15-16 Haziran Direnişi 50 yaşında!

Türkiye’nin en büyük işçi kalkışmalarından biri olan 15-16 Haziran Direnişi, DİSK’in düzenlediği bir basın açıklamasıyla ve etkinliklerle Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda anıldı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, basın açıklamasında 15-16 Haziran Direnişi’nin 50 yıl sonra bugün hâlâ daha yolumuzu aydınlatmaya devam ettiğini söyledi. Tam 50 yıl önce şimdiki adıyla Kurbağalıdere’de işçiler sendikal haklarını korumak için fabrikalardan kitleler halinde sokağa inmiş; Yoğurtçu Parkı’nda üç işçi, polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti.

Direnişi Otosan işçisi Kemal Eroğul’dan dinleyelim:

“Biz fabrikaya döneceğiz, Üsküdar’dan geldik, Kadıköy İş Bankası’nın önüne. Bizi burada asker polis barikatı karşıladı. Bizi bırakmak istemediler, biz askerle, polisle kapıştık. Havaya ateş etmeye başladılar. Hatta oradaki direkli pasajın tavanında mermi izleri çok uzun yıllar kaldı. Ama biz bu barikatı yardık. Barikatı yarınca bir albay arabayla önümüze geçti, ‘Peşime takılın ben sizi fabrikaya götüreceğim’ dedi. Altıyol’dan Söğütlüçeşme’ye doğru inerken, itfaiyenin oralarda biri dedi ki, ‘Yoğurtçu Parkı’nda polis işçileri öldürüyor.’ Biz askeri arabayı yolda bıraktık, doğru Yoğurtçu Parkı’na. Bağdat Caddesi’nden gelenlerle burada çatışma çıkmış. Biz geldiğimizde hâlâ mermi sesleri geliyordu. Biz de en azından 2000 kişiyiz. Biri bize bağırıyor, ‘Gelmeyin, sizi de  vuracaklar’ diye. Biz zırhlı araçların arasından Yoğurtçu Parkı’na daldık. Daldık ki, işçileri çatır çatır vuruyorlar. Yanımda biri ayağından mermi yedi. Ben gördüm. Polis silah atıyor, işçi elinde ne varsa, bir şey yoksa da yumruğuyla karşı koyuyordu. Sonra çatışma bitti, ne oldu, nasıl oldu anlamadım ama bitti. Polisin kaçabileni kaçtı; kaçamayanı, dereye atladı, boklu dereye. Biz oradan tekrar toplanıp, fabrikaya döndük.” (İşçilerin Haziranı, Zafer Aydın, Ayrıntı Yayınları)

15- 16 Haziran’da ne olmuştu?

Türkiye sınıflar mücadelesinde 15-16 Haziran Direnişi önemli bir dönüm noktası. 15-16 Haziran Direnişi, Türkiye’deki işçi sınıfının birleşik mücadelesiyle neleri başarabileceğinin çok önemli bir kanıtı. Devlet güdümündeki TÜRK-İŞ’ten sıyrılarak, o günlerde sendikal mücadelenin odağı haline gelen DİSK kurulduğunda meclis hızlıca bir yasa tanzim etmişti. Sendikal mücadelenin sona ermesi amacıyla DİSK’in kapatılmasını sağlayacak yasayı 11 Haziran 1970’te yürürlüğe koymuştu. Ancak, unuttukları bir şey vardı. İşçiler, yıllar boyunca elde ettikleri tüm bu kazanımları, tek bir yasayla kaybetmeyi kabullenecek değildi. İşçiler Otosan, Demir Döküm, Kavel, Sungurlar gibi fabrikalarda iş bıraktılar. İşyerlerinde Anayasal Direniş Komiteleri kuruldu ve bu saldırının geri püskürtülmesi için direniş örgütlenmeye başlandı.

Yasanın geri çekilmesi için hükümetle yaptıkları görüşmelerden bir sonuç alamayan işçiler, 14 Haziran’da direniş kararı aldı. Tarih 15 Haziran’ı gösterdiğinde, İstanbul, beklenmeyecek derecede büyük bir direnişe sahne oldu. Kartal’dan Topkapı’ya, Bakırköy’de Eyüp’e, İstanbul’un her noktasında işçiler yürüyüşteydi. 16 Haziran geldiğinde, yüz binlerce işçi sokaklardaydı. Polis saldırılarıyla yılmayan işçiler İstanbul’da direnişine devam ederken; Ankara, İzmir, Gebze ve İzmit’te de kitlesel eylemler gerçekleşti. TÜRK-İş’in sokağa çıkan üyelerinin sayısı neredeyse DİSK üyelerini geçmişti. İlk etapta yasa geçmiş olsa da, sonrasında yüz binlerce işçiyi karşısına almaya cesaret edemeyen muhalif milletvekilleri, yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdü ve iptal ettirdi.

Bugün 15- 16 Haziran ne anlama geliyor?

15-16 Haziran Direnişi Türkiye’de birleşik mücadele olursa neleri başarabileceğimizin apaçık kanıtı. Hiçbir rejimin kadir-i mutlak olmadığının, meclisten apar topar geçen yasalara örgütlü işçi sınıfının çelme takabileceğinin göstergesi. Rejimin planı aynı: İşçiler güvencesiz, güvensiz, sağlıksız çalışmaya devam etsinler; emeğimiz köle emeği düzeyine düşsün; sendikal haklarımız, kıdem tazminatı hakkımız gasp edilsin. İhtiyaç duyduğumuz yol haritası 15-16 Haziran derslerinde saklı: İşçi ve emekçilerin birleşik ve örgütlü mücadelesini hiçbir kuvvet yenemez.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.