‘Reza’lı zamanlar

17 Aralık operasyonlarıyla hayatımıza, hiç de rızamız olmadan girdi Reza Zerrab! Bakmayın siz hükümetin şimdi dediği gibi “alakamız yoktur” açıklamasına; o zaman önünde yatan, kol saati aldıran bakanlar; evinde para sayma makinesi olan bakan çocukları ve ayakkabı kutularında parası olan banka müdürü hep bu zat’a hayran ve şükrandı.

56dc2d3aae7849527c91fac6
Babek Zencani’ye idam cezası hükmü verildi.

Her şey AB ve ABD’nin, nükleer programı nedeniyle İran’a uyguladığı ambargoyla başladı. Dönemin İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın bu ambargoyu delmek için Zerrab ailesi ve Babek Zencani gibi iş adamlarına İran’ın yurt dışına sattığı petrolün parasını, İran’a aktarmak için anlaşmasıyla başladı. (Zerrab’a göre bu ekonomik cihatmış!!)

Zerrab ve Zencani Türkiye’de paravan şirketler kurdu. Bu paravan şirketler vasıtasıyla İran, piyasaya göre uygun fiyatta petrol satıp ödemeyi altın yoluyla alıyordu. Bu şirketler altını bozdurarak Halk Bankası’ndan İran Merkez Bankası’na yolluyordu. Bu yöntemle Reza Zerrab  ve ortağının altın bozdurma işlemi kayıt dışı olduğundan oldukça yüklü paralar kazandıkları biliniyor. Bu para akışının devam etmesi için birtakım hükümet üyeleri ile işbirliği tapelerde ortaya dökülmüştür. İran’dan petrol alan Hindistan da Halk Bankası vasıtasıyla İran Merkez Bankası’na ödeme yapmaya başlamıştı. Hükümet bu işi iyice ticarete döküyordu.

Yazarın diğer yazıları

Bu durum 2012-2015 yılları arasında devam etti; ta ki hem ABD’nin Zerrab’ın kurduğu şirketlere ambargo uygulaması sonucunda yurt dışından paravan şirketlerine aktarılan 2.5 milyar doları İran Merkez Bankası’na aktaramaması ve sonrasında paranın yok oluşu; hem de İran’da hükümetin değişmesi (Hasan Ruhani’nin gelmesi) ve İran’ın nükleer programını ABD’nin denetimine açarak ambargoyu kaldırması bu ilişkinin de sonunu getirdi.

İran Merkez Bankası
İran Merkez Bankası

Bu ilişki sonucunda İran’da Babek Zencani yakalandı. Zencani’ye İran’a ait olan 2.8 milyar doları geri vermezse idam edileceği söylendi. Zencani de bu karar üzerine parasının Reza Zerrab ve onun gibi kişilerde olduğunu söyledi. Hem İran tarafından hem de Zencani’ye bağlı mafya tarafından arandığı belli olan Zerrab, Erdoğan hükümetinden istediği desteği göremeyince soluğu ABD’de aldı. Zerrab’ın kefaletle serbest kalmayı redderek Amerikan yargısıyla işbirliği yoluna gideceği iddia edilmekte.

O zamana kadar Erdoğan hükümeti açısından kontrol altında olan bir konu tekrar sorun haline geliyor. Reza Zerrab’ın bu kirli para ilişkisini itiraf yoluna gitmesi ve onun Türkiye olan ilişkisi buradaki ilişkilerini tedirgin ediyor. Çünkü biliniyor ki, Zerrab konuşursa hükümetin dünyada zaten halihazırda zedelenmiş olan meşruiyeti iyice azalacak. Erdoğan hükümeti için zor günler ufukta görünüyor. “Reza Bey’le alakamız yok” türünden söylemlerde bulunup hükümet o dönemi aklamaya çalışsa da önümüzdeki günler 17-25 Aralık operasyonlarının uluslararası bir boyut kazanmasına yol açabilir.

Yorumlar kapalıdır.