Yunanistan’da referandum: Enternasyonalist Komünistler Örgütü-OKDE’nin “Hayır” bildirisi

136

Alacaklı tefeciler IMF ve AB’nin şantajı, SYRIZA’yı söz konusu ‘görüşmeleri’ geçici olarak durdurmaya ve insanlık dışı tedbirleri reddetmeleri için halka başvurmaya itti. Alacaklılar son zamanlarda hükümetin sürekli olarak ödün vermesinden cesaretleniyor ve Yunan halkına yeni, rezil bir anlaşmayı dayatmaya çalışıyordu. Tedbirlerin birkaçı şunlardı; büyük bir faiz dışı bütçe fazlası, ücretler ve emekli maaşlarında kesinti, geniş kitlelerce tüketilen mallardaki vergilerin anlamsız şekilde artırılması, işçilerin ve halka ait kesimlerin vergi muafiyetinin lağvedilmesi, acımasız vergi drenajı ve emeklilik yaşında kabul edilemeyecek artırımlar ve Yunan halkı ve ekonomisini sadece faciaya sürükleyecek çok daha fazlası… Ve üstüne üstlük Yunan halkını küçük düşürüp sömürgeleştirircesine, gün be gün daha ağır kriterler dayatıyor, ültimatom veriyor, halkın milli egemenliğini ayaklar altına alıyorlar…

Şantaj yapıyorlar. Tehdit ediyorlar. Kışkırtıyorlar. Yunan halkını korkutmak ve ezmek istiyorlar, bizi küçük düşürmek ve dizlerimizin üstüne çöktürmek için halkın 25 Ocak Zaferi’ni örtmeye saklamaya çalışıyorlar. Böylelikle çabaları, “kendi adamlarını” yani tehdit altında ve tüm Avrupa’da dağılmakta olan kemer sıkma yanlısı güçleri kurtarabilmek.

Bunca zamandır Avrupa Bölgesi’nin şantajcıları ve IMF’nin yanında kemer sıkma rejiminin olabildiğince korunmasını isteyen büyük sermaye ve karaborsa sermayedarları, yani yerelde “Beşinci Kol” faaliyeti yürüten güçler vardı. Yalan ve aldatma üzerine kurulu yaygın basın, ND, PASOK ve Potami partileri; tehdit ve şantajda bulunan Avrupa emperyalistlerinin onlara zaten uyan politikalarıyla, acınası ve yıkıcı politik var oluşlarını kurtarabilirlerdi.

SYRIZA hükümetinin verdiği ödünler; kemer sıkma yanlısı yerel partilerin “kara bloğunun”, “Avrupa’da kalalım” seferberliklerinin, alacaklılar/tefeciler, Merkel-Schauble, Hollande, Juncker ve IMF çetesi tarafından talep edilen işçi ve halk karşıtı önlemleri –eğer iktidara dönerlerse– uygulamaya hazır oldukları mesajı gönderen işbirlikçilerin küstahlığını artırdı.

Şimdi referandumun ilanı sonrasında, politik açıdan almış oldukları darbeye rağmen, korku yayarak ve Yunan halkını ATM’ler, avro, drahmi ve bir sürü başka felaket tellallığıyla terörize ederej yaygara koparıyorlar. Neyden korkuyorlar ki? Halbuki iddialarına göre Yunan halkının çoğunluğu Avrupa Birliği ve avrodan yana olduğunu, hatta Yunanistan’ın Avro bölgesinde kalmasını oyladıklarını söylüyorlar. Neden oylamaları, referandumu ve Yunan halkının herhangi bir müdahalesini bir anayasal sapma olarak görüyorlar? Üstelik yıllardır sistematik bir şekilde baskı yapan, beyin yıkayan büyük medyayı kontrol ediyorlar.

27 Haziran Cumartesi günü Çipras’ın yaptığı dramatik referandum ilanı, ne onun ne de hükümetin sorumluluğunu azaltmıyor. Aksine referendum SYRIZA’nın stratejisinin başarısızlığının bir itirafı niteliğinde. “Ne olursa olsun Avro bölgesinde kalalım” taktiğiyle tek başardıkları, alacaklıların ellerini kuvvetlendirmek oldu. Utanç verici 20 Şubat Anlaşmasıyla, ödün vermeye ve pazarlıklara devam ederek neredeyse borç verenlere teslim oldular. Hükümet, taksitleri ödeyerek, işçilere ve halka ait olan milyarlarca avroyu alacaklılara vererek (2015’in başından beri neredeyse 7,5 milyar avro) ekonomiyi tüketti ve sosyal hizmetleri daha da geriletti. Toplu sözleşmeleri ve asgari ücreti 2010 öncesine getirmemeyi kararlaştırarak, Yunan halkına söz verdikleri –dolayısıyla çaldıkları oyları- seçim bildirgelerini ve vasat “Selanik programını” bile ihlal ettiler. Kapalı kapılar ardında tartışarak yapacakları ‘anlaşma’yı anlatarak haftalarca yalan söyleyerek Yunan halkına güvence verip insanları aldatmaya çalıştılar. En sonunda ise kendi 50 sayfalık tekliflerinin içinde ağır dayatmacı tedbirler vardı…

5 Temmuz referandumunda Yunan toplumunu ve ekonomisini yıkıma götürecek olan alacaklı teklifi şüphesiz kınanmalı ve ifşa edilmeli. Ancak hükümetin planı da dâhil olmak üzere bütün planlar da reddedilmeli. Teklifle işçilere ve halka çok ağır koşullar dayatılıyor, tamamen mücadeleye ve 25 Ocak’ta oy veren Yunan halkının iradesine karşı bir tutum alınmak isteniyor. Kemer sıkma destekçilerinin “Beşinci Kol”u da ayrıca kınanmalı.

Ayrıca, Avro bölgesi ve Avrupa Birliği çerçevesinde aranacak tüm çözümleri de reddetmeliyiz. Emperyalist ve ırkçı AB kınanmalı. Bir kez daha yenebiliriz onları! İşçi sınıfının ve halkın hakları için, 25 Ocak zaferini kutlamak ve büyütmek için, her yerde mücadele! Memorandumlar tamamen sökülüp atılmalı!

-Tüm özelleştirmeler iptal edilsin! İşçilerin kontrolünde kamulaştırma (bankalar, vs.) İşçilere ve halka bindirilen ağır vergiler zengine ve sermayeye ağır vergiler konularak kaldırılsın! İşten çıkarmalar yasaklansın, işten çıkarılanlara işleri iade edilsin! Dayatmalarla eritilen maaş ve emekli maaşlarına zam yapılsın! Derhal asgari ücret ve toplu sözleşmeler iade edilsin! Olağanüstü hal dayatmaları geri çekilsin!

-Borç ödemeyi durdurun! Borçlar iptal edilsin. Kaynaklar ihtiyaçlar (hastane, okul, sosyal hizmetler, şehir yatırımı, vs.) için kullanılsın. Pazarlıklara hayır, anlaşmalara hayır! AB ve Avro Bölgesi’nden derhal çıkılsın!

Referanduma yaklaşırken; işçiler, işsizler, yoksul kesimler ve gençlik ileriye doğru büyük adımlar atmalı. Mücadeleye aktif olarak katılmalı, kendi davalarını kendileri savunmalı. ALACAKLILARIN “TEKLİFİNE” HAYIR! HÜKÜMETİN TEKLİFİNE HAYIR! Bu “HAYIR” her yerde, ülkenin her köşesinde yankılanmalı –ve yoğun bir şekilde empoze edilmeli. Gelişmelere, SYRIZA ve önderliğinin zayıf ve korkak ellerindeki çıkışa güvenmemeliyiz!

Her yerde işçi ve halk komiteleri/meclisleri ağları kurmalıyız! Mahallelerde, işyerlerinde, okullarda ve üniversite fakültelerinde ilerideki çatışma için organize olmalıyız!

İster yerel ister uluslararası kemer sıkma yanlısı güçlerin propagandalarıyla yaymaya çalıştıkları korkuyu püskürtelim! Kemer sıkma yanlısı güçlerin bütün saldırılarını durduracağız! Borç verenleri, kemer sıkma yanlısı güçleri kati olarak yenmek için, Çipras ve SYRIZA’nın anlaşma pazarlığını durdurmak için –gerçek bir umut yaratmak için, haklarımızı her yere dayatacak, İşçi Hükümeti!

KAZANANA KADAR – HER YERDE MÜCADELE!

OKDE, 27 Haziran 2015

Yorumlar kapalıdır.