Tarihte bu ay: “Laik” devlet destekli İslamcı linç çetelerinin Madımak Pogromu

Pogrom nedir? Ansiklopedik tanıma göre pogrom, bir dinsel, etnik veya siyasi gruba dönük olarak kızgın bir kalabalığın gerçekleştirdiği şiddet eylemi ve katliamdır. Ancak bu tanım eksiktir çünkü pogromların, aslında altında yaşandıkları devletin bir politikası olduğunu belirtmemektedir. Çarlık Rusyası’nda Yahudilere dönük pogromlar, Romanov hanedanlığının ulusal politikasıydı. ABD’de siyahilere dönük pogromlar, Amerikan egemen bloklarının kendi çıkarlarını muhafaza etme siyasetlerinin bir parçasıydı. 2 Temmuz 1993 katliamı da Alevi azınlığa karşı devlet destekli yapılmış bir pogromdur.

Madımak hiçbir şekilde, kontrol altına alınması noktasında gecikilmiş bir İslamcı kalabalığın taşkınlığı değildi. Bu bir devlet operasyonuydu. Linç çetesi otelin önünde katliama hazırlanırken ne emniyet, ne de TSK’ya bağlı alay komutanlığı herhangi bir müdahalede bulundu. O günkü hükümetin koalisyon ortağı “laik” SHP’ydi. Bugün Saadet Partisi genel başkanı olan, o sırada ise Sivas’ın belediye başkanı olan Temel Karamollaoğlu, pogrom yaşanırken olayları izlemekle yetindi. Dolayısıyla Madımak askeriyle polisiyle, devletiyle belediyesiyle sistemli bir şekilde örgütlenen bir pogromdu. 

Ardından “laik” yargının, İslamcı katilleri aklama çabası geldi. Sadece 124 kişi hakkında dava açılmakla kalınmadı, 2002’ye gelindiğinde geriye 33 sanık kalmıştı. 8 firari asla yakalanmadı ve bunların 5’i hakkındaki dava 2012’de düşürüldü. Faillerin 26 kişilik avukat ekibinin içindeki 4 kişi daha sonra AKP’den milletvekili oldu, biri bakan oldu ve diğerleri de Saadet Partisi veya AKP içinde yüksek mevkilere geldiler. Son olarak Erdoğan, Sivas Madımak katliamı faili 86 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç’ın ağırlaştırılmış müebbet cezasını kaldırarak affetti. 

1989 senesi Bahar Eylemlerine, yani işçi sınıfının büyük bir kalkışmasına tanıklık etmişti. İşçi sınıfı bu isyanını 1990-1991 Zonguldak Yürüyüşü ile sürdürdü. Bu sırada kamu sektöründe sendikacılık güç kazanıyordu. Bir yandan da Kürt özgürlük hareketi kitleselleşiyor ve serhıldanlar patlak veriyordu. Kenan Evren’in mimarı olduğu 12 Eylül rejimi, ezilenler nezdinde güçlü bir muhalefetle karşılaşmıştı. Bu mücadeleci muhalefetin önünü kesmek için bir pogromun organize edilmesi, Türk kapitalist devletinin bilinçlice gerçekleştirdiği bir tercihti.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.