Metaverse’te atık barajı patlar mı?

352

Herhalde 2000’lerin başında hayatlarımızın bu kadar hızlı bir şekilde dijitalleşeceğini söylesek kimse inanamazdı. Bilgisayara sahip olmanın lüks olduğu ve sürekli internet bağlantısının rüyalarda görülebildiği yıllardan, şu an internetsiz ve her cihazda akıllı sistem olmadan ne yapacağımızı bilemez hale geldik. Bunun iyi olup olmadığını veya başka bir evrimsel sürece mi hizmet ettiğini, belki ömrümüz içerisinde deneyimleyeceğiz. Bir de sanallaşma etabı var; burada da “Metaverse” denen, aslında kapitalizmin yeni pazarlama aygıtı devreye giriyor.

Metaverse de nereden çıktı?

Geçtiğimiz günlerde Facebook ve altındaki tüm ürün grupları “Evren Ötesi” yani Metaverse ismi altında birleşti. Tekelden öte ama tam anlamıyla tröst tanımına uymayan bu devasa yapı, sansasyonlarıyla bildiğimiz Zuckerberg tarafından sanallaşma ve artırılmış gerçeklik vizyonuyla yeni bir sürece girdi. Her bireyin bir sanal karakteri ve bu karakter etrafında oluşturduğu yeni çevre ve arkadaşlık grubu olması hedefleniyor. Tabii bunları yaparken de yeni sanal para birimi oluşturuldu ve emeğin sanallaşmasının yeni pazarlama yolları da tekrar keşfedilmeye çalışılıyor. Peki bu kadar sanallaşmanın yanında bizim etrafımızda neler oluyor? Daha geçenlerde Giresun’un ilçesi Şebinkarahisar’da olanları kaçımız duydu?

Zehirli atık baraj gölü patladı

Giresun Yedikardeş köyü sınırlarındaki NESKO Madencilik A.Ş’ye ait kurşun, çinko, bakır ocağı ve zenginleştirme tesisinin ikinci atık barajındaki iç set, 18 Kasım’da yıkıldı ve 4500 tondan fazla kimyasal atık çevreye saçıldı. İlk yapılan incelemede bu zehirli atıkların Darabul Deresi ile taşınarak Kılıçkaya Barajı’na ulaştığı saptandı. Ne yazık ki tıpkı diğer maden ve çevre kazalarında (!) olduğu gibi ne ÇED raporu göz önüne alındı ne de yaşanan canlıların ranttan daha önemli olduğu. Belki de onlarca yıl geçmeyecek çevre felaketi cüzi bir para cezası kesilerek üstü örtülecek, bunun sorumluları da yeni maden alanları için tekrar arayışa girecek.

Ne yapmalı?

Altın madeni işleten bir şirketin geçenlerde okuduğum fizibilite raporunda, Türkiye’deki altın madenlerinin 3-5 militan yüzünden işletilemediği çünkü sapkın anlayışları yüzünden tüm halkı yanlış yönlendirdikleri yazıyor. Bu aslında doğaya olan bakışlarının net özeti; sadece kendi kârları ve yeni yatırımları söz konusu, gerisi dış mihrak veya öteki. Bu anlayış sadece Türkiye’ye özgü de değil, vahşi kapitalist anlayışın Macaristan’daki maden felaketinden Brezilya’daki Amazon Ormanlarının yağmalanmasına kadar her yerde kendini gösterdiğini görebiliyoruz. Metaverse’ün bugünlerde daha hızlı bir şekilde pazarlanmasının aslında net bir sonucu var; dünyamız tükeniyor ve kirleniyor ve artık geri dönüşü olamaz noktayı belki de geçtik. Bunu gören sermaye de yeni bir sektör yaratmanın derdinde. Kaz Dağlarında yapılmak istenen altın madenine karşı mücadele ise bize birlik olmanın aslında ne kadar önemli olduğunu gösterdi, bu sayede yeni öte evrenlere muhtaç olmayacağız.

Yorumlar kapalıdır.