TÜSİAD-Erdoğan ilişkilerinde bahar mevsimi ve “Sermaye taraflara bölünmedi”

83

Başbakan Erdoğan dört yıl sonra TÜSİAD Genel Kurulu’na Onur Konuğu sıfatı ile katıldı ve yaptığı konuşma sonucu alkışlar ile uğurlandı. TÜSİAD’ın 41. Genel Kurulu, hem TÜSİAD-AKP gerginliğine dair ortaya atılan tezleri yanlışlarken, hem de 2011 seçimlerine dair AKP’nin programı ve TÜSİAD’ın taleplerinin belirginleşmesi açısından kritik bir öneme sahipti.

Erdoğan programını açıkladı

Konuşmasının başında sekiz yıllık hükümeti boyunca TÜSİAD burjuvazisine yaptığı hizmetlerden ve bu hizmetlerin karşısında TÜSİAD’ın duyduğu memnuniyetten bahseden Erdoğan, kendi sunumunu desteklemesi için TÜSİAD verilerine dayandı. Öncelikle, ekonomideki TÜSİAD lehine olan gelişmelere vurgu yapan Erdoğan, Ümit Boyner’in konuşmasına göndermeler yaparak devletin yapısal dönüşümünün TÜSİAD’ın beklentileri doğrultusunda geçtiğini açıkladı. Bunun dışında ise, TÜSAİD’ın CEO’ları arasında yapılmış bir anketin sonuçlarına dayanarak, TÜSAD’ın AKP’ye duyduğu güveni nasıl ifade ettiğini vurguladı. Erdoğan’ın en çok konuşulan verisi ise son dönemde öğrencilere yönelik baskıları yüzde yetmiş üç oranında onaylayan anket sonucu idi.

Konuşmasının en can alıcı kısmında Erdoğan seçim sonrası programından bahsetti. Öncelikle TÜSİAD’ın da rahatsızlığını dile getirdiği yargı sorununa ilişkin, devletin yeniden yapılandırılması adına yeni adımlar atacağının garantisini verdi ve yeni anayasanın hazırlık sürecinde herkesi (siz sadece “patronları” diye okuyun. Çünkü başbakan patronların toplantısında yoksulları “herkes”ten saymıyor) sürece dâhil edeceğini açıkladı. Mali anlamda ise vergi afları ve maaş zamları gibi konularda ne kadar da dikkatli davrandıklarını (Torba Yasa vb. ile emekçilere yaptığı saldırılardan bahsediyor) söylerken gelecekte bu tavrı derinleştireceklerini de belirtti. Mali disiplinden asla taviz vermeyeceğiz. Para politikalarının yürütülmesine destek olunacak, ekonomik dengenin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz” diyerek ekonomi programını özetledi. Konuşmasının sonunda da, muhalefet partilerinin bu programı hayata geçirebilecek bir güce ve kararlılığa sahip olmadıklarını vurgulayarak, AKP’nin TÜSİAD’ın da partisi olduğunu hatırlattı.

TÜSİAD’dan yeni anayasa hazırlığı

Erdoğan’ın konuşmasını büyük bir olumlulukla dinleyen “İstanbul burjuvazisi”, yeni bir anayasa hazırlığına dair 25 akademisyenden oluşan bir heyet oluşturduklarını ve 22 Mart tarihinde raporlarını sunacaklarını açıkladı. Sonrasında ise, çeşitli farklı patronlar tarafından AKP’den seçim döneminde de siyasi istikrara özen göstermesi talebinde bulunuldu. Bunun için yaşanan “içki” ve “heykel” polemiklerine atfen uyarılar dile getirildi.

Toplantı ertesi gün çeşitli gazetelerin köşe yazarları tarafından “baldan tatlı bir toplantı” olarak nitelenecekti.

TÜSİAD toplantısından bizlerin çıkarması gereken sonuç şu: AKP elde ettiği devlet aygıtının nimetlerinden kimi TÜSİAD’a yakın olmayan sermaye çevrelerini faydalandırmakta, dahası kendisine doğrudan cephe alan bir sermaye grubunu da cezalandırmaya girişebilmektedir. AKP’nin TÜSİAD ile arasında yaşanan ve yaşanmakta olan çatışmaların temelini bunlar oluşturmaktadır. Ancak bu çatışmalar her ne kadar TÜSİAD’ı sürekli olarak AKP’ye uyarılar göndermek ve onun bir alternatifini arayarak AKP’yi denge konumuna sürüklemek zorunda bıraksa da; AKP’nin devleti burjuvazi lehine yeniden yapılandırma girişimleri, yüksek oy potansiyeli ile kitleleri düzen içi kanallarda tutması ve sağladığı siyasi istikrar ile işçi düşmanı yasaları bir bir hayata geçirişi ile, AKP TÜSİAD için “baldan tatlı” bir hükümet partisi olmaktadır.

Yorumlar kapalıdır.