P&G işçisi: “Grev çadırı, hak aramayı öğreten sınıfsız ve ücretsiz bir okul”

DİSK’e bağlı Lastik-İş Sendikası Gebze Şubesi’nin örgütlü olduğu Procter and Gamble’de 12 Mayıs 2026’da başlayan grevimiz 50. güne yaklaşıyor. Bu grev ve mücadele, 87 işçi yanı sıra tüm işçi sınıfı açısından da emeğin ve sendikal hakların korunması adına büyük anlam taşımakta.

Greve dair sürecimiz şu şekilde ilerledi. P&G’nin üyesi olduğu işveren sendikası KİPLAS ile Lastik-İş arasında 9 Aralık 2025’te başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine arabulucu süreci başlatıldı. 30 Mart 2026’da Lastik-İş’e Resmi Arabulucu Raporu ulaştırıldı. Uyuşmazlığın sürmesinden ötürü 6 Nisan 2026’da grev kararı alındı. 11 Mayıs 2026’daki son görüşmede anlaşmazlık giderilmeyince 12 Mayıs 2026’da grev başladı.

Ariel, Fairy ve Alo gibi markalar için üretim yapan fabrikada 87 işçi, ücretlerine enflasyon artı 2-3 puan oranında zam talep ediyor. KİPLAS’ın son teklifi ise ilk 6 ay için yüzde 5. Sonraki dönemlere dair işçiler TÜİK verilerine göre açıklanan enflasyon oranında zam isterken işveren teklifi enflasyonun yüzde 40’ı oranında artış öngören bir teklifti. Gerçeği yansıtmayan TÜİK enflasyon verilerinin bile altında kalan, işçi sınıfına dayatılan bu yoksulluk düzeni kabul edilemez. İşverenlerin doymak bilmez kâr hırsının, ülkedeki ekonomik istikrarsızlığın ve yanlış politikaların faturasının biz emekçilere kesilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bizler P&G işçileri olarak; enflasyon canavarının altında ezilmemek, çoluk çocuğumuzun rızkını korumak için başlattığımız bu haklı mücadeleden bir adım bile geri atmayacağız.

Grevin 27. gününde işveren tarafından sendikamızla ilk temas kuruldu ve bugüne kadar yapılan görüşmelerde enflasyonun yüzde 78’i oranında artışa kadar bir noktaya gelindi. Öte yandan işveren, grevin ilk gününden itibaren işçilerin fabrika lavabo-tuvaletlerini kullanması engelleyerek çalışanların üzerinde ilk günden baskı kurmaya çalıştı. Ayrıca çalışanları ve ailelerini kapsayan özel sağlık sigortalarını grevin ilk gününde iptal etti. Sanki bir toplu sözleşme sürecinde değil de savaşta olduğumuzun izlenimini vermeye çalışarak insan onuruna yakışmayan davranışlarda bulundu. Aynı zamanda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan P&G Rakona fabrikasından ürün sevk edip ithalat adı altında Türkiye pazarına sokarak grev kırıcılığı hareketini gerçekleştirdi. Ülkemizde kanunların hep sermayenin tarafında olması nedeniyle işçinin, emekçinin grev hakkını ne denli zor mücadelelerle sürdürdüğünü bu tür grev kırıcılığı hareketleri gözler önüne seriyor ne yazık ki.

Bizler sadaka değil, fabrikaları var eden emeğimizin, gece gündüz demeden akıttığımız alın terimizin gerçek karşılığını istiyoruz. Haklı taleplerimiz karşılanana, masada hakkımız olanı alana kadar üretimden gelen gücümüzü sonuna kadar kullanarak, grev önlüklerimizi çıkarmayacağız! Tüm halkımızı, emek dostlarını ve sınıf kardeşlerimizi bu onurlu direnişimizde bizlerle omuz omuza olmaya çağırıyoruz.

Son olarak şunu da belirtmek isterim ki grev çadırlarının bir okul olduğunu bu süreçte tüm emekçi işçi arkadaşlarım çok güzel bir şekilde öğrendiler. Grev çadırı bizim sınıf bilinci ve hak arama eğitimi, dayanışma ve kolektif yaşam deneyimi, kültürel ve politik gelişim, hayatın gerçekleriyle yüzleşme gibi birçok şeyi deneyimlememize önayak oldu ve öğretti. Grev çadırından çıkan bir işçinin, çadıra giren işçiyle aynı kişi olmadığı anlatılır. Çadır; insanı dönüştüren, eğiten, farkındalık kazandıran ve ona hak aramayı öğreten sınıfsız ve ücretsiz bir okuldur.

Direne direne kazanacağız…

Yaşasın sınıf dayanışması…

Saygılarımla,

P&G grevcisi Serdar Erdoğan

Yorumlar kapalıdır.