Reyhanlı katliamı derhal aydınlatılsın!

166

11 Mayıs Günü Hatay Reyhanlı’da gerçekleşen bombalı saldırılar sonucu onlarca sivil yaşamını yitirdi. Katliamın failleri henüz netliğe kavuşmuş değil. Ancak bunun bir önemi olmaksızın sivillere yönelik ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika işçi sınıfının birlik ve bütünlüğünü bozmaya, halkları birbirine kışkırtmaya yönelik böylesi bir saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Yapılan saldırının karşısında Reyhanlı halkının yanındayız.

AKP sorumluluktan kaçamaz!

Faili kim olursa olsun, bu kanlı saldırının Türkiye açısından ilk sonucu AKP’nin basın üzerine uyguladığı tüm sansürlere rağmen ciddî bir tepki ile karşılaşması oldu. Saldırı sonrasında AKP gücünün ve inandırıcılığının sorgulanabilir hale geldiğini görmüş oldu.

AKP hükümeti, böylesine tehlikeli bir bölgede bu tip bir saldırının önünü alacak herhangi bir önlemi hiçbir şekilde almayarak saldırının sorumluluğunu üstlenmiş bulunmaktadır. Saldırı sonrasında basına yayın yasağı konulması da hükümetin suçluluğunu açıkça gözler önüne sermektedir.

AKP’nin saldırının hemen akabinde Acilciler olarak bilinen THKP/C’yi sorumlu tutarak operasyonlara başlaması da hükümetin acizliğini ve hedef şaşırtma çabasını ortaya koymaktadır. Zira, saldırının hemen ardından bu kadar hızlı bir operasyon yapılabiliyorsa vakitli önlemlerin de yapılabileceği aşikârdır.

Saldırı gününün öncesine, geçmişe baktığımızda da görebiliriz ki, saldırının zemini hazırlayan da AKP’dir. Emperyalizmle eşgüdüm halinde, “bölgesel güç” olma politikalarının bir sonucu olarak, Suriye devrimini manipüle etmeye, onu kendi kontrolü altına almaya çalışan AKP, bölge halkları arasında düşmanlık tohumları ekmiş ve Reyhanlı faciasına zemin hazırlamıştır.

Öte yandan, 2011 yılından beri Esad’a karşı mücadele veren kitleler 70 bin civarında can yitirdiler. Savaşın kanlılığı ile Esad diktatörlüğünün geçmişteki zulmü halkın diktatörlüğe karşı verdiği savaşın haklılığını göstermektedir.

Ülkedeki tüm zenginliği kendi ailesi etrafında toplayıp bugüne değin emperyalizmin güvenilir bir müttefiki olan Esad rejimi, tarihte yıkılmayı en çok hak etmiş rejimlerden biri olarak karşımızda duruyor. Buna karşı seferber olan Suriye halkı ise, içlerindeki kimi emperyalizm yanlısı, ya da İslamcı önderliklerden bağımsız olarak böylesi kanlı bir eylemin sorumlusu olamazlar.

Emperyalizm yanlısı uzlaşmacı kimi gerici organizasyonların hiçbiri ne Esad’a karşı mücadele eden onurlu kitleleri kirletebilir, ne de Esad’a karşı mücadeleye gölge düşürebilir.

Saldırının Reyhanlı halkına ve hepimize yaşattığı acı kaybın yanında bir diğer önemli olumsuz sonucu da Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki kitle seferberliklerinin ve işçi sınıfının birliğinin önünde bir zorluk oluşturmasıdır. Türkiye’de yaşanan Suriyeli göçmenlere saldırı eylemleri ve Esad destekçisi söylemlerin güçlenmesi de, tüm bölge halkları için tehdit edici bir unsur olmaktadır.

Böylesi ciddî sonuçları olan katliamın derhal aydınlatılması gerekmektedir. Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı emekçiler ve halklar arasında dayanışma bağlarını zayıflatmaya dönük böyle bir saldırının faili meçhul kalması kabul edilemez. Bugüne kadar yaptıkları ile katliamın önünü açan AKP, eğer katliamı şeffafça aydınlatmazsa, katliamın tüm sonuçlarını da üstlenmiş olacaktır.

Katliam derhâl aydınlatılsın! Sorumluları yargılansın!

Yaşasın Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye halklarının birleşik mücadelesi!

Yorumlar kapalıdır.