Seçimlerin ardından, yeni bir mücadele dönemi

27

12 Haziran genel seçimine AKP ile Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun başarısı damgasını vurdu. Katılımın yüzde 87 gibi oldukça yüksek bir seviyede olduğu seçimde, 9 yıllık bir iktidar sürecinin ardından AKP, oyların yüzde 50’sini alarak önemli bir başarıya imza attı. Öte yandan, AKP bu seçimde oylarını artırmasına rağmen, milletvekili sayısı 341’den 326’ya düştü ve tek başına anayasa değişikliği yapabilmek için gerekli 330 milletvekili sayısına ulaşamadı.

Bu durum tam da patronların, finans çevrelerinin istediği bir tablo ortaya çıkardı. AKP’nin tek parti iktidarının sürmesi sayesinde, kârlarını her geçen yıl katlamalarını sağlayan ekonomik ‘istikrar’ın ve işçilere, emekçi halka dönük ekonomik saldırı programının ilerletilmesi bir dönem daha garanti altına alınmış oldu. Bununla birlikte patronların denetimsiz bir güç kazanmasını istemediği AKP’nin, parlamentoda anayasa değişikliği için mutlak bir çoğunluk elde edemeyişi, yeni bir anayasa çerçevesinde, düzen partileri arasında bir ‘siyasi uzlaşma’ ihtimali doğurdu.

AKP 9 yıldır iktidarda olmasına rağmen oylarını artırmayı ve her iki seçmenden birinin oyunu almayı nasıl başarabildi? Bunun için pek çok sebep sayılabilir fakat bize göre bunun temel nedeni, AKP iktidarı döneminde yaşanan kesintisiz ekonomik büyümede yatıyor. Ekonomik büyüme ve ‘istikrar’ süreci, işçi ve emekçi kesimlerin yoğun sömürüsü ve haklarının elinden alınması pahası yaşanmasına karşın, bu durum orta sınıflarda ve emekçi kesimlerde, yaşam düzeylerinin yükseleceğine dair beklenti yaratmayı sürdürmektir.

Bu noktada, dünya ekonomik krizinin bütün şiddetini Türkiye’de de hissettirdiği 2009 yerel seçim döneminde, AKP oylarının yüzde 38’e düştüğünü hatırda tutmak gerekiyor. Bu dönemin ardından, dünya çapında kamu kaynaklarının şirketlere hibe edilmesi, devasa miktarda para basımı (ABD) ve kemer sıkma politikaları (Avrupa) sayesinde dünya ekonomisinde yaşanan kısmi ve geçici ekonomik toparlanmanın Türkiye’ye yansıması ve ekonomik büyümenin devam etmesi, AKP’ye olan güvenin sürmesine ve oylarını artırmasına neden olmuştur.

Kılıçdaroğlu’nun ‘yeni CHP’si oy oranını ve milletvekili sayısını artırmasına karşın, ortaya koyduğu iddia ve yarattığı beklenti ölçüsünde, kitleler nezdinde henüz ciddi bir alternatif olamadığını göstermiş ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Bahçeli önderliğindeki MHP de, barajı geçme ‘başarısı’nı göstermesine karşın, iç sorunlardan azade değildir. Bu iki partinin önümüzdeki dönemde yaşayacağı iç tartışma süreci, bu süreçten çıkış biçimi ve yeni anayasanın yapım sürecine karşı alacakları tavırların belirleyici politik önemleri olacaktır.

Seçimlerin bir diğer galibiyse Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’dur. Yüzde 10 seçim barajına, bütün engellemelere ve yasaklamalara karşın, 36 milletvekili çıkarmayı başararak Blok, Kürt halkının mecliste daha güçlü bir şekilde temsilini sağlayacağı gibi, sosyalistlerin de mecliste yer bulmasına imkan verecek. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde, politik sürecin muhtevası düşünüldüğünde, Blok milletvekillerine hayati önemde sorumluluklar düşecek.

Seçimlerin ardından önümüze yeni bir mücadele dönemi açılıyor. Yeni anayasa süreciyle, baskı ve şiddet rejiminin demokratik kırıntılarla vaftiz edilerek kutsanmaya hazırlanıldığı, emekçi kesimlere dönük ekonomik karşıdevrim sürecinin ilerletileceği bir dönemin arifesindeyiz. Bu dönemde, aldığı yüzde 50 oy oranı ve güvenoyuna rağmen AKP’nin işi ise, sanıldığı kadar kolay olmayacak. Dünya ekonomik krizinin yeni dalgalarının kapıda olduğu ve kırılgan Türkiye ekonomisini de girdabına alacağı, Ortadoğu ve Güney Avrupa’da devrimci süreçlerin ve kitlesel mücadelelerin yükseldiği, Kürt halkının ulusal hakları için seferberliklerinin rejimin meşruiyetini giderek sarstığı bir dönemde, AKP’nin ajandasındaki programı uygulaması pek çok engelle karşılaşabilir. Egemen sınıfların AKP önderliğinde gerçekleştirmeye hazırlandığı yeni saldırı programına karşı, işçi sınıfı önderliğinde ezilen ve sömürülen kesimlerin direniş hattının inşası, önümüzdeki dönemin de başlıca görevini oluşturuyor.

Yorumlar kapalıdır.