“Kara kış fonu” yeter mi?

191

CHP lideri Kılıçdaroğlu, zamları ve hayat pahalılığını işaret ederek yaklaşan kış koşullarında dar gelirliler için bir “kara kış fonu” kurulması çağrısı yaptı.

Kuşkusuz ilk kez kış gelmiyor ya da ilk kez zam yapılmıyor. Ayrıca hayat pahalılığından bahsedilmeyen bir dönem var mı?

Peki, bütün bunlara rağmen Kılıçdaroğlu’na bir “kara kış fonu” kurulsun dedirten nedir? Türkiye emekçileri, yoksulları yakın tarihlerde görülmedik bir durumla mı karşı karşıyalar?

Evet, gerçekten de Türkiye bir çoklu krizle karşı karşıya. Ekonomiden sağlığa, iklimden rejime birçok alanda, üstelik giderek derinleşen kriz ve kriz dinamikleri mevcut…

Bütün bu krizlerin bedelini işçi-emekçi kesimlerin ödemesinin sorumlusu siyasi-ekonomik sınıfsal tercihleriyle Erdoğan ve AKP hükümetleri.

Saray rejimi emekçiyi kuru ekmeğe muhtaç hale düşürdü. Başkanlık altında uçacağı söylenen ekonomi yerlerde sürünüyor. Emekçiler çok derin ve yaygın bir sefaletle karşı karşıyalar. Öyle ki her üç kişiden biri temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını ifade ediyor.

Otuz milyon insanın yoksulluk içinde yaşamasının, bir o kadarının da ancak ucu ucuna yaşıyor olabilmesinin sorumlusu AKP-MHP ve destekçilerinden oluşan Cumhur İttifakı.

Dindarlık ve milliyetçilik maskesi takmış bu kapitalist ittifak emeği örgütsüzleştirdi. Çalışanları güvencesiz kıldı. Sermaye için her şeyin mubah sayıldığı bir düzen inşa etti.

Erdoğan, “Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm yatırımcıları Türkiye’nin kendilerine sunduğu imkânları ve fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum” derken bu gerçeği dile getirmekte.

Bu koşullar ve saldırılar altında emeğin korunması, yoksulların desteklenmesi, kaynakların sermayeye değil emekçilere aktarılması doğru ve gerekli. Ama yetmez!

“Kara kış fonu”nun kaynağı işsizlik fonu değil servet vergisi olmalı.

Bu tür fonların kurulmasına neden olan derin yoksulluk ve işsizliğe yol açan güvencesiz, örgütsüz, esnek kapitalist piyasa koşullarına son verilmeli.

Asgari ücret derhal insan onuruna yaraşır bir seviyeye çıkarılmalı, emekli maaşları dahil hiçbir ücret ve gelir desteği asgari ücretin altında olmamalı.

İşten çıkarmalar yasaklanmalı, işsizlere iş bulana dek en az asgari ücret düzeyinde ödeme yapılmalı.

Sermayeye kaynak aktarımı anlamına gelen yap-işlet-devret projelerine son verilmeli, bunlar dahil özelleştirilen işletmeler derhal kamulaştırılmalı.

 

Yorumlar kapalıdır.