Soma 6. yılında kanamaya devam ediyor!

Gerçekten de kişinin âyinesi iş, lafa bakmamak gerekiyor. En azından lafın değeri işle, icraatla ölçülmeli. Bu açıdan Soma maden faciası çok ama çok fazla şey anlatmaya devam ediyor. En az 301 maden işçisinin hayatını kaybetmesinin üzerinden altı yıl geçti (13 Mayıs 2014). Ne yaralar kapandı, ne de dersler alındı.

Kelimenin gerçek manasında Soma’nın üstü örtüldü. Gerçek suçluları es geçen göstermelik kimi cezalar dahi tamamına ermedi, murdar oldu. Geriye, canı henüz kurtarılmış madencinin kirletmemek için ambulansa binmeye çekinmesi, iktidarı temsilen Yusuf Yerkel’in madenci Erdal Kocabıyık’a tekmesi, acılar içindeki madenci eşlerine, yakınlarına şov yapmayın denmesi ve acılar ve acılar kaldı. O yüzden Soma kanamaya devam ediyor.

O meşum günden bu yana, geride kalan altı yılda, en az 11 bin 607 işçi daha işbaşında hayatını kaybetti. Düşerek, ezilerek, çarpılarak, boğularak, yanarak, zehirlenerek ölen 11 bin 607 işçi. Bu her gün en az beş işçinin işbaşında hayatını kaybettiği ve son altı yılda en 38 Soma daha yaşandığı anlamına geliyor.

Önlemler alınmadığı, masraftan kaçınıldığı, denetimler yapılmadığı, caydırıcı ve gerçekten cezalandırıcı yaptırımlar olmadığı için Soma oldu ve benzerleri olmaya devam ediyor. İşçi ölümlerinin bir savaş bilançosu halinde devam etmesinin tek açıklaması kâr ve rekabet düzeni. Yasa koyucu ve uygulayıcı da buna uyduğunda düzen olduğu gibi sürebiliyor.

Şimdi salgın koşullarında bir kez daha işçi ve emekçilerin sağlığının ve hayatının nasıl bu derece ucuz ve feda edilebilir sayılabildiğini görüyoruz. Sermaye düzeninde işçi sağlığı ve güvenliği hiçbir zaman yangında ilk kurtarılacaklar listesinde yer almıyor. O yüzden dünyada yılda bir milyon, her gün 3 bin, her dakikada iki işçi çalışırken hayatını kaybetmeye devam edebiliyor. Üstelik alınabilecek sadece çok basit ve ucuz bazı önlemlerle dahi kaza ve ölümlerin çoğu engellenebilecekken!

Başta Soma’da hayatını yitiren madencilerimiz olmak üzere tüm emekçilerimizi, sınıf kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Bu düzen değişmeli, değişecek, değiştireceğiz…

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.