İran halkı diktatörlüğe karşı ayakta!

İran’da 15 Kasım Cuma günü, hükümetin yüzde 300’lere varan akaryakıt zammının ardından, hâlihazırda rejimden ve kapitalist yıkım politikalarından hoşnutsuz olan kitleler pek çok şehirde sokaklara çıktı. Tahran, Kirmanşah, Hürremabad, Ahvaz, Şiraz, Yezd, Meşhed, İsfahan, Kerec, Tebriz, Behbehan, Kaimşehr, Kazrun, İslamşehr ve Şehriyan başta olmak üzere en az 100 kente yayılan gösterilere İran devleti yoğun bir baskı ve şiddet politikasıyla karşılık verse de emekçi halk sokakları terk etmiyor.

Geçen ay Tahran’da araç sahiplerinin kontak kapatmasıyla başlayan ufak çaplı gösteriler, son benzin zammıyla birlikte ülke geneline yayıldı. Gösteriler kapsamında 100’den fazla banka, kamu binası, benzin istasyonu ve dükkan ateşe verildi. Halk yolları kapatarak “Katil Hamaney. Hükmün sona erdi”, “Diktatöre ölüm” sloganlarını dile getiriyor. Aynı zamanda başkent Tahran ve Kürdistan bölgesine bağlı Marivan’da iki grev gerçekleşti. Özellikle sokağa inen gençler, sadece benzin fiyatlarını değil, yolsuzluk, işsizlik, kötü ekonomik gidişata kadar birçok sorunu protesto ediyor. Protestoların beşinci gününe gelindiğinde 200 civarında kişinin hayatını kaybettiği, 3000’den fazla kişinin yaralandığı bildiriliyor. Şu anda 1000’den fazla kişi ise gözaltında veya tutuklu durumda. Rejim gösterilerde ağır makineli tüfekler kullanarak kitlelere saldırmakta ve ülkede tüm internete erişim tamamen kısıtlanmış durumda.

Yolsuzluğa, işsizliğe ve baskıcı rejime karşı

İran’da halkın temel isyanı neoliberal molla rejimin yarattığı sefalet ve baskıcı hayat koşullarına yönelik. Ülkede bir yandan yolsuzluklar ile zenginleşen ayrıcalıklı bir azınlık, bir yandan da açlık ve baskı ile terbiye edilen milyonlar söz konusu. Yalnızca bu sene başında petrokimya ve otomotiv gibi sektörlerde yolsuzluğa karıştıkları gerekçesiyle en az 282 kişi tutuklanmış; 860 kişiye ise yurtdışına çıkış yasağı getirilmişti.

ABD’nin yaptırımları nedeniyle hâlihazırda açlık koşullarında yaşayan İran halkı bir de yüzde 40 enflasyon ile boğuşmakta. Haziran ayında Tahran’da kiralar bir yılda yüzde 100’den fazla arttı, gıda ürünlerinin fiyatları 3-4 katına çıktı. Ülke ekonomisinin bu yıl sonunda yüzde 9 oranında daralması bekleniyor. İranlı İşçiler Haber Ajansı’na (ILNA) göre, Ağustos ayında yüzlerce işçi maaş ve sosyal haklarını alamadıkları gerekçesiyle protestolar düzenlemişti. Ülkede işçi eylemleri sıkça gerçekleşiyor.

Protestolar sırasında ülkedeki su sorunu da ifade ediliyor. Halk, kuraklıkla nedeniyle yaşanan su kesintilerini protesto ediyor ve sık sık gösteriler düzenliyor. Özellikle isyan dalgasının başladığı Ahvaz şehrinin çevre sorunlarıyla boğuşması, aynı zamanda da emek mücadelesinin merkezi olması durumu açıklıyor.

Önce Sudan ve Cezayir, ardından Lübnan ve Irak’ta başlayan ve İran’a yayılan isyanlar 2011’de Ortadoğu’da parlayan kıvılcımın hâlâ sürmekte olduğunun bir göstergesi. Bizler Ortadoğulu halkların baskıcı rejimlere ve kapitalist yağma politikalarına karşı sürdürmekte olduğu ayaklanmayı destekliyor ve tüm devrimcileri bu seferberlikle dayanışmaya çağırıyoruz. Ortadoğulu emekçi kitlelerin zaferi, kitlelerin taleplerinin ve örgütlülüklerinin ilerletilmesi ile seferberliklere süreklilik kazandırılmasına bağlı. Bu anlamda sosyalistlerin ve sınıf örgütlerinin rolü belirleyici olacak.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.