İşçi sağlığı ve güvenliği için işçi kontrolü!

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) raporuna göre Nisan ayında 103’ü Covid-19 kaynaklı olmak üzere en az 220 işçi hayatını kaybetti. Mart ayında bu sayı 113, Şubat’ta 133, Ocak’ta ise 114’tü. Akıl alır gibi değil ama Nisan ayında, işlerin çoğunun durduğu bir ortamda, son 3 ayın yüzde 60’ından fazla işçi hayatını kaybetmiş. İstihdam kaybıyla birlikte düşünülürse neredeyse iki katı! Bu nasıl mümkün olabiliyor?

http://www.isigmeclisi.org/site_icerik/2020/4nisan/z1_aylar.jpg

Denebilir ki Covid-19 ölümleri işbaşında işten kaynaklı ölüm sayılmaz. Olsa olsa meslek hastalığı olabilir. İnsanı ortalama bir ay gibi kısa bir süre içinde hızla öldürebilen bir virüs, hak verin, on yıllara yayılmış bir “meslek hastalığı” gibi değerlendirilmemeli. Üstelik Covid-19’un bulaş yolları bu kadar açıkken sosyal mesafeyi hiçe sayan, korumasız ya da yetersiz ekipmanla çalışmak ve yolculuk yapmak durumunda kalan işçilerin başına geleceği öngörmek zor olmasa gerekir. Sonuçlar da zaten bunu gösteriyor!

http://www.isigmeclisi.org/site_icerik/2020/4nisan/z3_nedenler.jpg

Buna rağmen, Nisan ayı rakamlarından Covid-19 kaynaklı 103 ölümü işbaşında işten kaynaklı ölüm sayılarından çıkaralım. Geriye yine de 117 işçi ölümü kalıyor. Bu durumda dahi Nisan ayında Ocak ve Mart aylarından daha fazla işçi ölümü gerçekleştiği görülüyor. Nasıl oluyor da salgının ortalıkta olmadığı, işlerin “kendi rutininde” devam ettiği Ocak ayında dahi 113 işçi ölümü gerçekleşmişken Nisan ayında 117 işçi ölebiliyor?

Çünkü işçi sağlığı ve güvenliği için harcanacak her kuruş gereksiz masraf olarak görülüyor. Söz konusu işçi sağlığı ve güvenliği olduğunda, “ihmal” teşvik gören rutin bir sermaye davranışı haline geliyor. İşçi sağlığı ve güvenliğinde azami değil daima “asgari koşullar” geçerli oluyor. Gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacak, takip edecek, denetleyecek, yaptırım uygulayacak bir otorite olmadığı için işçinin sağlığı ve güvenliği sürekli ihmal edilebiliyor.

Sonuçta istihdamın bu kadar azaldığı, işlerin çoğunun kapandığı mevcut koşullarda dahi tarım/ormandan sağlığa, ticaret/bürodan metale, tekstilden madenciliğe, inşaattan taşımacılığa kadar hemen hemen her sektörde elektrik çarpmasından düşmeye, ezilmeden trafik kazasına, kalp krizinden Covid-19’a dek çeşitli nedenlerle işçiler, maalesef, ölmeye devam ediyor.

http://www.isigmeclisi.org/site_icerik/2020/4nisan/z2_iskollari.jpg

İşçilerin bu şekilde, kitlesel bir biçimde ölmemesi için tedbirlerin etkin bir şekilde alınması, uygulanması ve denetlenmesi şart. Bunu gerçekten sağlamanın yolu ise işçi sağlığı ve güvenliğinde doğrudan doğruya işçi kontrolünü sağlamak. Tedbir almak sermayeye, denetim yapmak iş müfettişlerine kaldığında ne olduğu ortada…    

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.