21. yüzyıl dünya ve Türkiyesi: Saraylar, katliamlar, yolsuzluklar, yoksulluk ve mülteci dalgası! Kapitalizm çürümüştür: Çözüm işçi iktidarı! Başlangıç için güçlü bir 1 Mayıs!

168
Haziran ayaklanmasından bir kare.
Haziran ayaklanmasından bir kare.

Doğrudan bizimle ilgisi olmayan hiçbir şeyi umursamayıp ilgilenmesek dahi olan bitenler bizimle ilgileniyor.

Uzay çağı olacak diye servis edilen 21. yüzyıl, öncekilerine rahmet okutur şekilde insanlığa ev sahipliği yapıyor. Görülmemiş düzeyde bir sömürü ile karşı karşıyayız.

Kiralık işçilik yasası ve kıdem tazminatı gaspı yoldayken, işçi düşmanı iktidar bununla da yetinmiyor. Patronlar tarafından yemek ve yolun bir ihtiyaç olarak karşılanmasının sonlanmasının istendiğini, son dönemlerdeki iş deneyimlerimizden anlıyoruz. Mesai ücretinin kaldırılması ve bir günlük çalışma limitinin olabildiği kadar uzaması isteniyor/uygulanıyor. Kimse emekli olmasın, sosyal güvence kalmasın isteniyor.

Sarayın ve hükümetin gücünün kaynağı gericiliklerindeki kararlılık değil, işçi düşmanı politikalarındaki kararlılık olmayı sürdürüyor.

Tüm güçleri güçsüzlüğümüzden geliyor

Tüm bunlar olurken Saray ve hükümet de arzu ettikleri şekilde yönetemiyor. Kendi şakşakçıları dahi kavgaya tutuşuyor. Cumhurbaşkanı, başbakanı sıkça azarlıyor. Maceracı dış politika dışarıda itibarı zedelerken içeride de kalıcı sorunlara yol açıyor.

Güçlü Türkiye laflarına rağmen öyle bir Türkiye düşünün ki, dış politikadaki tek gücü mülteciler kozu olsun. Bir saray düşünün ki, üniversiteye atayacak rektör yardımcısı bulamayıp, “okumuş kesimden hoşlanmadığını” söyleyen kimseleri bu makamlara getirip, sonrasında istifa ettirmek zorunda kalsın.

İşler yönetenler için de hiç iyi gitmiyor. Şanslı oldukları tek konu bizlerin örgütlü olmayışımız. Sarayın ve hükümetin maceracı dış politikasını sürdürebilmek, doğayı talan etmek ve Kürt şehirlerini Saraybosna’ya çevirebilmek için ellerindeki tek dayanak aslında bu. Bizim güçsüzlüğümüz.

Şansımızı örgütlenerek yaratalım! 1 Mayıs ile başlayalım!

Hayatını çalışarak sürdüren bizler için yaşamımızda şansa yer yok. Çalışırken iş cinayetlerinde ölmezsek sefalet koşullarında yaşıyoruz. Çalışamadığımızda, iş bulamadığımızda ise geleceğimizin belirsizliği hayatımızın üzerine bir karabasan gibi çöküyor. Tam da bu sebeple hükümetin saldırgan ve tehlikeli politikalarının son bulması için yaşamlarımızda işi şansa bırakamayız. Kendileri de azılı işçi düşmanları olan AB, ABD ve benzerlerinden medet umamayız.

İşçi Cephesi gazetesi.
İşçi Cephesi gazetesi.

Biz unutulduğunu sanabiliriz ancak Saray her fırsatta Gezi’yi anımsatarak seferberlik halindeki kitlelerden ne denli korktuğunu ortaya koyuyor. Biz bittiğini düşünebiliriz ancak Bursa’da mücadele eden metal işçilerine geri adım attırabilmek için Saray hala yağmacı politikalarını sürdürüyor. İş cinayetleri her geçen ay bir başka rekoru kırarken, Soma Kömür İşletmeleri’ne bağlı Yeni Çeltek Maden işçileri yerin 680 metre altında açlık grevine çıkıp mücadele ederek kazanmayı başardılar! Ciddi bir çevresel yıkıma doğru ilerlerken Artvin Cerrattepe’de direnenler işçi ve doğa düşmanlarına karşı ciddi bir zafer kazandılar.

Karşı karşıya olduğumuz tehlike çok büyük. Barbarlık koşullarında tek tek var olma mücadelesi veriyoruz. Ancak ayrı durmayı sürdürürsek hepimizi acı dolu bir gelecek bekliyor.

İşçi düşmanı politikalara karşı insanca bir yaşamdan yana olabilmek için, 1 Mayıs’ta alan tartışmaları yapmadan mümkün olan en geniş birliğimizi ve dayanışmamızı kurmalıyız.

 

  • Kiralık işçilik yasasına ve kıdem tazminatının gaspına hayır!
  • Taşerona son! Herkese güvenceli iş, işçi sınıfına sınırsız örgütlenme hakkı!
  • Başkanlık rejimine hayır! Hükümetin tüm muhalefeti ezmeye yönelik hazırladığı dokunulmazlıkların kaldırılması gibi her türden uygulamaya son verilsin!
  • Operasyonlar durdurulsun ve Kürt halkının tüm demokratik hakları tanınsın!
  • Maceracı dış politika sonlandırılsın!

Taleplerimizle bir araya gelirken bombaların patlamadığı, işçilerin işyerlerinde ölmediği ve çalışanların insanca bir yaşam sürdürebildiği koşullara ulaşmak için de bir işçi-emekçi hükümetine hazırlanmalıyız!

Yorumlar kapalıdır.