Ankara’da İşçi Cephesi okurları buluştu

179

Ankara’daki İşçi Cephesi okurları olarak 16 Ocak günü bir araya geldik. Bu ay buluşmamızda memur, işçi ve öğrencilerin yanı sıra İstanbul’dan gelen iki İC yazarı da vardı. Etkinliğimizde Beynelmilel filmini izledik, darbecilerden ne kadar hesap sorulduğunu tartıştık ve Tunus’ta patlak veren ayaklanmayı sorguladık.

İzleyenlerin hatırlayacağı gibi, Beynelmilel küçük bir Anadolu kasabasında darbenin gündelik hayata nasıl yansıdığını eğlenceli bir dille anlatan bir filmdir. Her ne kadar yasakların ve zorunlulukların getirdiği saçmalıklarla yüz güldürse de sonunda asıl kahramanların sorgusuz sualsiz asker tarafından öldürülmesiyle ağlatıyor. Film, yaptığımız tartışmalarda Tayyip Erdoğan’ın referandumda sıkça iddia ettiği “geçmişle yüzleşmek, darbecilerden hesap sormak” propagandasını aklımıza getirdi.

Hatırlayacağımız gibi başbakan referandumda evet çıktığı takdirde 1980 darbesinin darbecilerinin yargılanacağını açıklamıştı. Referandumdan evet çıkmasına rağmen bu ne kadar gerçekleştirildi, bunun gerçekleştirilmesi için neler yapıldı diye sorduğumuzda cevabın koskocaman bir sıfır olduğu kanaatine vardık. “Peki, yargılansalar ne olacak?” dedik ve yüzümüzü Arjantin’e çevirdik. Çünkü orada 1976 yılında askeri bir darbe gerçekleşmişti ve 22 Aralık’ta, 1976-1981 yıllarında başında olduğu askeri cunta ile insanlık suçu işleyen Jorge Rafael Videla, Arjantin yasalarınca ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Peki, bu yargılama ne kadar geçmişle hesaplaşmaktır, ne kadar demokratik bir adımdır? Bizler, bir kişinin yargılanmasının geçmişle yüzleşme olmadığı, olsa olsa demokratikleşme yolunda(!) bir parmak bal olduğu görüşüne vardık. Türkiye’de de işçi karşıtı, neoliberal politikaları uygulamada tüm engelleri kaldırmış ve elinden geleni ardına koymayan bir yönetim varken darbeci diktatör Kenan Evren’in yargılanmasının Türkiye’deki demokrasi ve sınıf mücadelesi bakımından bir kazanım olmadığını düşündük.

Son olarak, etkinliğimiz yaptığımız gün Tunus’ta halk ayaklanmasının ilk günlerine denk gelmişti. Emekçilerin iş ve özgürlük ortak talebinde buluşan halkın ayaklanmasının çok önemli ve yakından takip edilmesi gereken bir hareket olduğu görüşüne vardık. Fakat halkı yönlendirebilecek devrimci önder partinin yokluğundan da bahsettik.

Yoğun tartışmalarla gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizi, görüşmelerimizi paylaşmak için önümüzdeki ay tekrar bir araya gelmek üzere bitirdik.

Yorumlar kapalıdır.