Metal işçisi grev istiyor

27

Birleşik Metal-İş üyesi işçiler MESS’in dayattığı ve Türk Metal’in imzaladığı sözleşmeyi protesto etmek için Gebze’de coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Mitinge, işçilerin düşük ücret ve üç yıllık sözleşme dayatmasına karşı yoğun öfkesi ve işçi tabanının grev kararlılığı, ısrarı damgasını vurdu.

İşçiler saat 11’de Trafo Kavşağı’nda bir araya gelmeye başladılar. Sendikanın Gebze, İzmit, İstanbul 1 ve 2 No’lu Şubeleri mitinge katılırken, her fabrika kendi pankartıyla kortej oluşturdu. Isuzu, Anadolu Motor, ABB, Remas, Kroman, Bosal, Paksan, Ejot Tezmak kortejleri, katılım oranlarının yüksekliği ve enerjisiyle ilgi çekiciydi. İşçiler toplanma noktasından başlayarak MESS ve ihanet sözleşmesine imza atan Türk Metal’e yönelik sloganları yükseltmeye başladı.

Saat 12’de kortejler halinde Cumhuriyet Meydanı’na yüründü. Yürüyüş boyunca, “Metal işçisi köle değildir”, “İhanete teslim olmayacağız”, “MESS MESS şaşırma sabrımızı taşırma”, “Metal işçisi direnişin simgesi”, “İşgal, grev, direniş” sloganları atılırken işçiler birbirlerine grev sloganlarını alana saklamaları ve miting alanına kadar enerjilerini korumaları doğrultusunda şakayla karışık uyarılarda bulunuyor, buna karşın “Metal işçisi grev istiyor”, “Yolumuz direniş hedef grev” sloganları kendine hatırı sayılır yer buluyordu.

Miting, sendika üyesi bir grup işçinin müzik dinletisiyle başladı. İlk sözü DİSK Genel Başkanı Kani Beko aldı. İşçileri selamlayan Beko, konfederasyonun yürüttüğü asgari ücret kampanyasından bahsetti. “Asgari ücret 1800 net” sloganı birlikte atıldı. Ardından beklenen konuşma için kürsüye Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu geldi. Serdaroğlu konuşmasına bilinen şairene üslubuyla metal işçileri, mücadelesi ve sendikaya yönelik övgülerle başladı. MESS ve Türk Metal’e yönelik teşhirlerde bulundu. Bununla birlikte Serdaroğlu’ndan TİS sürecine sendikanın müdahalesine yönelik somut tek bir söz işitilmedi. Serdaroğlu’nun konuşması defalarca kez işçilerin, “Metal işçisi grev istiyor”, “Başkan bizi greve götür”, “Grev desene grev desene” sloganlarıyla kesildi. Serdaroğlu bu nedenle konuşmasının önemli bir bölümünü işçilere ulaştıramadı. Sloganların hızla alana yayılması ve uğultunun yüksekliği nedeniyle yapmak zorunda kaldığı, “onun da sırası gelecek, kurullar ne karar verirse onu yapacağız” açıklamaları ise alanı tatmin etmedi. Sloganlar coşkuyla ve yaygınlaşarak sürdü. Konuşmaların ardından miting sonlandırıldığında dağılan ve şehir merkezinde yürümeye başlayan işçi gruplarından bile “grev” sesleri gelmeye devam ediyordu.

Yürüyüş boyunca sohbet ettiğimiz Küçükköy’de kurulu Ejot Tezmak işçileri %9,78 zam oranının kabul edilemez olduğunu, üç yıllık sözleşmenin bilinçli işçilere kabul ettirilemeyeceğini ifade ettiler. MESS’in gücü ve dayatmalarına karşın metal işçisinin halen dağınık olduğunu birliğini tesis ettiği, ekonomik, sendikal bilincini arttırdığı ölçüde yaşamını patronlarının saldırılarından koruyabileceğini söylediler. Yürüyüş sırasında görüşlerini aldığımız her işçi, grevin artık bir zorunluluk olduğunu sendika tabanında büyük bir grev basıncı oluştuğunu vurgulayarak, sendikanın aksi bir yönelim göstermesinin kolay olmayacağına dikkat çektiler.

Yorumlar kapalıdır.