Tarihte bu ay: Osmanlı Devleti’ne isyan eden Şeyh Bedrettin idam edildi

Baktı.

Bedreddin yiğitleri kayalardan ufka baktılar.

Gitgide yaklaşıyordu bu toprağın sonu

                     fermanlı bir ölüm kuşunun kanatlarıyla.

Oysaki onlar bu toprağı,

                 bu kayalardan bakanlar, onu,

üzümü, inciri, narı,

tüyleri baldan sarı,

          sütleri baldan koyu davarları,

ince belli, aslan yeleli atlarıyla

duvarsız ve sınırsız

bir kardeş sofrası gibi açmıştılar.

– Nazım Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı

Şeyh Bedrettin, Osmanlı tarihinin en tartışmalı figürlerinden birisi oldu daima. Vakanüvisler (sarayın resmi tarih tezini yazmakla görevli memurları), onu daima mülhitlikle (dinsizlik), şirkle, müşrikle veya tam tersine, padişah ve halife olma isteği uğruna insanları kıyıma götüren bir tez canlılıkla suçladı. Hanedanlık onun ismine ve mirasına çamur atabilmek için birçok takla atmak zorunda kaldı.

Bedrettin 14. yüzyıl sonu ve 15. yüzyıl başlarında yaşadı; Molla Yusuf’tan fıkıh ilmi, Bursa’da astronomi ve matematik, Konya’da mantık ve Kahire, Kudüs, Mekke ve Medine gibi şehirlerde İslam ilmi dersleri aldı. Hüseyin Ahlatî’nin öğrencisiyken Mısır’da tasavvufa yöneldi.

Bedrettin bir vücûdiyye idi; yani vahdet-i vücûd felsefesini savunuyordu. İslam’ın bir kolu olan bu düşünce, dönemin en radikal materyalist dünya görüşlerinden biriydi. Bu felsefeye göre varlık, kendinde bir hakikat olarak (madden) ele alınmalıydı. Bedrettin’in bu felsefi görüşü yansımasını siyasal düzlemde de buldu. İlk olarak o, özel mülkiyete karşıydı. Toprağın, çiftliklerin, tarım araçlarının ve ürünlerinin, yük hayvanlarının ortak mülkiyetini; yani üretim araçlarının kamulaştırılmasını savunuyordu. İkinci olarak, dinlerin rekabetine karşı çıkıyor ve Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi halkların birliğini savunuyordu.

Fetret Devri döneminde tahta oturan Mehmet Çelebi tarafından İznik’e sürülen Bedrettin’in iki takipçisi Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal, yoksul köylülerle birlikte iki isyan başlattılar. Börklüce’nin topraksızlardan oluşan 10 bin kişilik ordusu Osmanlı’yı iki defa yenilgiye uğratır. Ancak Osmanlı Devleti bütün askeri gücünü Ege’ye yığınca Börklüce yenildi. Osmanlı Börklüce’yi, tıpkı Roma’nın Spartaküs’e yaptığı gibi çarmıha gerer. Torlak Kemal’in yönettiği Manisa ayaklanması da bundan sonra yenilir.

Üçüncü ayaklanma Bedrettin’in önderliğindedir. Muğla’dan Sakız Adası’na, Bulgaristan’dan Yunanistan’a halk Bedrettin’e katılmıştır. Ancak Deliorman ve benzeri yerellerdeki ayanlar (yerel egemenler) Mehmet Çelebi’yle anlaşarak Bedrettin’i çadırından kaçırıp monarşiye teslim ederler. Şeyh Bedrettin 18 Aralık 1416’da Serez çarşısında idam edilir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.