Saati sormak bile yasak

Merhaba Gazete Nisan’ın sevgili okurları ve yayın ekibi. Bir haftadır bu yazıyı yazmak için boş zaman ayarlamaya çalışıyorum. Neden boş zaman ayarlamaya çalışıyorum derseniz, çalıştığım mağaza (DeFacto) üç vardiyalı sistemle çalışıyor ve bu haftaki vardiyam eve gelip, uyuyup uyanıp işe gitmekten başka zaman bırakmıyor. Ben de bu yazıyı yazmak için uykumdan feragat ediyorum. Şu an yaşadığımız sorunların kısa bir özetini siz değerli okurlara aktarmak için yazıyorum.

Mağazayı geçtiğimiz ay 400 m² büyüttüler, personel odası da 2 m² büyüdü. Bu büyümenin maliyeti mağaza tarafından değil, personel primlerinden ayrılan motivasyon parasından kesilerek ödendi. Mağazada çalışan sayısı 100’ün altına inmiyor, buna karşın bu oda merdiven altında 7-8 m²’lik bir yer, çok küçük ve kullanışsız.

Fazla mesaiye kaldığımızda, örneğin 7,5 saat mesaimiz varsa mesai ücreti yatırmak yerine denkleştirme izni dedikleri yöntemle mesailer maaşa yansıtılmıyor. Onun yerine, “bir gün işe gelme, izin yap” derler. Zaten para kazanmak için çalışıyorum, onun karşılığını maddi olarak almak isterim. Ayrıca o gün işe gitmediğim için diğer iş arkadaşlarımın iş yükü artıyor çünkü eksik elemanla çalışıyorlar.

Kasiyerlere dönük olarak, bir hata sonucu kasada oluşacak açığın maaşlarından kesileceği tehdidi var.

Reyonda arkadaşınla yarım dakika bile konuşsan azar işitirsin. Örneğin, dün mola saatimi kaçırmamak için mesai arkadaşıma saatin kaç olduğunu sordum, hemen azar geldi konuşmayın diye.

Kadın reyonunda kabinlerde erkek personelin çalışması yasak, ama çoğu zaman kapanışlarda kadın kabinci yok. Kadın personellerin kapanışlarda olmamasının sebebi ise çoğunlukla gerici aileleri… Bu arkadaşlar kapanışa kalamadığı için de erkek personel giriyor kabine. İş yükü artıyor, iki kişinin işini bir kişi yapmak zorunda kalıyor; bazılarımız fazladan kapanışa kalmak zorunda kalıyoruz. Üç vardiyalı sistem olduğu için vardiyalar çok karışık oluyor. Kendimize ayıracak vakit bile bulamıyoruz; eve gel, uyu, uyan, işe git.

Personeli motive etmek için personel priminden ayrılan bir miktar para var ve bu parayı sadece erkek personeller her hafta motivasyon adı altında halı saha maçına giderek kullanıyor. Bu para kadın personellere ya da birlikte yapılacak bir etkinliğe harcanmıyor. Son olarak şirket aylık prim hedefini çok yüksek tutuyor, bu yüzden prim alamıyoruz, gerçi personel odasının tadilatını personelin yılda bir-iki defa tutan priminden ayrılan parayla ödeyen şirketten ne beklersin ki. Son söz, Marx’ın dediği gibi: Dünyanın tüm işçileri birleşin!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.