde de baskısını devam ettirmiş” oldu.

2010 yılına geldiğimizde ise en çok referandum üzerinde durduk. Hatırladığımız gibi oylar Evet, Hayır ve Boykot olmak üzere üçe bölünmüştü ve referandumdan Evet çıkmıştı.

Peki, o günden bu güne neler oldu? Hangi yasalar değişti ve bu kimin işine yaradı?” diye sorduğumuzda da prangalarından kurtulanların emekçi kesim değil burjuvazinin ta kendisi olduğu sonucunu çıkardık.

Ardından bir arkadaşımız bize 25 Kasım’da Ankara’da katıldığı “Kadına Karşı Şiddete Hayır” eyleminden bahsetti. CHP milletvekili Canan Arıtman ve Çetin Soysal, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve AKP milletvekili Halide İncekara’yla yapılan görüşmelerde haksız tahrik indiriminin kaldırılması, sığınma evlerinin açılması gibi konularda sunulan talepleri ve bunların milletvekillerince nasıl karşılandığını anlattı.

Biraz daha bugüne yaklaştıkça konu son dönemlerde yurtdışında da Türkiye’de de büyük yankı uyandıran öğrenci hareketlerine geldi. Bildiğimiz gibi İngiltere ve İtalya’da, üniversite harçlarına üç katına varan oranda zam yapıldığı için öğrenciler ayaklandı. Peki, bunu nasıl okumalıyız? Buna kesin bir cevap vermektense, şöyle sorular sorduk: “68’in ruhu geri mi döndü? Yoksa örgütlü mücadele edilmediği ve devamlılığı sağlanmadığı takdirde belli tavizlerle birkaç ay sonraya unutacağımız bir hareket olarak mı kalacak?

Türkiye’ye baktığımızda da üniversitelerde öğrenci ayaklanmalarını gördük. Türkiye’deki temel talep, Avrupa’dakinden farklı olarak, üniversitelerdeki baskı ve şiddetini arttıran polis ve ÖGB’nin (Özel Güvenlik Birimleri) üniversitelerden uzaklaştırılması. ODTÜ, Anadolu ve Hacettepe Üniversitelerinde yapılan eylemler, polis baskıları ve ÖGB’lerle girilen çatışmalar tartışıldı. Bununla beraber gündemden düşmeyen öğrenci hareketiyle özdeşleşmiş, hatta onun önüne geçmiş olan “yumurta” eylemini tartıştık. Yumurtanın medyatik bir hal alıp, öğrencilere uygulanan baskı ve şiddeti örttüğü sonucuna vardık. Son olarak liseli bir arkadaşımız liselerdeki ‘Reis’lerden ve onların asenalarından bahsetti ve okul yönetiminin bu duruma göz yumduğunu hatta arka çıktığını ekledi. Toplantının sonunda ise Ankara’daki İşçi Cephesi okuyucuları olarak önümüzdeki ay bir başka etkinlikte biraya gelmek üzere sözleştik.

Yorumlar kapalıdır.