Trump’ın Venezuela’yı kontrol altına alma ilanına ve ABD’nin askeri müdahalesine hayır! Bombardımanları ve Nicolás Maduro’nun kaçırılmasını kınıyoruz!

Aşırı sağcı Donald Trump hükümetinin 3 Ocak’ta helikopterler ve insansız hava araçlarıyla Karakas’ta ve La Guaira, Miranda ve Aragua eyaletlerinde çeşitli askeri ve sivil tesislere yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden bombardımanların (kaç kişinin öldüğü hâlâ bilinmiyor) ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’in utanç verici bir şekilde kaçırılmasının ardından Donald Trump, basın toplantısında ABD’nin Venezuela’nın kontrolünü süresiz olarak devralacağını ilan etti.

Trump, “güvenli, uygun ve makul” bir geçiş gerçekleşene kadar ülkeyi Washington’ın yöneteceğini beyan etti ve bu devrin ne zaman ve hangi koşullarda gerçekleşeceğine Beyaz Saray’ın karar vereceğini açıkladı. Trump o kadar ileri gitti ki, bu “geçişi” bizzat kendi hükümetinin yöneteceğini ilan etti. Trump bu sözde geçiş sürecinde muhalif lider González Urrutia’dan hiç söz etmediği gibi, sağcı María Corina Machado’yu da bu “geçişin” dışında tuttu.

Başka bir deyişle Trump, Venezuela’yı işgal etme tehditlerini hayata geçirme yolunda bir adım daha atmış oldu. Petrol endüstrisini “yeniden inşa etmek” için Venezuela’nın kontrolünü ele alacağını ilan ederek “uyuşturucu ticaretiyle mücadele” yalanının maskesini de tamamen düşürdü. Dahası, petrol endüstrisinin kendilerinden “çalındığını” iddia etti. Trump, ABD’li şirketlerin faaliyete geçmek için petrol altyapısını “onaracağını” ve ABD için “para üreteceğini” söyledi. Böylece Trump’ın hedefinin Venezuela’yı yeniden sömürgeleştirmek, bir tür protektora rejimi kurmak ve ABD’li çokuluslu şirketlerin yardımıyla petrolü yağmalamak olduğu bir kez daha doğrulanmış oldu.

Nitekim Trump, ilan ettiği bu “geçiş hükümeti” hâlâ ortada olmadığı için yeni askeri eylemler ve doğrudan işgal tehdidinde bulunuyor.

Şu an için Venezuela hükümeti, Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez aracılığıyla saldırıyı ve Maduro’nun kaçırılmasını kınadı ve direniş çağrısı yaptı. Bu, Trump’ın daha önce başkan yardımcısının “kendini teslim ettiğini” ilan etmiş olmasına rağmen gerçekleşti.

Trump, gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlarda “ikinci bir harekâta hazır olduklarını” ve “Amerikan askerlerini sahaya sürmekte hiçbir sorun görmediklerini” söyledi. Bu nedenle dünya halkları, Trump’ın Venezuela’yı işgal ve kontrol etme girişimine karşı seferberliği büyütmeye devam etmelidir. Venezuela’da hiçbir şey bitmiş değildir.

Eylül ayından bu yana Venezuela, ABD emperyalizminin tehditlerinin hedefi haline gelmiş; Karayipler’de, 1989 Panama işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri yığınak gerçekleştirilmişti. Son haftalarda, ABD’nin “Güneyin Mızrağı Operasyonu” adını verdiği askeri operasyon giderek daha büyük boyutlar kazandı. Gemilere yapılan 20’den fazla bombardıman, 100’ü aşkın insanın öldürülmesi, Venezuela petrolünün taşınmasının engellenmesi ve gemilere el konulması bu sürecin parçaları oldu.

Bu, dünyanın başlıca emperyalist gücü olan ABD tarafından Venezuela’ya karşı gerçekleştirilen, eşi benzeri olmayan bir saldırıdır.

ABD emperyalizminin bu saldırgan politikası, uyuşturucu ticaretiyle mücadele bahanesiyle, ülkelerin doğal kaynaklarının daha da fazla yağmalanmasını, dünya halklarının aşırı sömürüsünü ve derin bir kriz içindeki kapitalist-emperyalist sistemi sarsan kitle seferberliklerinin bastırılmasını amaçlamaktadır.

Tüm bu saldırılar, Trump’ın ABD’nin ekonomik ve politik krizini tersine çevirmeye dönük küresel bir karşı saldırısının parçasıdır. Bu kriz ise emperyalist kapitalizmin genel krizinin bir parçasıdır. Trump, sloganında söylediği gibi “Amerika’yı yeniden büyük yapmayı” hedeflemektedir. Şimdiye kadar bunda başarılı olamamıştır. Son dönemde bu tutum, soykırımcı Netanyahu’ya ve Gazze ile tüm Filistin’de yürütülen etnik temizliğe verdiği koşulsuz destekte somutlaşmıştır. Ancak Netanyahu ve Trump, Filistin’de de henüz zafer ilan edebilmiş değiller.

Nicolás Maduro hükümetine sol muhalefet olarak, Venezuela halkına yönelik bu suç teşkil eden ve korkakça saldırıyı kesinlikle kınıyoruz. Maduro hükümeti, sahte bir sosyalist söylemle baskıcı ve otoriter bir rejime liderlik eden, yüzlerce siyasi tutsağı bulunan ve halkı açlık ücretleriyle berbat kamu hizmetlerine mahkûm eden vahşi bir kapitalist kemer sıkma politikası uygulayan bir hükümettir. Ancak İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) ve Venezuela seksiyonu Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSL) olarak, Venezuela’nın emekçi halkının kaderini belirlemesi gerekenin bizzat kendisi olması gerektiğini savunuyoruz, soykırımcı ABD emperyalizmi değil. Dolayısıyla bu emperyalist saldırganlığı, Venezuela’ya yönelik her türlü yeni askeri saldırıyı ve işgal girişimini kınıyoruz.

İUB-DE olarak, Latin Amerika ve dünya halklarını Venezuela’ya dönük saldırıyı, Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasını, ABD’nin ve çokuluslu şirketlerinin kendi kukla hükümetlerini dayatmaya dönük yeni saldırı ve işgal tehdidini kınamak için harekete geçmeye çağırıyoruz. New York, Washington ve ABD’nin diğer kentlerinde olduğu gibi, Avrupa ve Latin Amerika’nın çeşitli şehirlerinde de kınama yürüyüşleri düzenlendi. New York’un yeni Müslüman ve sosyalist Belediye Başkanı Mamdani de Trump’ın saldırısını kınadı. The New York Times‘ın 3 Ocak 2026 tarihli editoryal yazısında “Trump’ın Venezuela’ya saldırısı yasadışı ve akılsızcadır” dedi.

Arjantin Devlet Başkanı, aşırı sağcı Javier Milei’nin Trump’ın askeri müdahalesine verdiği desteği reddediyoruz. Trump’ın saldırgan tehditlerini reddeden Kolombiya, Brezilya ve Meksika devlet başkanları Petro, Lula ve Claudia Sheinbaum’u kıta çapında bir seferberlik çağrısı yapmaya davet ediyoruz. Böylesi bir çağrı henüz gerçekleşmedi. Kendini demokratik ve antiemperyalist olarak tanımlayan siyasal partileri, sendikaları, öğrenci örgütlerini, kadın ve lgbti+ örgütlerini her ülkede sokaklarda ve ABD büyükelçilikleri veya konsoloslukları önünde birleşik eylemler örgütlemeye çağırıyoruz.

Trump’ın ve emperyalizmin Venezuela’ya askeri müdahalesine hayır!

Venezuela’da, Pasifik’te ve Karayipler’deki suç niteliğindeki bombardımanlara son!

Nicolás Maduro’nun kaçırılmasını kınıyoruz!

Trump, Venezuela’dan ve Latin Amerika’dan defol!

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)

3 Ocak 2026

Yorumlar kapalıdır.