Tecavüzcüler neden korunuyor?

164

ensar-vakfi-erdoganEnsar Vakfı’nın Karaman’da öğrenciler için kiraladığı evlerde bir öğretmenin 9-10 yaşlarındaki 45 öğrenciye tecavüz haberi, ülke çapında yüzlerce çocuğa yönelik cinsel şiddet vakalarında önemli bir dönüm noktası oldu. Bu haber ile ortaya çıkmayan, dillendirilmeyen, sayısı tutulmayan onlarca taciz tecavüz vakası ortaya çıktı ve hükümet, devlet kurumları açıkça tecavüzcünün tarafını seçti.

Bilinen en son resmi sayı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2014’te 11 bin 98 çocuğun cinsel suçlara maruz kalma nedeniyle güvenlik birimlerinin kayıtlarına girmesi. 2015 ve 2016 yılları için kaç çocuğun cinsel şiddet mağduru olduğu bilinmiyor.

Ensar Vakfı’ndaki 45 çocuğa cinsel şiddet haberi gündeme düştüğünden beri medyadan hükümete, yargıdan kurumlara kadar her yerde çocuklar yerine, Ensar Vakfı’nı koruyan tutumlar beyan edildi. Cumhuriyet Savcılığı, Ensar Vakfı’nın evlerinde tecavüz edilen öğrencilerle ilgili sağlık raporlarının konulduğu dosya için gizlilik kararı verdi. Olayla ilgili haberlere yayın yasağı getirildi.

sema-ramazanoglu-kim-da7ff7808aba84f7eca6Olayın ortaya çıkmasından birkaç gün sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu 45 çocuğun tecavüzüne  “Bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz.” dedi ve  “Bu çocuklarla ilgili bakanlığımızın rehabilitasyon ve sosyal hizmet uzmanlarımız, psikologlarımız devreye girdi, aileler ziyaret edildi.” dedikten sonra 35 çocuğun ailesine 10 bin TL vererek şikâyetçi olmalarının engellendiği ortaya çıktı. AKP Muğla milletvekili Nihat Öztürk “Bu vakıf başarılı işler yapmaktadır. Bir hazımsızlık var, bunun da farkındayım. Biz inadına Ensar Vakfı’na destek olmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın buralarda dini eğitim almalarına biz destek vereceğiz” diyerek kuruma açık destek sundu.

Karaman’da bu evleri kiralayan vakfın sorumluluğu, denetlemesi gereken devletin sorumluluğu es geçilerek her şey “sapık bir öğretmen”e yüklendi. Kurum görevlileri durumdan haberdar mıydı? Çocukların daha önce kurum yetkililerine şikâyetleri olmuş muydu? Vakıf çalışanları durumu bilmelerine rağmen sessiz mi kalmışlardı? Vakfın diğer şubelerinde benzer olaylar yaşanmış mıydı? Bu sorular hiç sorulmadı.

Bu arada Çorum’da Ensar Vakfı Şube Başkanı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni 52 yaşındaki Zekai İşler’in 21 yaşındaki Ö.Y’ye tecavüz, Çorum İmam Hatip Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki kardeşi E.Y.’ye de cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla mahkemelere çıktığını da belirtelim.

Yargının bu gizlilik kararını çocukları korumak için verdiğini bir an varsayalım. Peki ya gazeteciler, medya ve hükümet kanadında çocuk tecavüzcüleri neden korunuyor, neden Vakıflar aklanmaya çalışılıyor?

Çünkü Ensaf Vakfı ve çevresinde kümelenmiş din eğitimi veren vakıflar, Aile Bakanlığı’nca dağıtılan ruhsatlarla her mahallede açılan “merdiven altı kuran kursları” aslında yıllardır izlenen bir stratejinin önemli sonuçları. Erdoğan ve AKP’nin 15 yıla gelen iktidarında dindar nesillerin inşası için çeşitli adımlar attılar. MEB’in 4+4+4 eğitim sisteminin hayata geçirilmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı ve Aile Bakanlığı’nda ortak yürütülen, dindar nesil yetiştirilmesi kapsamında ortak amaçları “Gençlerimizin ve çocuklarımızın ahlaklı, kültürlü bir nesil olarak yetiştirilmesine gönüllü hizmet” eden yüzlerce dernek, vakıf, tarikat evleri Hükümet tarafından desteklendi. Dindar nesil hedefi ile araziler, binalar iktidar yanında taraf tutan iş çevrelerince talan edilmeye başlanmıştı. Ensar Vakfı, hem Cemaate karşı aldığı tutum nedeni ile hem de Erdoğan’ın hedeflediği “dindar nesil” için Ağustos 2012’de Bakanlar Kurulu Kararı ile kamu yararına vakıf statüsüne alındı. Kadir Topbaş, Yeni Şafak Temsilcisi, Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’i, ABD Büyükelçisi, Emine Erdoğan vb. bu vakfın tüm etkinliklerine katıldı, kurucu oldu, milyon dolarlar bağışlandı. 17/25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu döneminde Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen Urla Villaları’nın yanı başındaki Hazine’ye ait 20 milyon liralık arsa, Ensar Vakfı’na verildi. İBB Başkanlığı yurt olarak kullanılmak üzere kiraladığı 9 binadan 4’ünü TÜRGEV’e, 2 tanesi Türkiye Gençlik Vakfı’na, birer tanesini de Ensar Vakfı, İstanbul Daru’l Fünun İlahiyat Vakfı ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na verdi.

Sonuç; 2016’da, İzmir’de 15 yaşındaki bir çocuk, Ordu’da dört kız öğrencisini din öğretmenlerince tecavüze uğradı. Ankara’da “Sizi hipnoz edeceğim” diyen “din öğretmeni” üç genç kadın öğrencisini taciz etti. İstanbul’da başka bir din öğretmeni tayt giyen öğrencilerine şehvet duyduğunu açıkladı. Şırnak’ta “İlmihal hocası” 14 yaşındaki erkek öğrencisine tecavüz etti. Mamak’ta “Ahlak öğretmeni” Özgecan’ın kendi istediği için tecavüze uğradığını beyan etti… Hepsinde cinsel saldırıya uğrayanların ortak özellikleri ise çocuk olmaları ve İktidar tarafından sistemli olarak teşvik edilen din eğitimine küçük yaşlarda başlamalarına ikna edilen bir eğitim sisteminin mağdurları… Böylesi bir durumda AKP İktidarının Ensar Vakfı ve yaşanan tecavüzleri araştırıp soruşturması beklenemezdi. İyi hâl, haksız tahrik indirimleriyle bir kılıfına uydurup tecavüzcüyü korumaktan vazgeçmeyen AKP’nin skandallarına bir yenisini daha eklenmiş oldu.

Bizler biliyoruz ki, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi diğer tüm Bakanlıklar ve yandaş medyanın rolü AKP’yle ilişkili bu kurumları sürdürmek, her türlü tacizin, tecavüzün üstünü kapatarak normal algısı yaratmaya çalışıp, kendisine ses çıkarmayan, kolun kırılıp yen içinde kaldığı çürümüş bir toplumdan nemalanmaktır. Bu yüzdendir ki, Aile Bakanı Sema Ramazanoğlu da tüm ensest vakalarına rağmen, “Önemli olan aile, kurum” diyebilmektedir. Onun için önemli olan ne şiddete uğrayan kadın, ne istismar edilen çocuktur, önemli olan içinde bulunduğu kokuşmuş partinin bireylerinin aklanması ve ailelerin içinde itaat eden kadın ve çocukların var olmasıdır. Tecavüzcü kurumları açıkça koruyan Bakan ve destekçileri de suçludur, derhal görevden alınmalıdır! Kirli ilişkileri ve göz yumduğu cinsel şiddet vakalarına rağmen Ensar Vakfı’nın yanında yer alan tüm medya, gazeteciler, milletvekilleri suça ortak olmakta ve tecavüzü teşvik etmektedirler.

Yorumlar kapalıdır.