Savunmaya Özgürlük Platformu’na destek deklarasyonu

73

Egemenlik yetkilerini tek elde toplama arzusu iyice ortaya çıkmış olan iktidar, bilindiği gibi 38 meslektaşımızı hiçbir hukuki temele oturtulamaz sudan sebeplerle ve gerekçesiz olarak esir almıştır. Burada bahsi geçen “esir” kavramı bir dil sürçmesi değildir ve durumu tam olarak ifade ettiği için bilinçli kullanılmıştır. İktidarın, erki ele aldığı ilk günden bu güne artan bir şiddette, toplumsal muhalefeti sindirme amacındadır. Bu açıkça görülmektedir ve iktidarın bu noktada başvurduğu en güçlü silah yargı erkidir.

Meslektaşlarımızın tutuklanması ve son olarak gazetecilerin gözaltına alınmaları kontrolsüz bir gücün esiri olan iktidarın baskısının kanıtıdır. Meslektaşlarımızın tutuklanması, iktidarın gücü kullanma gücünde hiçbir frenin kalmadığının açık bir göstergesidir. Bu bağlamda adalet kavramı tam anlamıyla iğfal edilmiş ve adalet kavramını iğfal edenlerin masum kabul edildiği ters bir düzene gelinmiştir.

Bu süreçte tek derdi ve yegâne amacı bürokratik elit nitelikteki iktidarını korumak ve kollamak olan İstanbul Barosu Yönetimi, kendi ideolojik kör gözü ile statik yapının muhafazası hususunda TSK’dan boşaltılan koltuğu doldurmaya aday olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul Barosu Yönetimi’nin mesleğe açık saldırı karşısındaki tavrı kabul edilebilir değildir.

Kendini rejimin yılmaz neferi olarak gören Baro Yönetimi Savunmaya Özgürlük Platformu’nun bildirisinde de belirtildiği gibi mesleğe saldırı söz konusu olunca derin bir sessizliğe gömülmektedir. Bu noktadaki baskıları savuşturmak için de dava dilekçesinden bozma basın açıklaması yayınlamak dışında bir fonksiyon üstlenemeyecek kadar silik kalmıştır.

İstanbul Barosu Yönetimi’nin bu kabul edilemez tavrı meslek örgütümüzün onurlu geçmişinin kara bir lekesi olarak tarihe yazılmıştır. İstanbul Barosu Yönetimi, mensuplarının pervasızca gözaltına alınmasına tepki koyması halinde kendi bürokratik elit imtiyazlarını yitirme korkusundaysa, Baro Genel Kurulunu derhal toplamalıdır. İstanbul Barosunun onurlu mensupları arkadaşlarına sahip çıkacaktır.

Bu noktada mesleğin onuruna ve varlık sebebine saygı duyan tüm meslektaşlarımız gibi baro yönetimini kınamak bir kenara uyarıyor, baronun varlık sebebini ve Avukatlık Kanunu bir kez daha hatırlatıyor ve Savunmaya Özgürlük Platformunun Bildirisini her koşul ve şekilde desteklediğimizi açıklıyoruz.

HUKUK BÜROSU ÇALIŞANLARI DAYANIŞMA AĞI

AVUKAT SENDİKASI GİRİŞİMİ

Yorumlar kapalıdır.