Tekstil – Mutfakta isyan

60

Merhaba İşçi Cephesi okurları. Bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Daha önceleri iki ortaklı olan atölyede 30 civarında işçi çalışıyordu. Yemeğimizi ve çayımızı yapan bir aşçı vardı. Patronlar ayrılınca çalışan sayısı 20’ye indi. Bu durumda patron aşçıya ihtiyaç olmadığına karar vererek, yemeği dışarıdan tabldot usulü bir yemek firmasından almaya başladı ve aşçı kadını da işten çıkarttı. Patrona göre artık aşçıya ihtiyaç yoktu.

Lakin durum pek de öyle değil. Çay yapılması lazım. Çay işi de sıraya kondu. Burada da cinsiyetçi ayrım var tabii ki, sadece kadın arkadaşlar bu iş için görevlendirildi ve sırayla çay yapmaya başladılar. Sırası ile bu bir süre devam etti ama sıkıntılar da var. Mırıldanmalar başladı çünkü bazı kadın arkadaşlar bu işe pek gönüllü değildi. Derken bir kadın arkadaş isyan ederek banta geldi, “Ne oldu?”, diye sorduğumuzda, “Ben arkadaşlarıma çay yapmaktan şikayetçi değilim ama kimseye kahvaltı hazırlayamam.”, diyerek şikayetini dile getirdi.

Benim bilmediğim bir şeydi bu. Meğer çay sırası olan kadın arkadaşlar aynı zamanda patrona, patronun kardeşine ve yeğenine her gün kahvaltı hazırlıyormuş. Sucuklu yumurtalar, çeşitli kızartmalar falan yapılıyormuş. Bunları da kadın arkadaşlar yapıyormuş. Ve sonunda isyan eden kadın arkadaş, “Ben size kahvaltı hazırlamak zorunda değilim.”, deyiverdi. Bu duruma sinirlenen patronun kardeşi, “Mecbursun, herkes kahvaltıyı hazırlıyor sen de hazırlayacaksın”, diyerek kadın arkadaşa yüklendi ama kadın arkadaş kesinlikle yapmamaya karalıydı ve yapmadı, ben mecbur değilim, diyerek son noktayı koydu, isterseniz işten çıkartın, diyerek de resti çekti. Ama diğer kadınlar bu isyanı hiç de hoş karşılamadı, iki yumurta kırmak eline mi yapışır, diyerek arkadaşlarının arkasından konuştular. Ne yazık ki hakkımızı aramadığımız gibi arayana da kızıyoruz. Bu da bilinçsizliğin en iyi örneklerinden. Koyun gibi her şeye ses çıkartmadan evet dersek çok eziliriz. Koyun değil işçiyiz bunu bir anlayabilsek çözüm orada başlayacak.

Yorumlar kapalıdır.