Geçtiğimiz günlerde mesaideyken bir iş arkadaşımla muhabbet ediyorduk. Bir arkadaşının babasının acil ameliyat olması gerekiyormuş, o gün içinde kan bağışına ihtiyaç varmış. Öyle çok yaygın!-->…
Üniversite mezunu genç bir işsizim. 25 yaşını geçtiğim ve üniversiteden mezun olduğum için ailemin sigortasından faydalanamıyorum. Çünkü lisedeki öğrenciler 20 yaşına kadar, üniversite!-->…
Cinayet var arkadaş; faili belli, azmettiricisi belli. 2025 yılında kana susamış kapitalist sisteme işçi sınıfı 2105 can verdi. 2105 sayısı rakamdan ibaret değildir; onlar yaşayan,!-->…
Yıllardır emek gücünü satarak yaşayan bir işçiyim. Geçtiğimiz günlerde çalıştığım işyerinde yaşanan grev sürecine yakından tanık oldum. “Beyaz yakalı” oldukları için kendilerine “işçi”!-->…
Devrim kelimesi pek çok işçi arkadaşımızın kulağına ürkütücü veya hayali bir şey olarak gelir. Gerçekleşmesi imkânsız veya gerçekleşse bile işçiler adına bir fayda sağlamayacak bir gelişme!-->…
Belli bir süredir müzik sektöründe çeşitli rollerde, çoğunlukla güvencesiz çalışan biri olarak, kültürel alanların farklı endüstrilerdeki faaliyetlerin üstünü örtmek adına kullanılmasına!-->…
Bazen bazı haberleri okuduğumda, çocuk yaşlarda işyerinde oynadığımız tehlikeli oyunlar aklıma geliyor. O zamanlar bizim için bunlar sadece eğlenceydi. Şans işte; o tehlikeli oyunların!-->…
Asgari ücret size bir hayat değil, bir senaryo sunar. Bu senaryoda her şey bellidir; sürpriz yoktur. Sürpriz, lükstür. Siz sadece, daha önce defalarca oynanmış bu oyunun içinde, aynı!-->…
Merhaba Gazete Nisan okurları. Ben bir geri dönüşüm fabrikasında çalışıyorum. Bu fabrikada elektrikli araç bataryalarından ev eşyalarına kadar aklınıza gelebilecek pek çok şey sanayide!-->…
Merhaba, ben Leyla. 20 yıldır evlere temizliğe gidiyorum. Ondan önceki 6-7 yıl da bina merdivenlerini siliyordum.
Gittiğim bir evde günlük olarak cam silme, toz alma, kapı silme,!-->!-->!-->…
Kamuda özel güvenlik görevlisiyim. Mesleğe başladığım ilk günden beri şunu öğrendim. Bizim işimiz sadece nöbet tutmak değil, insanların huzurunu ve güvenini korumak. Kamuda çalışanlar!-->…
Küçük bir fabrikadaysanız örgütlenmek bir hayli zordur. Çalıştığım Demotek tekstil fabrikası da böyle yerlerden biri. Bu tip fabrikalarda işçiler aile olduklarına ikna edilir; sanki fabrika!-->…
Kapitalist düzende yozlaşma bir istisna değil, bizzat kuraldır. Bugün toplumun her alanında gördüğümüz çürüme -siyasetten sendikalara, medyadan toplumsal ilişkilere kadar- bu düzenin!-->…
Ben özel sektörde bir hukuk ofisinde çalışıyorum. Her gün önümde onlarca banka dosyası, kredi borçları, kredi kartı ödemeleri, takibe alınmış hesaplar. İşim gereği insanları arıyor,!-->…
"Köylü, tarihin tekerleğiyle ezilmiş, ama onu döndüren güç olmamıştır.” — L. Troçki
Cumhuriyet’in başından bugüne dek Türkiye’de köylü sınıfı, üretimin yükünü omuzlayan ama siyasetin!-->!-->!-->…
Kapitalizmin meşrulaştırılmasında kullanılan birtakım başarı hikâyeleri vardır. Bu hikâyeler sınıfsal eşitsizlikleri, yoksulluğu ve sömürüyü görmezden gelerek, herkesin yalnızca çalışıp!-->…
Bugünün yoksulu, eskisi gibi çıplak ayakla dolaşmıyor. Eskiden yoksulluk daha çok temel ihtiyaçların eksikliğiyle tanımlanırken artık insanlar çalıştıkları halde geçinemiyor. Yoksulluk,!-->…
19 Mart’ta başlayan seferberliğin sonuna yaklaşırken somut kazanımlar elde etmeyi amaçlıyoruz. Bu süreçte İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde öğrencilerin inisiyatifiyle!-->…
Daha önce çalıştığım kargo şirketinden sendikal faaliyet sonucu işten çıkarılmış ve sendikal dava ile şirketi mahkûm ettirmiş biri olarak, işyerlerinde sendikal faaliyet yürütmenin ne kadar!-->…
Bu hafta, yılın en anlamlı günü 1 Mayıs'ı kutlayacağız: İşçinin, emekçinin bayramı! Kapitalizmin acımasız dişlileriyle hayatımızın her köşesine nüfuz eden neoliberal sistem yoksulluk,!-->…
Bu seneki 1 Mayıs’a kitle seferberlikleriyle girecek olmak beni çok motive ediyor. Uzun bir süreden sonra bunca yıkıma, hak gaspına ve kadınlara yönelik artan baskılara karşı ses çıkarmak,!-->…
Bu 1 Mayıs’ı pasif bir tanık olarak değil, günlük gerçekliği mücadele, sömürü ve direnişle şekillenen bir göçmen işçi ve bir kadın olarak karşılıyorum. Günümüzde pek çok kişi hâlâ ilerleme!-->…
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde şimdiki zaman varmış. Hep aynı hikâyeler hep aynı düzende sürüp gitmekteymiş. Bir ülke varmış, adı Düşler Ülkesi. Bu ülkede bir de kral varmış.!-->…
Sokaklardan yükselen öfke yalnızca bir tepki değil, yeni bir mücadele hattının habercisidir. Bugün yaşanan hukuksuzluk, baskı ve otoriterleşme süreci yalnızca belli kesimlere değil,!-->…
Biz öğrenciler yıllardır üniversitelerimize atanan kayyumlar ile mücadele ediyoruz. Ülkemizin dört bir tarafındaki üniversitelere devlet eliyle yerleştirilen kayyum rektörler adeta bir!-->…
Ah şu kadınlar yok mu? Biri bin yapan, emek veren, yaşatan, büyüten, bereketlendiren bizler kadın olarak bazen kendimizi dahi anlamayabiliyoruz. Toplumun varoluşundan bugüne birçok zorluğa,!-->…
Merhaba sevgili Gazete Nisan okurları. Açlığa mahkûm edilmiş, yüksek kiralar altında ezilmiş, faturalarla son bir nefes boşluğunu da yitirmiş biz işçilerin dertlerini, sorunlarını siz!-->…
Gün güneşi değil ölümü doğurmuştu. Hava karanlıktı, soğuktu, bedenlerin enkazlarda ezildiği, yandığı, parçalandığı o günde ölümden öte bir şey vardı. Vicdansız müteahhitler, izin veren!-->…
Seçimlerde iktidar yaptığımız partilere “bizi yönet” diyerek gücümüzü devrederiz. Aslında güçlerimizden, yetkilerimizden vazgeçmek anlamına gelen bu durum örgütsüz emekçilerin aleyhine!-->…
Geçtiğimiz günlerde bir kadın cinayetine, hatta vahşetine tanıklık ettik. Öyle ki kadın cinayetlerinden bahsederken artık cinayet ve vahşet ayrımını yapma gereği duyduğumuz bir noktadayız.!-->…
Ayşenur Hilal ve İkbal Uzuner'in fail Semih Çelik tarafından katledilmesi üzerine 7 Ekim Pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenciler tarafından düzenlenen bir kadın eylemi!-->…
İkinci ayını geride bırakan Polonez direnişinde geçtiğimiz hafta işçiler polis saldırısına uğramış ve gözaltına alınmış; direniş alanının kapatılması üzerine de eylemlerini Çatalca!-->…
Polonez fabrikasındaki çalışma koşulları, bu çürümüş ve kokuşmuş zulüm düzeninin gerçek yansımaları olarak durumu çok iyi anlatıyor. Hak gaspları, mafyatik baskılar, küfür, hakaret, ne!-->…
Merhaba sevgili Gazete Nisan okurları,
Sizler okursunuz da ben yazar mıyım? Maalesef değilim efendim. Bırakın yazmayı okumayı, daha konuşmanın üstesinden gelmiş bile değilim. Fakat!-->!-->!-->…
Bu yazı kaleme alındığı sırada Refah, İsrail ordusu tarafından bombalanıyor. Ateşkes anlaşmasını reddeden İsrail hükümeti, Refah'a yönelik askeri operasyon başlattı. ABD hükümeti bir yandan!-->…
Türkiye’de her geçen gün çalışma yaşamı daha çetin bir hâl alırken, çalışma koşulları zaten zor olan çağrı merkezlerinde çalışmak daha da çekilmez bir hale geldi.
Bizim çalıştığımız!-->!-->!-->…
Türkiye'de emekçilerin sömürüsü, çalışma yaşamının her alanında derinleşerek sürüyor. Çalışma koşulları zaten zor olan çağrı merkezlerinde çalışmak ise günden güne daha da çekilmez bir hal!-->…
Termokar’da işverenin sendika düşmanı uygulamaları hız kesmeden sürüyor. 6 yıllık mücadelemiz sonucunda kazandığımız sendikal yetki belgesinin ardından, patron sendikayı tanımamakta!-->…
Pandemi günlerinde iyice trend olan eve teslim market alışverişinde önce motokuryelerin aşı hakkı için mücadelesi, daha sonra sendika hakları için yükselttikleri mücadele tüm Türkiye’de!-->…
Ben Merve Dizgin. 24 yaşındayım. 18 yaşımda liseden mezun olur olmaz Özak Tekstil’de çalışmaya başladım. Beş yıla yakın çalıştım; kısaca çalışma sürecini anlatayım. Haftanın 6 günü!-->…
Yükselen enflasyon ve olumsuz hayat koşullarından dolayı çalıştığımız işyeri MND İzolasyon’da birkaç arkadaşla beraber sendikada örgütlenmeye karar verdik. Yaşam koşulları bizi zorlarken!-->…
Özak Tekstil'de çalıştığım sırada 27 Kasım'da bir kadın işçi olarak işten çıkarıldım. İşten çıkarılma sebebim, patronun istediği sendikaya üye olmamamdı. Sarı sendika biz işçi-emekçilerin!-->…
Yeni girdiğim işyerinde belli bir zaman geçtikten sonra birçok çalışan arkadaş memnuniyetsizliklerini dile getirmeye başlayınca, daha fazla dayanamayıp sınıf çalışması için kolları sıvadık.!-->…
Bir işçi kenti olan Manisa’da bulunan ve Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu HMS Makina’da toplu sözleşme sürecindeyiz. İhracat ağırlıklı çalışan ve çeşitli alanlarda üretim yapan fabrikada!-->…
Sendikal örgütlenmenin anayasal hak olması maalesef hiçbir şeyi değiştirmiyor. Çalıştığımız işyerlerinde, fabrikalarda bu anayasal hakkımızı kullanmak son yıllarda AKP’nin Tek Adam!-->…
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi çalışanların Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 2012-2013 yılından beri gerçekleşiyor. Her 2 yılda bir işveren (hükümet) ve çalışanlar (adına yetkili!-->…
Merhabalar Gazete Nisan okurları,
Ben Lüleburgaz'da, Sanofi ilaç fabrikasında çalışan bir işçiyim. Biz Petrol-İş sendikasına bağlı örgütlü bir işyeriyiz ve toplu iş sözleşmesi!-->!-->!-->…
Bazı sektör ve fabrikalara sendikal örgütlenme açısından yeterli ağırlığın verilmediğini düşünüyorum. Sanki sendika bürokrasisi bu işçilerin sıkıntılarına kör, sağır ve dilsiz kalıyor.!-->…
Özel sektör çalışanı öğretmenlerin sorunlarının başında güvencesizlik gelmekte. Ancak sektördeki işkolu belirsizliği eğitim emekçilerinin sendikalaşması ve örgütlenmesi önünde bir engel!-->…